Esas No
E. 2023/11819
Karar No
K. 2024/9114
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/11819 E.  ,  2024/9114 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2016/368 E., 2023/468 K.
KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 10.01.2014 tarihinde davalı şirketin Çivril İlçesi Işıklı Yolu üzerinde bulunan Kilit Parke taşı fabrikasında iş arkadaşı ... ile birlikte kullanıma hazır hale gelen parke taşlarına şerit çekerek bandajlama işini yaparken davalı işverinin diğer işçisi makine operatörü ...'nın talimatı, kilit parke taşı üreten makinenin içine temizlik için girildiği esnada davalı işverenin operatörü ... dalgınlıkla makineyi çalıştırması ve makinanın müvekkile çarpması sonucu müvekkil ... sol tabia fibula kemiğinde parçalı kırık oluştuğunu ve sol dizi yaralandığını, müvekkilinin geçirdiği iş kazası sonucu sol ayağı fibula kemiğindeki parçalı kırık ve sol dizinden sakatlandığını, müvekkilinin geçirmiş olduğu iş kazası sonucu meslekte kazanma gücünü büyük ölçüde kaybettiğin ve çalışmaz duruma geldiğini, bu nedenle 70.833,64 TL maddi tazminat ile 70.000 TL manevi tazminatın 10.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 13.05.2015 tarih ve 2015/33 Esas, 2015/267 Karar sayılı kararıyla; her ne kadar davacı vekili tarafından 26.01.2015 havale tarihli dava dilekçesi ile davalı ... Hazır Beton ve Beton Elemanları A.Ş aleyhine tazminat davası açılmış ise de, dosyada bulunan ve davacıya ait olan SGK kayıtları ve özlük dosyası incelendiğinde davacının ... Kömür San. ve Tic. A.Ş de çalıştığı davalı şirkette çalışmadığı anlaşılmakla pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

Mahkemenin 13.05.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 14.04.2016 tarih ve 2016/6714 Esas, 2016/6742 Karar sayılı kararı ile "...Somut olayda davalı ... Hazır Beton ve Beton Elemanları A.Ş.’ne karşı açılan davanın dürüstlük kuralına aykırı şekilde ve kötü niyetle açıldığı yönünde bir iddia veya Mahkeme kabulü vaki değildir. Kaldı ki, gerçek hasım olduğu öne sürülen dava dışı ... Kömür San. ve Tic. A.Ş. ile davalı arasında isim benzerliği olduğu da ortadadır.

Aynı zamanda Anayasa ilkesi olan ve 6100 sayılı HMK'nın 30 uncu maddesinde tanımlanan usul ekonomi ilkesi gereğince Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla da yükümlüdür. Maddi hata sonucu tarafta yapılan hatanın usulün elverdiği mecra kullanılarak giderilebilecek iken, gerekmediği halde, dava reddedilerek davacıya gereksiz masraf yaptırılması usul ekonomisine ve dolayısıyla da usul ve yasaya aykırıdır.

Hal böyle olunca, Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, davanın doğra hasma yöneltilmesi için davacıya mehil verilmesi ve bu minvalde yargılamaya devam edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın husumetten reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. ...." bahisle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece bozmaya uyularak verilen 30.05.2023 tarih, 2016/368 Esas, 2023/468 arar sayılı kararla: "-Maddi tazminat talebinin kabulü ile 4.439,30 TL geçici iş görememezlik, 65.894,34 TL sürekli iş görmemezlik ve 500 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 70.833,64 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 10.01.2014 tarihinden işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 40.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10.01.2014 tarihinden işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen 30.05.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...

vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan sürekli iş göremezlik oranı ile kusur raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkilin kusursuz olduğu, sürekli iş göremezlik oranının daha fazla olduğunu, manevi tazminatın düşük takdir edildiğini beyanla Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, sürekli iş göremezlik oranına itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkile izafe edilen kusur oranının hatalı olduğunu, olayın meydana gelmesinde tamamen işçinin kusurlu bulunması gerektiğini, manevi tazminatın fahiş takdir edildiğini beyanla Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 439 uncu maddesi.

