8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 04.11.2022 tarihinde müvekkil şirket nezdinde sigortalı bulunan malların davalı sorumluluğunda gerçekleştirilen nakliyesi sırasında zarar meydana geldiğini, zararın meydana gelmesinde davalı taraf kusurlu olduğunu, meydana gelen zarar neticesinde müvekkil sigorta şirketi tarafından 16.01.2023 tarihinde ödenen tazminat 1.357,64 USD tutarında rücu edildiğini, müvekkil şirket tarafından ödenen tazminat bedelinin kusuru sebebiyle sorumlu olan davalı taraftan TTK m.1481 kapsamında rücuen tazminat talebinin bulunduğunu, davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 1.401,83 USD (takip toplamı) üzerinden devamı ile 16.01.2023 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte fiili ödeme tarihindeki ----- efektif satış kuru üzerinden çevrilerek tahsiline, davalının icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı sigortalısına emtianın denizyolu ile taşınması sırasında meydana geldiği iddia edilen hasarın davacı sigortalısı adına düzenlenen Nakliyat Emtia Poliçesi kapsamında davacı tarafından yapılan tazminat ödemesinin rücu talebine ilişkin olduğunu, hal böyle iken, davacının huzurdaki davası deniz sigortalarına ilişkin olup davaya bakmakla görevli mahkeme Denizcilik İhtisas Mahkemeleri olduğunu, Zira, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/2 maddesi uyarınca deniz sigortasına ilişkin davalar yetkili ihtisas mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, uyuşmazlığın deniz sigortasından kaynaklandığını, zira, uyuşmazlığın dayandığı Nakliye Emtia Sigorta Poliçesi ile dava dışı sigortalının emtiası deniz yolu ile taşınması sırasında meydana gelebilecek rizikolara karşı davacı tarafından sigortalandığını, bu durumda uyuşmazlık konusu poliçenin deniz sigortası olduğunu, bu nedenle davanın görevsiz mahkemede açıldığından, mahkemenin görevsizliğine karar verilerek davanın usulden reddine karar verilmesini, hasarın, poliçe teminatı kapsamında olmadığını, aktif husumetin bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. Maddesi uyarınca halefiyet koşullarının sağlanması için geçerli bir poliçe olması, hasarın söz konusu poliçe kapsamında teminat altına alınmış olması ve sigortalıya poliçe kuvertürü dahilinde ödeme yapılması gerektiğini, davacı taraf teminat dahilinde olmayan bir hasara ilişkin olarak sigortalısına ödeme yaptığından, ödemeni "ex-gratia" yani bir diğer değişle hatır ödemesi niteliğinde olduğunu, davacının mal bedelini tahsil ettiğini, söz konusu taşımada gümrük beyannamesinde teslim şekli FOB olarak belirtilmiş olup FOB teslim şeklinde satıcının malların ziyanı ve hasarı ile ilgili sorumluluğu mallar gemi küpeştesini geçinceye kadar olduğunu, bu noktadan itibaren ziyan ve hasarların ilgili tüm sorumlulukların alıcıya geçtiğini, bu sebeple satıcı dava dışı sigortalının malın "taşıma sırasında" hasarlanması durumunda herhangi bir riski bulunmadığını, dosyada davacının riski üzerinde bulundurmayan sigortalısına ödeme yaparak aktif husumet ehliyetine haiz olamayacağını, mal faturasında alıcı ------ olduğunu, teslim şeklinin ise CIF olarak belirlendiğini, gümrük beyannamesinde ise gönderici ----. olup alıcı davacı sigortalısı ----- olduğunu, tazminat ödemesinin kime yapıldığının açık bir şekilde belirtilmediğini, taşıma ve satış silsilesinin açıklanıp, risk ve hasara katlanma yükümlülüğünün kimin üzerinde olduğunun belirlenmediğini, mal bedelini tahsil edip edilmediğinin belirli olmadığını, eğer sigortalı mal bedelini dava dışı satıcıya ödemediyse bu durumda hasara katlanma yükümlülüğünün sigortalıda olmayacağını, bu nedenle sigorta şirketinin rücu hakkının bulunmayacağını, müvekkil şirketin akdinin taşıyan sıfatı bulunmadığını, müvekkilinin taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, taşıma taahhüdünün bulunmadığını, eşyayı taşımayı değil, taşıtmayı asıl edim olarak üstlendiğini, bu nedenle hasardan sorumlu tutulamayacağını, davaya konu olayda konteynerinin delik olması sebebiyle taşıma sırasında emtianın ıslanması neticesinde hasarın meydana geldiği iddia edildiğini, bu durumda emtianın müvekkilinin zilyetliğinde olmadığından hasardan sorumlu tutulamayacağını, emtianın fiilen taşıması işini ----- firmasına bırakıldığını ve bu nedenle özen yükümünün yerine getirildiğini, davanın ----- edilmesini, hasarın tespit tarihinin 06.11.2022 olduğunu, davada hak düşürücü süresinin dolduğunu, süresinde ve usulüne uygun hasar ihbarının bulunmadığını, ekspertiz raporunu da kabul etmediklerini; esas yönünden: gönderilenin incelettirme hakkını eşyayı teslim almadan önce kullanması gerektiğini, müvekkilinin yokluğunda tek taraflı hazırlanan ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, raporun taşıyanı bağlamadığını,özetle, hasar ihbarı veya TTK md. 1184'de düzenlenen "inceleme" kapsamında yapılan bir inceleme olmadığından huzurdaki davada ispat yükünün davacı da olduğunu ve yerine getirilmediğini, fiili taşıma ve konteyner seçiminin müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin taşıyan kabul edilmesi halinde bile sorumlu olmayacağını, hasarın taşıma sırasında meydana gelip gelmediğinin belirli olmadığını, taşıyanın sorumluluğu sınırlı olduğunu, açıklanan nedenlerle, haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle dava şartı yokluğu ve hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddini, esasa girilmesi durumunda da esastan reddini, davacının kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, davacı tarafından sigortalı bulunan malların davalı sorumluluğunda gerçekleştirilen nakliyesi sırasında meydana gelen zarardan kaynaklı alacağa yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın, 6102 sayılı kanunun 5. Kitabından düzenlenmiş olması ve TTK 1352/1-l bendi gereğince deniz alacağından kaynaklanması nedeniyle TTK'nın 5. kitabından kaynaklanan hukuk davalarına ihtisas mahkemesi olarak denizcilik ihtisas mahkemesince bakılması gerekmektedir.Bu bağlamda; davaya bakma görevi, Deniz Ticareti davalarına bakmakla görevli Mahkeme olduğundan ve ----- bulunan deniz ticaret işlerine bakan mahkemenin yargı alanı --- Adliyesini de kapsadığından eldeki davaya bakmaya görevli mahkeme -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'dir. Mahkemenin görevli olması, davanın görülebilmesi için bir dava şartı olup, HMK.'nın 114/1-c maddesi ve 115/1. Maddesine göre resen her zaman gözetilmelidir.Açıklanan nedenlerle davanın görev nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin -----Asliye Ticaret Mahkemeleri (Denizcilik İhtisas Mahkemesi) olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Açılan davanın görev nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin -----Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi) olduğuna,
2.HMK 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın ---- Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi) gönderilmesine, belirtilen süre içerisinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3.6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.