44. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/388
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/11/2023
NUMARASI: 2021/768 E. - 2023/795 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirket tarafından şirket ortağı ... lehine keşide edildiği öne sürülen; Lehtarı ... olan 28.02.2021 Tarih, ... seri nolu 7.500 USD bedelli çek, Lehtarı ... olan 01.03.2021 Tarih, ... seri nolu 80.000 TL bedelli çek ve Lehtarı ... olan 05.03.2021 Tarih, ... seri nolu 100.000 TL bedelli çek ile ilgili olarak, Davalı ... tarafından İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/163 D. İş sayılı dosyası ile İhtiyati Haciz başvurusu yapıldığını, Mahkemece kurulan ihtiyati haciz kararı, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas nolu dosyası ile icra edildiğini, İhtiyati haciz kararı kapsamında Müvekkil Şirketin banka hesaplarına bloke konulduğunu, müvekkil şirkete ait değeri milyonlarca TL yi aşan taşınmazlara ihtiyati hacizler konulduğunu, bunun üzerine İstanbul Anadolu 20. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/189 Esas sayılı dava dosyası ile itiraz edildiğini, ancak davanın reddine karar verildiğini ve istinaf yoluna başvurulduğunu, ... ile ...’in ... Ticaret Ltd. Şti nezdinde yaklaşık 24 yıllık ortaklıkları mevcut olduğunu, Müvekkiller inşaat sektöründe faaliyet göstermekte olup İstanbul’un en gözde yerlerinden olan Kadıköy Caddebostan ve Suadiye mevkilerinde ve yurtdışında müteahhitlik yaptığını, sonucunda, rahip krizi ile başlayan dövizdeki dalgalanma, yabancı yatırımcıların yatırım yapmaması ile birlikte elde olan malvarlıklarının satılamaması, bu nedenle şirket ortak ve yönetim kurulu üyesi ...’in şirketin zor dönemlerinde gayrimeşru ilişkileri nedeniyle sürekli tefeci, mafyatik kişilerin şirkete uğramaları, şirketin bu kişilere ... tarafından borçlandırıldığını ve aralarındaki hukukun koptuğunu, ...'in müvekkile baskı yapıp şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan çek ve senetleri tanzim ederek şirketi borçlandığını, ... ortak ve yönetim kurulu üyesi olan şüpheli ...’e elinde şirketin keşide ettiği çek ve senetleri iade etmesi gerektiği konusunda attığı maile istinaden ... mail ortamından müvekkil ...’na karşı keşide edilen çek ve senetleri başkalarına verdiğini ve ödenmemesi durumunda müvekkilin “Morga Kaldırılacağı” yönünde mail atıldığını, ... elindeki çek ve senetleri iade etmediği gibi bunları kullandığını, imzalarını sonradan kötü niyetli olarak tamamladığı sabit olan çekler işbu davamıza konu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosya ile takibe konulmuş ve müvekkil şirketin taşınmazlarının haksız haczi ile sonuçlandığını, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yollu takibe ilişkin olarak, icranın durdurulmasını, davanın kabulü ile müvekkil şirket aleyhine yürütülen icra takibinde müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine, Kötüniyetle hareket ederek müvekkillerin ticari hayatlarına onarılmaz zararlar veren bankanın %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ve taleplerinin hukuki dayanağı bulunmadığını, davacı hakkında yaklaşık 70 dosyada icra takibi bulunduğunu, davacının bu dosyalarda bankalara ve diğer alacaklılara yüklü miktarda borçlu olup, bankalar taşınmazları satarak paraya çevirmeye başladıklarını, davacıya ait bir çok taşınmaz icradan satılmış olup, alacaklı olduğu dosyalardan kendilerine dahi sıra gelmediğini, davacı yan, borcu ödemek yerine, bir taraftan alacaklı müvekkil hakkında asılsız mafya imasında bulunduğunu, diğer taraftan adli yargıda hak aradığı için savcılığa şikayet ettiğini, Anladığımız kadarı ile ... İnşaat maddi sıkıntı çekmekte, ortaklar da borçlara sahip çıkmayıp birbirlerini suçladıklarını davacı taraf, müvekkil ...'ın alacaklı olduğu Anadolu 11.Ticaret Mahkemesinin 2021/163.D.iş sayılı dosyaya verdikleri itiraz dilekçelerinin 2.sayfası son kısmında ...'in şirkete nakit sağlamak üzere 3.kişilerden nakit para aldığı, bu paraları şirkete getirdiği açıkça zikretmiş, bu paraların alacaklılara ödenmesi için kıymetli evrakların ...'e verildiğini açıkça ikrar ettiğini, davacının iddia ettiği gibi senetlerin ... İnşaat kayıtlarında yer almayışı ve şirket yetkili ...'in şirkete borçlu oluşu iddiasının hukuki bi rdayanağı bulunmadığını müvekkilinin icra dosyasına konu ettiği senetler nedeni ile ... İnşaat'tan alacaklı olduğunu, senetteki imzaların şirket yetkilisine ait olduğu noktasında ise tartışma bulunmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın REDDİNE karar verilmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; hukuki niteliği itibariyle, Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasıdır.
Davacı tarafından ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı süresi içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurulmuş ise de, davacı vekili tarafından 28/10/2024 tarihli dilekçesi ile istinaf kanun yolu başvurularından feragat ettiklerini bildirmiştir. İstinaf başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK m.349/2'de, başvuru yapıldıktan sonra feragat edilir ve dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karar bağlanmamış ise başvurunun feragat nedeniyle reddolunacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacı tarafından 28/10/2024 tarihli dilekçe ile istinaf başvurusundan feragat edildiği belirlenmekle 6100 Sayılı HMK'nın 349/2 maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.