Aramaya Dön

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/6821
Karar No
K. 2024/2028
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2020/6821 E.  ,  2024/2028 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No: 2020/6821
Karar No: 2024/2028
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):

1....

2....

VEKİLİ: Av. ...
DİĞER DAVALILAR:

1.... Bakanlığı / ANKARA

2.... Kurumu / ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılar ve davalı İçişleri Bakanlığı tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları ...'ın 41. Piyade Tugayı 3. Piyade Tabur Komutanlığı (Pınarhisar/Kırklareli) emrinde piyade er olarak askerlik görevini yapmakta iken 30/07/1990 tarihinde askeri aracın geri manevrası sırasında araçla duvar arasına sıkışarak vefat ettiğinden bahisle, olayda davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek, uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık müteveffanın annesi ve kardeşi olan davacılar için ayrı ayrı 150.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi olmak üzeri toplam 400.000,00 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 19/01/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesi uyarınca, Kanunun, karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri, bu kapsamda trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazaları nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan iş bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği, nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; uyuşmazlıkta zarara sebebiyet veren olayın, araçtan ve araç sürücüsünün kusurundan kaynaklandığı görüldüğünden, özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundan kaynaklandığı anlaşılan dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargının görevinde olduğu, nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin ... günlü ve E:..., K:... sayılı kararının da bu yönde olduğu, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, uyuşmazlığa konu olayda davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunduğu, davanın idari yargıda görülmesi gerektiği; davalılardan İçişleri Bakanlığı tarafından, idarelerinin hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

Dava, davacılar yakını ...'ın 41. Piyade Tugayı 3. Piyade Tabur Komutanlığı (Pınarhisar/Kırklareli) emrinde piyade er olarak askerlik görevini yapmakta iken 30/07/1990 tarihinde askeri aracın geri manevrası sırasında araçla duvar arasına sıkışarak vefat ettiğinden bahisle, olayda davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek, uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık 300.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi olmak üzeri toplam 400.000,00 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT:

Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları muhtel olanların idareye karşı tam yargı davası açabilecekleri hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.

Kusursuz sorumluluk ise, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacıların yakını ...'ın 41. Piyade Tugayı 3. Piyade Tabur Komutanlığı (Pınarhisar/Kırklareli) emrinde piyade er olarak askerlik görevini yapmakta iken 30/07/1990 tarihinde askeri aracın geri manevrası sırasında araçla duvar arasına sıkışarak vefat ettiğinden bahisle, olayda hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek, uğranıldığı iddia edilen zararların davalı idarelerce karşılanması istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu haliyle, bakılan uyuşmazlığın, özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundan değil, olay tarihinde davacılar yakınının askerlik görevini yapmakta olduğu, davalı idarelerin görevini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediği, dolayısıyla yürütülen kamu hizmetinin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasından kaynaklandığı anlaşıldığından, davanın görüm ve çözümünde idare mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davanın görev yönünden reddi yolundaki Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacıların ve davalı İçişleri Bakanlığının temyiz isteminin KABULÜNE,

2.... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.