3.Değerlendirme

Dosya kapsamından, Mahkemece davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde kusur aidiyet ve oranlarının tespitine yönelik 29.01.2018 tarihli 1.kök rapor aldırıldığı, bu raporda davacının %20, davalı işverenin ise %80 oranında kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı, işbu rapora davalı vekilinin itiraz etmediği, davacı vekilince itiraz edildiği akabinde Mahkemece davacı vekilinin rapora itirazının reddi ile hesap bilirkişisine gönderilmesine dair 26.09.2018 tarihli ara karar kurulduğu, ara karar gereğince dosyanın talimat Mahkemesine gönderildiği ancak dosyaya bu kez hataen 26.03.2019 tarihli kusur bilirkişi raporunun sunulduğu, iş bu raporda ise davacının olayda kusurunun bulunmadığı, davalı işverenin %100 kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı, sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkin davacının Kurum Sağlık Kurulunun 21.08.2017 tarihli kararında ve taraf vekillerinin bu karara itirazı üzerine alınan Yüksek Sağlık Kurulunun 04.12.2019 tarihli kararında kaza nedeniyle uğramış olduğu sürekli iş göremezlik oranının %2,1 olarak belirtildiği, taraf vekillerinin itirazı üzerine düzenlenen ATK 3. İhtisas Kurulunun 24.01.2022 tarihli kararında ise bu kez oranın başlangıçtan itibaren %3,2 oranı olarak tespit edildiği, taraf vekillerinin anılan karara itirazlarının bulunduğunun görüldüğü, devamla Mahkemece hükme esas alınan hesaba dair 21.03.2023 tarihli 2. ek raporda davacının maddi zararına ilişkin iş kazası nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik oranının %3,2 olarak kabul edilmesi suretiyle dosyada iki farklı kusur raporu bulunduğundan işverenin % 80 kusur oranı ile %100 kusur oranı üzerinden iki seçenekli hesaplama yapıldığı, işverenin % 80 oranında kusurlu olduğunun kabulü halinde zarar 1.seçenekte 70.333,64 TL, işverenin %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü halinde ise zarar 2. seçenekte 87.917,05 TL olarak hesaplandığı, davacı vekili sunduğu 20.03.2023 tarihli talep arttırım dilekçesi ile raporda esas alınan sürekli iş göremezlik oranına itiraz etmeksizin davacının %20 oranında kusurlu olduğu ihtimalini kabul ederek 1. seçenek üzerinden maddi tazminat talebini belirlediği, Mahkemece talep gibi toplam 70.33,64 TL maddi tazminata karar verildiği anlaşılmıştır. 5510 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 uncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.

Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir. Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.

Öte yandan Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 14.04.2016 tarihli bozma kararında davacı tarafa davasını gerçek hasma yöneltmesi amacıyla HMK 124 üncü maddesi gereği süre verilmesi gerektiğinin belirtilmesi üzerine davacı vekilince hasım düzeltme dilekçesi sunulduğu ancak Mahkemece davanın ilk olarak yöneltildiği dosyada ilgisi bulunmayan diğer davalı ... Hazır Beton ve Beton Elemanları A.Ş. yönünden tefrik kararı verilmeksizin yargılamaya devam olunduğu, karar başlığında iş bu davalı ile temyize gelen davalının ayrı ayrı davalı şeklinde gösterildiği ancak Mahkemece hüküm fıkrasında hükmolunan maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline denilmesi suretiyle hangi davalı aleyhine hüküm kurulduğu belirtilmemesi infazda tereddüte mahal verecek mahiyette olduğu anlaşılmıştır.

Ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 inci maddesinin 2 nci fıkrasında "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.

Somut olayda, davacının sürekli iş göremezlik oranının %3,2 olduğuna dair Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Dairesinin kararına süresi içerisinde davalı vekilince itiraz edildiği hususu ile anılan kararın dosyada mevcut kurum sağlık kurulu kararları ile çeliştiği hususları gözetilmeksizin raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulundan rapor alınmak suretiyle giderilmesinin ardından karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.

Yine yukarıda belirtildiği üzere hükmolunan tazminatların dosyada birden fazla davalı olmasına rağmen hangi davalıdan tahsil edileceğine yönelik HMK 297 maddesine uygun bir hüküm oluşturulmaması ve bu husus dikkate alınmadan infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması da yerinde görülmemiştir.

Mahkemece yapılacak iş, davalının davacının hükme esas alınan sürekli iş göremezlik oranına itirazının bulunduğu gözetilerek yukarıda açıklanan prosedür işletilmesi suretiyle davacının sürekli iş göremezlik oranını tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlemek , yeniden hesap raporu alınmasının gerekmesi halinde taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hak da gözeterek oluşacak sonuca göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 inci maddesine uygun infazda tereddüt oluşturmayan bir gerekçeli karar başlığı, gerekçe ve hüküm oluşturmaktan ibarettir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacı vekili ve davalı temyiz edenin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog