11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/5555 E. , 2024/5128 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Yaman Yakıt Tar. Taah. Gıda Giyim İnş. Hay. Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkili şirketle aralarındaki ticari ilişki sonucu düzenlenmiş faturalardan kaynaklı 148.238,02 USD borçlu olduğunu, borcun vadesinin gelmiş olmasına rağmen ödenmediğini, borçlu şirket yetkilileri tarafından müvekkili şirket yetkililerine 30.12.2011 tarihli 300.000,00 TL bedelli çekin verildiğini, çek bankaya ibraz edildiğinde çek üzerindeki imzaların birbirini tutmaması nedeniyle işlem yapılmayarak çekin müvekkili şirkete iade edildiğini, müvekkilinin çeki icraya koyamaması nedeniyle alacağını alamama durumu ile karşı karşıya kaldığını, davalı şirketten bakiye alacaklarının tahsili için taraflar arasında düzenlenmiş fatura ve hesap özetine dayalı olarak icra takibini başlattıklarını, ancak borçlunun kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen dosyada (İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/294 E. sayılı dosyası) davacı Yaman Yakıt Tar. Taah. Gıda Giyim İnş. Hay. Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkili ile davalı Özler Ulus. Taş. Ve Loj. San. Tic. A.Ş. arasında kömür ticareti ile ilgili olarak cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin cari hesap üzerinden fazla yaptığı ödemelerinin karşılığı malların gönderilmediğini ve fazla ödenen bedellerinde iade edilmediğini, bu nedenle icra takibi yaptıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı Yaman Yakıt Tar. Taah. Gıda Giyim İnş. Hay. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin müvekkili şirkete 174.000,00 TL borçlu olduğunu, bu nedenle davacı şirket hakkında İskenderun 3. İcra Müdürlüğünün 2012/614 takip sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, takibin halen derdest olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen çek dışındaki tüm borçların kuruşu kuruşuna ödendiğini, çekin düzenlendiği tarihte şirket yetkilisi olan ...'ın tutuklu olduğunu, bu nedenle şirketin iş ve idaresinin kardeşi olan ...'ın üzerinde kaldığını, davacı şirketin ticari ilişkilerin sekteye uğramasına binaen fazladan teminat talep ettiğini, bu çerçevede müvekkili şirketten alacağı olmadığı halde söz konusu çeki istediğini, ...'ın da kendisine başka seçenek sunulmaması nedeni ile söz konusu çeki davacı firma yetkilileri bilgisi dahilinde onların gözleri önünde imzalayarak teslim ettiğini, davacı şirket yetkililerinin de aynı miktarda senedi tanzim ederek ...'a teslim ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen dosyada davalı Özler Ulus. Taş. ve Loj. San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın fazla ödeme yaptığı iddiasını ispatlayacak hiçbir delil ve bilgi sunmadığını, davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, davacının müvekkiline 148.238,02 USD borçlu olduğunu, davacının borcu ödememesine rağmen kendisi alacaklıymış gibi haksız olarak işbu davayı açtığını, davacının taraflar arasındaki mesele ile hiçbir ilgisi olmayan konuları gündeme getirerek borcunu geç ödemeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflara ticari defter ve kayıtların sunulmamasının sonuçları hatırlatılarak usulüne uygun olarak kesin süre verildiği, davacı tarafça faturaları kapsar döneme ait tüm kayıtların sunulduğu, davalı tarafça ise sadece 2011 yılı yevmiye defterinin ibraz edildiği, davacının davalı tarafın ticari defterine delil olarak dayandığı, davalı tarafa ait yevmiye defterinin incelenmesi sonucu davacı Özler A.Ş tarafından davalı Yaman Ltd. Şti. adına düzenlenen faturaların davalının yevmiye defterinde kayıt altına alındığı, dolayısıyla davalı Yaman Tic. Ltd. Şti'nin faturaları kabul etmeme gibi bir durumunun söz konusu olamayacağı, alınan bilirkişi raporuna göre davalının davacıya 148,242.27 $ borçlu olduğunun görüldüğü, faturalar hakkında davacı BA/BS formu düzenlenip maliyeye bildirildiği, defterde ödeme belgesine dair bir kaydın olmadığı, bu hali ile davacının davasını ispatladığı ve asıl davanın taleple bağlı kalınarak 142.996,78 USD üzerinden kabulüne karar verilmesi gerektiği, işbu dosya ile birleşen İskenderun 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/294 E., 2013/71 K. sayılı dosyasında açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın taleple bağlı kalınarak kabulü ile davalı-birleşen davanın davacısı Yaman Yakıt Tarım Taahhüt. Gıda Giyim Tic. Ltd. Şti.'nin Hatay İcra Müdürlüğünün 2014/72996 sayılı icra takibine yaptığı itirazın 142.996,78 USD asıl alacak için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, alacak likit olmayıp bilirkişi raporu ile belirlenebildiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme kararına dayanak gösterilen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmadığını, rapora yapmış oldukları itirazların dikkate alınmadığını, hatalı rapora göre hüküm kurulduğunu, 13.12.