ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, .....tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen .....plaka sayılı aracın müvekkiline ait .....plaka sayılı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, hasara bağlı oluşan değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden yapılan 18.325,00 TL ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek ve harca esas değeri 50,00 TL göstererek fazlası saklı müvekkiline ait araçta meydana geldiği ileri sürülen değer kaybının yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş, .....tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talep sonucunu 25.926,70 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, poliçe limitinin 120.000,00 TL olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacıya .....tarihinde 18.325,00 TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, ayrıca .....tarihinde 27.378,01 TL araç hasarı (kasko rücu) ödemesi gerçekleştirildiğini, bakiye poliçe limitinin 74.296,99 TL olduğunu, davacının değer kaybına ilişkin bakiye alacağının kalmadığını, değer kaybının ZMMS genel şartlarına göre hesaplanması gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası, yapılan ödemelere dair belgeler ile davacıya ait aracın tramer kayıtları celbedilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden trafik bilirkişisinden, kaza nedeniyle davacının aracında değer kaybı oluşup oluşmadığının tespiti yönünden makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır. Dava, tarfik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş bakiye değer kaybı istemine ilişkindir. .....tarihinde davacıya ait .....plaka sayılı araç ile .....plaka sayılı araç arasında çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede kaza başına maddi tazminat üst limitinin 120.000,00 TL olarak belirlendiği, davacı tarafından değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden .....tarihinde 18.325,00 TL ödeme yapıldığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından ödenen bedelden daha fazla miktarda değer kaybı oluşup oluşmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının bakiye değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza sonrası araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile tutanakta yer alan sürücü beyanları ve yargılama aşamasında trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporundan; .....tarihinde saat .....sıralarında, davacıya ait .....plaka sayılı aracın .....sevk ve idaresinde trafik akımı iki yönlü .....Mahallesi 609. Sokakta seyir halinde iken 606. Sokak ile kesişen kontrolsüz dört yönlü kavşak ortak alanına girdiği sırada kullandığı aracın sol yan ön/köşe kısımlarına, yine trafik akımı iki yönlü işleyen 606. Sokağı takiben kavşak ortak alanına giren .....sevk ve idaresindeki .....plakalı aracın sağ ön köşe kısımlarıyla çarpması sonucu davaya konu kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda; davalı sigortalı araç sürücüsü .....kontrolsüz dört yönlü kavşakta sağından gelen davacıya ait araca ilk geçiş hakkını vermemesi nedeniyle davaya konu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilmiş, Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiş ve kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü .....%100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle kaza tarihi itibarıyla davacının aracında .....TL değer kaybı meydana geldiği mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
Davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından 18.325,00 TL değer kaybı ödendiği dosya kapsamından sabittir. Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalının %100 kusurlu olmasına göre tespit edilen değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur.
Bilirkişi raporu ile tespit edilen .....TL değer kaybından davadan önce yapılan ödeme mahsup edildiğinde, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu bakiye miktar .....TL kabul edilmiş, davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilerek, dava dilekçesinde gösterilen ve tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak kabul edilen alacağın tamamına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.Davanın KABULÜNE, .....TL değer kaybının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.771,05 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 445,00 TL tamamlama harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 898,45 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3.Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 445,00 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.300,20 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından 86,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 4.600,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 4.686,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7.Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim