11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2008/11472 E. , 2012/253 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
765 sayılı TCK.nun 503/1, 59/2, 40, 647 sayılı Yasanın 4 ve TCK 72. maddeleri gereğince 1.216 YTL adli para cezası ile cezalandırılması, 647 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca taksit uygulanması, 6. maddesi uyarınca cezaların ertelenmesi O yer Cumhuriyet savcısının dilekçesinin içeriğine göre temyiz isteminin sadece “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik ve sınırlı olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede gereği görüşüldü.
1.O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin sanık hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 30.09.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
2.Sanık müdafiinin sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Sanığın babası adına çek keşide etme yetkisinin bulunmadığı, aşamalarda babasının yurt dışında olduğunu ve adresini de bilmediğini beyan ettiği, 6. Ceza Dairesinin 28.06.2005 gün ve 2238/6348 sayılı ilamı ile sübut ve nitelendirmeye ilişkin sair temyiz itirazlarının reddedildiği, Uyap üzerinden alınan güncel nüfus aile kayıt örneğinden babasının 01.04.2011 tarihinde öldüğü gözetildiğinde mahkemenin yüklenen suçun sübut bulduğu ve bütün unsurları itibari ile oluştuğu yönündeki kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanığın adli sicil kaydındaki mahkûmiyetlerinin “karşılıksız çek keşide etmek” ve “çek defterlerini geri vermemek” suçlarına ilişkin olduğu anlaşılmakla; 20.12.2009 tarihli resmi gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı "Çek Kanunu" ile çek defterlerini geri vermemek fiilin suç olmaktan çıkartıldığı, karşılıksız çek keşide etmek suçunun da unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlendiği, ayrıca gerek mülga 3167 sayılı Yasanın 16/b-3 ve 16/c-4. maddeleri gerekse de 5941 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra dahi şikâyetten vazgeçme ve gecikme bedeli ile birlikte karşılıksız çek bedelinin ödenmesi durumunda hükmün bütün sonuçları ile ortadan kaldırılabilme imkânının bulunduğu gözetilerek ilgili ilam örnekleri getirtilip, adli sicilden silinme koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre hükümden sonra, 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.