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda da önceki bilirkişi raporlarındaki görüşlerin aynen tekrar edildiğini, bahse konu ek bilirkişi raporunun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, öncelikle mahkemece duruşmada kurulan ara karar ile bilirkişinin SGK İl Müdürlüğünden gönderilen 25.06.2021 tarihli yazı cevabı da dikkate alınmak suretiyle ek bir rapor alınmasının talep edildiğinin kesin olduğunu, oysaki ek raporda SGK tarafından gönderilmiş olan son yazı cevaplarının değerlendirmeye alınmadığını, bu evraklardan rapor içerisinde hiç bahsedilmediğini, dosya içerisindeki evraklar gereği incelenmediğini ve rapor usule uygun düzenlenmediğini, bu nedenle evrakların gerekli titizlikle incelenmediği raporun hükme esas alınması hatalı hukuki sonuca varılmasına neden olduğunu, başından itibaren dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdini talep etmiş olmalarına rağmen bu taleplerinin reddedildiğini, 23 Temmuz Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 91254314 sayı ve 28.07.2015 tarihli tutanağında; "Yukarıda yer alan açıklamalarla birlikte mükellef Yaman Yakıt Tic. Ltd. Şti.’nin, 2011 yılında Özler Ulus. Loj. Tic. A.Ş. tarafından adına düzenlenen faturaları yasal yevmiye defterine kayıt ettiği ve faturalara ait bildirim ve beyanları (Form Ba ile) dairemize yaptığı tespit edilmiştir." yönünde beyanda bulunulduğu halde eksik inceleme ve araştırma yapılarak hazırlanan işbu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, Vergi dairesince de beyan edildiği üzere taraflarınca faturalara ilişkin bildirim ve beyanların yapılmış olduğunu, dosyada mübrez evraklar incelenmeksizin bilirkişi tarafından taraflarınca belgeleri ibraz etmediği gerekçesiyle hazırlanmış raporun kabul edilmesinin söz konusu olmadığını, bu haliyle raporun dosyada mübrez bilgi ve belgeler incelenmeksizin hazırlandığı konusunda bir şüphe bulunmadığını, dosyada mübrez gerek konusunda uzman ... ve...'tan alınan bilimsel mütalaa gerekse Adli Tıp Kurumunun 01.12.2014 gün ve 10257 sayılı raporuna göre uyuşmazlık konusu olan Protokol başlıklı belgedeki imzaların ...’ün el ürünü olduğunun kabul edildiğinin sabit olduğunu, davacı taraf yetkilisi ... hakkında İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığına 31.07.2012 tarihinde, Protokol başlıklı belge ile ilgili olarak özel evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuş olduğunu, bahsi geçen dosya ile ilgili olarak huzurdaki davanın davacısı iddiasını ispatlayamadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, bu karara karşı davacı/karşı davalı vekili ve ...’ün ayrı ayrı itiraz ederek protokol başlıklı belgenin sahte olarak üretildiğini beyan ettiğini, karşı tarafın bu itirazının kesin olarak reddine karar verildiğini, buna karşılık kesin mahkeme kararı göz ardı edilerek bilirkişi tarafından davacı/karşı davalının hatır çekinden dolayı ödeyecek bir borcu bulunmadığının tespitinin hiçbir şekilde mümkün olmadığını, davacı firma tarafından teslim edildiği belli olan bir kısım fatura ve irsaliyeler bulunmakla birlikte teslim alan kısmında isim-imzası bulunan kişilerin müvekkil firmanın çalışanı /ortağı olmayıp kim olduklarının belirsiz olduğunu ve bu noktada satılanın tesliminin ispatı açısından bu hususun yazılı delile dayandırılması gerekir iken davacı tarafça herhangi bir delil gösterilmediğini, buna karşılık, bilirkişi tarafından belirli tarihlerde düzenlendiği irsaliyeler üzerinde araç plakalarının yazıldığı teslim alanın adı soyadının yazıldığının tespit edildiğinin bildirildiği, ancak, bu kişilerin müvekkil şirketin çalışanı/ortağı olup olmadığının tespitinin yapılmadığını, bu haliyle dahi hükme esas alınan raporun eksik incelemeye bağlı olarak hazırlandığının sabit olduğunu, bilirkişi tarafından taraflar arasında bir hatır çeki olduğu tespiti halihazırda yapıldığını, hatır çekinin tespiti ile taraflar arasında bir ticari ilişki olmadığının sabit olduğunu, bu husus dahi tek başına bilirkişi raporunun eksik olduğunu gösterir nitelikte olduğunu, hükme esas alınan raporun açıkça hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle asıl davada davalı-birleşen davada davacı Yaman Yakıt Tar. Taah. Gıda Giyim İnş. Hay. Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava itirazın iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.