Esas No
E. 2023/5009
Karar No
K. 2024/4213
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

7. Hukuk Dairesi

E. 2023/5009 K. 2024/4213 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5009, K. 2024/4213, T. 01.10.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5009
Karar No
2024/4213
Karar Tarihi
01.10.2024
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

7. Hukuk Dairesi         2023/5009 E.  ,  2024/4213 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/50 E., 2023/227 K.
DAVA TARİHİ: 13.02.2014
KARAR: Davanın reddine

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen inançlı işlemden kaynaklı tapu iptal ve tescil terditli muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşma talebiyle temyiz eden adına davacı ... ve vekili Avukat ..., diğer taraftan davalı adına Avukat...geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına kayıtlı olan dava konusu parsellerin davacı, davalı ve dava dışı kardeş ... tarafından birlikte satın alındığını, taşınmazın bedelinin üç kardeş tarafından ödenmesine rağmen aralarındaki güven ilişkisi nedeni ile tapuda davalı ... adına tescil edildiğini, satın alma sonrasında 59 parsel üzerinde birlikte binalar yaptıklarını belirterek 59 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının 1/3 payının, 142 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının ise 3/10 payının iptali ile davacı adına tesciline, bu talep kabul edilmediği takdirde 59 parsel üzerinde inşa edilmiş olan 72/D numaralı olan 3 katlı villa ve müştemilat binaları ile aynı taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı binanın 1/3 kısmının davacı tarafından yapıldığının tespitine ve bu konuda tapuya şerh verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, taşınmazların tapuda usulüne göre davalı tarafça satın alındığını, ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemesince 01.02.2019 tarihli ve 2018/51 Esas, 2019/37 Karar sayılı kararıyla; davacının tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davasının reddine; tespit davası açmakta davacının hukuki yararının bulunmaması sebebiyle terditli talep yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 13.10.2020 tarih ve 2019/1747 Esas, 2020/6135 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafın elinde davalıdan sadır yazılı bir belge bulunmadığı, ancak davacının dosya kapsamında bulunan ajanda sayfalarındaki yazılı bilgilerin karşısındaki imzaların davalıya ait olduğunu savunduğu, o halde mahkemece belirtilen yazı ve karşısındaki imzalar konusunda davalının isticvap edilerek beyanının alınması, bunların yazılı delil başlangıcı kabul edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği, davacının yazılı delil veya yazılı delil başlangıcıyla iddiasını kanıtlayamadığının kabulü halinde bu kez davacının yemin deliline dayandığı gözetilerek davacıya davalı tarafa yemin teklif edip etmeyeceği sorulup sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yazılı delil başlangıcı olarak dayanılan dosya kapsamındaki yazılı belgelerin içeriğinin davacının iddiasını muhtemel gösterecek bir anlam içermediği, yalnızca davalının ödediği paraların yazılı olduğu, bu halde belgelerin yazılı delil başlangıcı olamayacağı, davacıya yemin delilinin hatırlatıldığı, süre talebinin dosyanın geldiği aşama itibarıyla reddedildiği gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebi yönünden reddine, terditli talep yönünden ise, davacının kendi ekonomik katkısı ile bina yaptığını ispat edilemediği gerekçeleriyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının isticvabının yok hükmünde olduğunu, HMK'nın 171 inci madde uyarınca vakıaları ikrar etmiş kabul edilmesi gerektiğini, yazıların davalıya ait olduğunun ispatlandığını, bu belgenin yazılı delil başlangıcı kabul edilmesi gerektiğini, yemin yönünden mahkemece yemin delilinin hatırlatıldığını, davacı asille görüşmek için süre talep edildiğini, ancak mahkemece süre verilmeden karar verildiğini, sözlü yargılama için süre talebi yönünden; taraflarınca süre talep edildiği, ancak HMK'nın186 ya aykırı şekilde karar verildiğini, muhdesatın aidiyetinin tespiti yönünden; davalı tarafça el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açıldığını, bu nedenle bu davada hukuki yararı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, inançlı işlemden kaynaklı tapu iptal ve tescil terditli muhdesatın aidiyetinin tespitine istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27, 186 ve 225 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hukuki dinlenilme hakkı başlıklı 27 nci maddesi ile düzenlerek usul hukukumuzda yer almıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın "açıklama ve ispat hakkını" da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. Mahkemece, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanınarak hüküm verilmelidir. Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır.

2.Yine aynı Kanun'nun 186 ncı maddesinde sözlü yargılama aşamasında taraflardan birinin talebi üzerine duruşmanın iki haftadan az olmamak üzere erteleneceği açıkça belirtilmiştir.

3.Yukarıda anılan yasal düzenlemeler ve dosya içeriği ile birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemece 10.05.2023 tarihli duruşmada davacı tarafa dava dilekçesinde gösterdiği yemin deliline dayanıp dayanmayacağının sorulduğu, davacı asilin bulunmadığı duruşmada davacı vekili tarafından müvekkili ile görüşüp beyanda bulunmak üzere süre talep edildiği, yine aynı duruşmada davacı vekilince sözlü beyanlarını bildirmek üzere süre istendiği, taleplerin ise Mahkemece haklı ve hukuki sebep gösterilmeksizin reddedildiği anlaşılmakla verilen hükmün, 6100 sayılı Kanun'un 27 inci maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına aykırı olması nedeniyle bozulması gerekmiştir.

4.Bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti olan 17.100,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,

01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog