7. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/17491
- Karar No
- 2012/26092
- Karar Tarihi
- 16.10.2012
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
7. Ceza Dairesi 2012/17491 E. , 2012/26092 K.
"İçtihat Metni"
İkinci defa alkollü araç kullanma eylemi sebebiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5. maddesine aykırılıktan ... hakkında Akçakoca Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğünce düzenlenen 26/03/2010 tarihli ve EZ-210043 sayılı trafik idarî para cezası karar tutanağı ile uygulanan 687 Türk lirası idarî para cezası ile aynı tarihli ve 810715 sayılı sürücü belgesi geri alma tutanağına yönelik itirazın kabulüne dair Akçakoca Şulh Ceza Mahkemesinin 28/07/2010 tarihli ve 2010/93-93 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 09/04/2012 gün ve 21166 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/05/2012 gün ve KYB. 2012-112019 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27/8. maddesinde "İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görülür." hükmü karşısında idare mahkemesine görevsizlik kararı vermek gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozulması talep edilen sulh ceza mahkemesinin kararında, idari para cezası yanında sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin işlemin iptal talebi de birlikte değerlendirildiğinden, itiraz yasa yolu açık olduğu halde kararın kesin olarak verildiği yazılarak yasa yolunda yanıltma yapıldığı anlaşılmakla;
Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nun 34/2, 231/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında, kanun yararına bozmaya konu kararda anılan hususların belirtilmediği gibi yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterildiği meşruhattı davetiye de gönderilmediği ve bu nedenle kararın kesinleşmediği anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 16/10/2012 günü oybirliğiyle karar verildi.