10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/7143 E. , 2024/8503 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işverene ait pide salonu işyerinde 21.03.2016-15.12.2017 tarihleri arasında 4.200,00 TL ücret ile pide ve kebap ustası olarak çalıştığını, davacının sigortasının eksik bildirilmesi sebebi ile Sosyal Güvenlik Kurumuna şikayette bulunduğunu, şikâyet üzerine Kurum tarafından yapılan incelemede davacının 25.10.2016-25.10.2017 tarihleri arasında davalı işveren işyerinde çalıştığının tespit edilerek işverene idari para cezası uygulandığını, işveren tarafından idari işleme karşı Antalya 3. İdare Mahkemesi 2018/853 E. sayılı davanın açıldığını, açılan dava sonucunda Kurum tarafından davacı hizmetlerine idari işlem ile eklenen 25.10.2016-25.10.2017 tarihleri arası hizmet sürelerinin iptal edildiğini, davalı Kurum tarafından 16.02.2018 tarihinde 102 sayılı inceleme raporunda davacının ücretinin 4.200,00 TL olduğunun tespit edilmiş olduğunu beyanla, davacının 21.03.2016-06.09.2017 tarihleri arasında davalı emrinde çalıştığının tespiti ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının doğru olmadığını, davacı şikayeti üzerine ... tarafından işveren hakkında düzenlenen tutanak ile idari para cezası uygulandığını, iş bu idari para cezalarına karşı işveren tarafından Antalya 3. İdare Mahkemesinde dava açıldığını, 2018/953 E.2019/392 K.sayılı ilam ile idari para cezalarının iptal edildiğini, iptal nedeni ile tutanağın hiçbir geçerliliği kalmadığını, davacının 07.09.2017 tarihinden sözleşmenin fesih edildiği tarihe kadar çalıştığını, davacının ...’ın arkadaşı olduğunu, davacının ailesinin Manavgat’ta olmaması sebebi ile bir süre davalı işveren lojmanında kalıp, yemek konusunda arkadaşı tarafından davacıya yardımcı olunduğunu, davacının ... adlı işyeri çalışanın arkadaşı olduğu için işyerine rahatça girip çıktığını, davacının kendisine yemek yaptığını fotoğrafları bu sırada çektiğini, ... adlı çalışanın çok meşgul olduğu zamanlarda bazı faturalara imza atarak işyerinde çalışıyormuş görüntüsü verdiğini, davacının davalı işyerinde çalışmadığı dönemlere ilişkin tespit yaptırmaya çalıştığını beyan ile aleyhte açılan haksız ve hukuksuz davanın reddi yolunda karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı işyeri için düzenlenen 16.02.2018 tarihli denetmen raporu ile işyerinde işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerinin süresi içinde Kuruma verilmemesi, defter ve belgelerin 5510 sayılı Kanun düzenlemelerine uygun olmaması sebebi ile işveren hakkında idari para cezası uygulandığını, işveren tarafından Kurum aleyhinde açılan Antalya 3. İdare Mahkemesinde dava açıldığını, 2018/953 E.2019/392 K.sayılı ilam ile denetmen raporuna dayanılarak uygulanan işlemlerin iptali yolunda hüküm tesis edildiğini, davacının iş bu dava ile tespitini talep ettiği talepler açısından ve bu tür davalarda her türlü hususun duraksamaya yer vermeyecek şekilde araştırılması gerektiğini, davacının davasını ispatlaması gerektiğini, davacının davaya konu ettiği dönemde gerçek fiili çalışma olgusunu ispatlaması gerektiğini, işyerinin ve işin devamlılık arz edip etmediğinin, işin başlangıç ve bitiş tarihlerinin, davacı tarafından yapılan işin sigortalı çalışmayı gerektirip gerektirmediğinin araştırılması gerektiğini, asıl olanın kayıtlar olduğunu, kurumun davada feri müdahil sıfatını taşıması nedeni ile davanın kabulü halinde aleyhte yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini beyan ile davanın reddi yolunda karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya kapsamında dinlenen bordro tanıklarının beyanları dikkate alınarak davacının davalı yanında 17.05.2016 -26.11.2016 ve 11.05.2017-06.09.2017 tarihleri arasında çalıştığı sonucuna ulaşılmakla davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının maaşının asgari ücret olduğu yönünde hiçbir tanık beyanı olmadığını, prime esas net ücretin 4.200 TL olduğunun kabulü gerekirken davacının asgari ücret ile çalıştığı yönündeki Mahkeme kararının yerinde olmadığını, Mahkemenin bilirkişi raporunu esas aldığını, bilirkişinin de dinlenen tanıkların hizmet dokümanını dikkate alarak değerlendirme yaptığını, davacının iş yerinde fiilen çalıştığına dair belgeler sunulduğunu, delil olarak Antalya 3. İdare Mahkemesi, iş mahkemesi yerine geçerek hizmet süresi yönünden karar vermediğini, iptal edilen SGK işlemine dayanak raporun, imzanın ve beyanların davacının iddiasını ispatladığını, Mahkemenin SGK raporunu değerlendirmeye almadığını, bu belgelerin bazılarının dava dilekçesi ile sunulduğu halde müspet-menfi hiçbir değerlendirme olmadığını, oysa SGK raporundaki belgelerin Sosyal Güvenlik Denetleme belgesinde dava edilen dönemde davacının çalıştığını kabul ettiğini, tüm bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 506 sayılı Kanun'un 2 ve 6 ncı maddelerinde açıkça belirlendiği üzere ve Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları ile sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunlu olduğunu, eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça; hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, fiili ve eylemli çalışmayı ortaya koyan belgeler ise; işe giriş bildirgesi ile birlikte Kanun'un 79 uncu maddesinde öngörülen aylık sigorta gün bildirgeleri ile SSİ Yönetmeliği’nin 17 nci maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu kayıtlar olup, davacı davaya konu dönemde bu kayıtlara sahip olmadığından davanın reddi gerektiğini, kamu düzenine yönelik olan işbu hizmet tespiti davasında asıl olan resmi belge ve kayıtlar olup, resmi yazılı belgenin varlığı da kesintili çalışmanın karinesi olduğundan, davacının sigortalı çalışmasının tespiti isteminin, hak düşürücü süre ve çalışmaya ilişkin Kurum kayıtlarında hiçbir belge ve delil olmaması halinde esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, yanlış değerlendirme ve eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporunu kabul etmediklerini bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; 506 sayılı Kanun'un 2 ve 6 ncı maddelerinde açıkça belirlendiği üzere ve Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları ile sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunlu olduğunu, eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça; hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, fiili ve eylemli çalışmayı ortaya koyan belgeler ise; işe giriş bildirgesi ile birlikte Kanun'un 79 uncu maddesinde öngörülen aylık sigorta gün bildirgeleri ile SSİ Yönetmeliği’nin 17 nci maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu kayıtlar olup, davacı davaya konu dönemde bu kayıtlara sahip olmadığından davanın reddi gerektiğini, davacının hizmet akdine dayanılarak çalışmasının bulunmadığı dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden anlaşıldığını, davacının davalı yanındaki hizmet akdine tabi çalışmalarının 17.05.2016 -26.11.2016 ve 11.05.2017-06.09.2017 tarihleri arası için 304 gün olduğunun kabulü usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının davalı nezdinde çalıştığına ilişkin dosya kapsamında herhangi somut bilgi ve belge bulunmaması, tanık beyanlarının çelişkiler ve eksik bilgi içermesi hususu da göz önünde bulundurulduğunda davacının iddiasını tereddüte yer bırakmayacak şekilde ispatlayamadığını, davacının iddiasını yukarıdaki açıklamalara istinaden ispatlayamaması karşısında İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " tüm dosya kapsamı, SGK kayıtları, bordro tanık beyanları, resmi kurumlardan gelen müzekkere cevapları, davalı iş yeri hakkındaki 16.02.2018 tarih 2017/NÖY-102 sayılı denetmen raporu, bu denetmen raporu hakkındaki Antalya 3. İdare Mahkemesi tarafından verilen iptal kararı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı işveren yanında hüküm altına alınan sürelerde kesintisiz olarak hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı, davacının tespit talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı davacının iddia ettiği aylık ücret miktarını yerleşik Yargıtay ilke kararları doğrultusunda yazılı delille ispatlayamadığı görülmekle; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı, davalı ve feri müdahil vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın kabulü ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3.Değerlendirme
Eldeki davada, davacı, davalıya ait pide lokantasında fırın ustası olarak 21.03.2016-06.09.2017 tarihleri arası çalıştığını, bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep etmiş olup Mahkemece tanık beyanları esas alınarak davacının 17.05.2016 tarihinde işe başlayıp 26.11.2016 tarihine kadar çalıştığı, yine 11.05.2017 tarihinde başlayıp 06.09.2017 tarihine kadar çalıştığı yönünde hüküm kurmuş ise de verilen hükmün eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı fırın ustası olup dosya kapsamında davacı dışında bir fırın ustası daha olduğundan bahsedilmemiş olup bu kapsamda Mahkemece, davacının ara verdiği kabul edilen dönemde pideleri kimin yaptığı, bu dönemde işyerinin kapatılıp kapatılmadığı belirtilmemiş olup çelişkiye düşülmüştür. İşveren tarafından işyeri denetimi sırasındaki beyanlarında ve yargılama sırasındaki savunmalarında davacıdan başka fırın ustası çalıştığı iddia ve ispat da edilememiştir. Mahkemece bu husus üzerinde durulmak suretiyle ve işyerinde garson, aşçı ve varsa diğer çalışanlar tanık olarak dinlenilmek suretiyle davacının çalışma başlangıcı, ara verip vermediği hususu açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.