9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı şirketin %10 hissedarı olduğunu, diğer davalı ...'nin ise %60 hisse ile şirketin çoğunluk ortağı ve şirketin temsile tek başına yetkili müdürü olduğunu, müvekkilinin ...'nin kötü yönetimi ve payını dağıtmadığından dolayı kar payı alamadığını, davalı ...'nin davalı şirketi kötü yönettiği için işletmenin istenilen düzeyde para kazanamadığını ve kar edemediğini, davalının 80 yaşında olduğundan ve sağlık durumundan dolayı şirketi yönetim kabiliyetini kaybettiğini, ...'nin ayrıca ... Restaurantının da sahibi olduğunu, ... bulunan ... Otelini (... Otelcilik A.Ş. işletmesinde olan) bir süre işlettiğini ve 1,5 yıl önce işletmesini büyük borçlar bırakarak terk ettiğini, bu iki işletmeden ve şahsından kaynaklanan yüksek miktarda borcunun bulunduğunu, bu borçların davalı şirketin yaptığı satışlardan elde edilen paralar ile ödendiğini, davalı ...'nin ayrıca davalı şirketi de sürekli borçlandırdığını ve şirketin borçlarını ödemediğini, bu nedenle davalı şirketin hesaplarına sürekli haciz uygulandığını, bu borçlardan para kaçırmak için şirketin kredi kartı poslarından ve satıştan elde edilen paraların tamamını davalı ...'nin yeğeni olan ... ...'nin hesabına aktarıldığını ve buradan da davalı ...'nin borçlarına ödeme yapıldığını, hala davalı şirketin elde ettiği cironun tamamının ... ...'nin hesabına aktarıldığını, şirketin paraları davalı ...'nin talimatı ile şahsına ve borçlarına ödeme yapılarak şirketin zarar etmesine neden olunduğunu, davalılar adına toplam 107 adet icra başlatıldığını, davalı şirketin Vergi+SGK+Piyasaya olan borçlarının yaklaşık 3.000.000 TL civarında olduğunu, şirketin kendisine ait bu borçları ödemeyip, sürekli şekilde davalı ...'nin diğer işletmeler ve şahsından kaynaklanan borçlarını ödediğini, kâr payı alamayan müvekkilinin borçlardan doğan kamu borçlarından da sorumlu olduğunu, davalı ...'nin sağlığı ve yaşı nedeniyle tasarruf ehliyetine sahip olmadığını düşündüklerini, yaptığı ticari faaliyetlerinin sonuçlarını kestirme ve öngörme yeteneğini kaybettiğini, şirketle ilgili yaptığı işlerin sonuçlarını idrak etme yeteneğinden yoksun olduğunu, sürekli yanlış ve ticari olmayan kararlar ile şirketi çok kötü yönettiğini, şirketin sürekli borçlu olduğunu ve gittikçe çıkmaza girdiğini belirterek,
TTK'nın 630 ve devamı maddeleri uyarınca davalı ...'nin, davalı şirket temsil ve yönetim yetkisinin elinden alınarak müdürlükten azline, yeni müdür seçilene kadar şirketi yönetmek üzere bir kayyım atanmasına, davalı şirketin ileride telafisi mümkün olmayacak zarara uğrama ihtimaline binaen ihtiyati tedbir kararı ile davalı ...'nin geçici olarak şirket müdürlüğü görevinden alınarak yerine bir kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davacının elinde hukuken kendisini haklı gösterir hiçbir delilinin olmadığını, ihtiyati tedbir kararının verilmesinin şirketi geri dönülmez zarara uğratacağını, tüzel kişiliğe kural olarak kayyım atanmasının ancak tüzel kişiliğin organsız kalması halinde veya belli bir işle sınırlı olmak üzere mümkün olduğunu, davalı şirkette organ boşluğunun bulunmadığını, davacının müvekkili şirkete kayyım atanması talebinin yerinde olmadığını, davacının ...'nin ağabeyi olan müvekkiline duyduğu kişisel husumetle işbu davayı açtığını, davacının şirketin ortağı olmakla genel kurulda oy kullanma hakkına sahip olması, şirketin temsil ve ilzamına ilişkin olağan iş ve işlemlerde davacıya danışılmasını, onayının alınmasını gerektirmediğini, davacının şirket ortağı sıfatına haiz olması, şirket müdürünün görev ve yetkisi alanında müdahaleye hakkının olduğu anlamına gelmediğini, davacının şirketi fiilen bizzat kendisinin yönettiğini, ortaklarının akraba olduğunu, şirket aleyhine haksız ithamlarla bu davanın ikame edilmesinin ayrılma akçesi istemeye dayanak oluşturmaya çalışmak olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; şirket müdürünün azli ve şirkete kayyım atanmasına ilişkindir. Davalı şirkete ait ticaret sicil dosya sureti, banka hesap hareketleri, vergi kayıtları, SGK kayıtları, ilgili icra ve dava dosyaları celp edilmiş, taraf tanıkları dinlenmiş ve bilirkişi raporu alınmıştır.
Davalı şirketin ticaret sicil dosyasının incelenmesinde; davalı şirketin ... ilçesinde bulunduğu, bu nedenle Mahkememizin bu davada yetkili olduğu, şirketin sermayesinin 55.000 TL ve davalı ...'nin 35.000 TL'ye karşılık 1.400 hisseye, davacı ...'nin 5.000 TL'ye karşılık 200 hisseye, dava dışı ...'nin 5.000'er TL'ye karşılık 200'er hisseye sahip oldukları, 30/01/2023 tarihli şirket ortaklar kurulu kararı ile davalı ...'nin şirket müdürü olarak atandığı anlaşılmıştır.
Davacı tanığı Muammer Turan; davalı ...'nin 80 küsür yaşında olduğunu, bedensel rahatsızlıklarının olduğunu, davalı ...'nin personolin maaşını vermediğini, manavdan aldığı ürünlerin parasını vermediğini, 2 adet şefin işi bıraktığını, bildiği kadarıyla hakkında çok sayıda dava dosyasının ve icra dosyasının bulunduğunu belirtmiştir.
Davacı tanığı ...; davacı ve davalı ...'nin kardeş olduğunu ve her ikisinin de davalı şirkette hissesi olduğunu, davalı ...'nin 80 yaşında olduğunu ve fiziksel sorunları olduğunu, davalı ...'nin ve şirketin borçlarının bulunduğunu, davalı ...'nin şirketi iyi yönetemediğini belirtmiştir.
Davacı tanığı ...; davalı ...'nin 83-84 yaşında olduğunu, sağlık sorunlarının olduğunu, şirketin ve davalı davalı ...'nin borçlarının olduğunu, yaşlılıktan dolayı bir takım sıkıntıları olduğunu, artık yapamıyorsun, bırak diye kendisine söylediğini belirtmiştir.
Davalı tanığı ...; davalı ...'nin işine kimseyi karıştırmadığını, tutarsız davranışlarda bulunduğunu, bugün verdiği kararı yarın değiştirdiğini, şirketin borcu bulunduğunu, personele davranışının belli olmadığını, dakikası dakikasına tutmadığını, çoğu zaman çalışanların maaşının geç ödendiğini, esnafa da ödemelerin geç yapıldığını belirtmiştir.
Bilirkişiler Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. ... mahkememize sundukları 10/07/2024 tarihli raporlarında; TTK m.630/2 uyarınca her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceğini, davalı ... ... Ticaret Ltd. Şti.nin 55.000 TL sermayeli olduğunu, Davacı ...’nin %9,09 oranında bir paya sahip olduğunu, davalı ...'nin ise %63,63 oranında paya sahip olduğunu, aynı zamanda şirketin münferiden imza yetkili müdürü olduğunu, davalı ...'nin yöneticisi olduğu davalı ... ... Ticaret Ltd. Şti.’nin varlıklarını şirketin menfaatine değil uygun gördüğü ortağın menfaatine kullandığını, şirketin sahip olduğu varlıkların her geçen yıl daha fazla ortağa transferinin yapıldığını, davacı tarafından davalı ... ... Ticaret Ltd. Şti.’ye ait olduğu ileri sürülerek sunulan ... ekstresi doğru ise davalı şirket kayıtlarının gerçeği yansıtmadığını, şirket kayıtlarında toplamda 3 kayıt varken, sunulan ekstrede yüzlerce işlem olduğunu, bakiyelerin farklı olduğunu, şirket kayıtlarındaki banka hesabı bakiyesinin fiktif olduğunu, yani davalı muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığını, mevcut haliyle sağlanan tüm kaynakların ortaklara transfer edildiğinin anlaşıldığının, davalı ...'nin sağlığı ve yaşı (80 yaşında) nedeni ile tasarruf ehliyetine sahip olmadığı iddiasının heyetin uzmanlık alanına girmediğinden bu konuda değerlendirme yapılamadığını, davalı ... ... Ticaret Ltd. Şti.’nin müdürü olan davalının müdürlük yaptığı dönemde dava sayılarındaki artış, personele olan borçlar, kamu borçlarındaki artış, ortaklara sağlanan varlık transferleri topluca değerlendirildiğinde “tedbirli bir yönetici” olarak davranmadığını ve temsil ettiği şirketi kötü yönettiğini, dava dosyası kapsamında ve davalı şirket kayıtlarında davalı ...'nin rekabet etme borcuna aykırılık teşkil eden bir fiilinin tespit edilmediğini belirtmişlerdir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı ... ... Tic. Ltd. Şti.'nin toplam 2.200 adet hissesinin 200 hissesine sahip olduğu, davalı ...'nin bu şirketin 1.400 hissesine sahip olduğu ve aynı zamanda davalı şirketin yetkili müdürü olduğu, davacının davalı ...'nin şirketi kötü yönettiğini belirterek müdürlük görevinden azlini ve şirkete kayyım atanmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
TTK'nın 630. maddesinin 2. fıkrasında; "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir." 630.maddenin 3.fıkrasında "Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur." hükmü bulunmaktadır.
Davalı şirkete ait ticaret sicil kaydı, celp edilen davalı şirkete ait vergi kayıtları, banka hesap hareketleri, SGK kayıtları, icra ve mahkeme dosya bilgileri, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı şirketin muhasebe kayıtlarının TTK ve VUK çerçevesinde mevzuata uygun olarak tutulmadığı, ortaklardan alacaklar hesabının devamlılık arz eder şekilde arttığı, şirkete giren tüm paranın ortaklara transfer edildiği, davalı şirketin kârlı bir işletme olduğu, işletme büyümesini hem borçlarını arttırarak hem de kâr nedeniyle öz kaynaklardaki artışı ile sağladığı, davalı şirket ve davalı ... hakkında birçok dava ve icra dosyası bulunduğu, davalı şirketin personele olan borçlarının, kamu borçlarının arttığı, buna göre davalı ...'nin şirketin iyi yönetimi için tedbirli bir yönetici olarak davranmadığı ve şirket müdürlüğünden azli için haklı sebebin bulunduğu anlaşıldığından TTK.nın 630. maddesi gereğince davalı ...'ye karşı açılan şirket müdürlüğünden azli davasının kabulüne ve davalı ...'nin şirket müdürlüğünden azline karar verilmiştir.
Şirket müdürlüğünden azli davasında; davalı şirkete husumet yönetilemeyeceğinden davalı şirket yönünden şirket müdürlüğünden azli davasının pasif husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalı şirkete kayyım tayin edilmesini de talep etmiştir.
Davalı şirkete kayyım tayin edilmesi davasında ortak ...'ye husumet yönetilemeyeceğinden davalı şirkete kayyım tayin edilmesi davası yönünden davalı ...'ye açılan davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Davalı şirkete kayyım tayin edilmesi davasının davalı şirket yönünden incelenmesinde; davalı şirket müdürü ...'nin müdürlük görevinden azline karar verildiğinden davalı şirketin yöneticisiz kalması nedeniyle davacının kayyım atanmasına yönelik davasının şirket yönünden kabulüne ve yönetici kayyımı olarak Mali Müşavir ...'nın atanmasına, kararın niteliğine göre davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ihtiyati tedbir yoluyla davalı şirket yöneticisi ...'nin yetkilerinin kaldırılmasına, davalı şirkete kayyım olarak atanan ...'nın derhal göreve başlamasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Şirket müdürünün azli talebi yönünden;
a)Davalı ... yönünden davanın kabulü ile, ... Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasında kayıtlı ...müdürü ...’nin TTK'nun 630/2. maddesi gereğince şirket müdürlüğünden haklı nedenle azline, Karar kesinleştikten sonra karardan bir örneğin tescil ve ilan yönünden ... Müdürlüğüne gönderilmesine,
b)Davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2.Davalı şirkete kayyım atanması talebi yönünden;
a)Davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
b)Davalı şirket hakkındaki davanın kabulü ile; davalı ... ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’ne yönetici kayyımı olarak Mali Müşavir ...’nın atanmasına, Kayyıma aylık 30.000 TL ücret takdirine, Her ayın başında şirket tarafından kayyım ücretinin ödenmesine,
3.Kararın niteliğine göre davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ İLE, İhtiyati tedbir yoluyla davalı şirket yöneticisi ...’nin yetkilerinin kaldırılmasına, davalı şirkete kayyım olarak atanan ...’nın hemen görevine başlamasına,
Davacı tarafça kayyıma emek ve mesaisine karşılık aylık 30.000 TL x 6 =180.000 TL olarak takdir edilen ücretin mahkeme veznesine avans olarak yatırıldığında kayyımın görevine başlatılmasına ve akabinde tedbir kararının Ticaret Siciline tescili ile Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanına, bu husustaki masrafın da davacı tarafından karşılanmasına, Tedbir kararı ile ilgili olarak davacıdan HMK 392/1.maddesinin 2.cümlesi uyarınca teminat alınmasına yer olmadığına,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre Şirket müdürünün azli davası yönünden alınması alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 247,70 TL harcın davalı ...'den tahsiline,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre Şirkete kayyım atanması davası yönünden alınması alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 247,70 TL harcın davalı ... ... Tic. Ltd. Şti.'den tahsiline,
6.Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ve 179,90 TL peşin harç toplamı 359,80 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince şirket müdürünün azli davası için 30.000 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
8.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince şirket müdürünün azli davası için 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak alınarak davalı ... ... Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine,
9.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı şirkete kayyım atanması davası için 30.000 TL vekalet ücretinin davalı ... ... Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
10.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı şirkete kayyım atanması davası için 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine,
11.Davacı tarafından yapılan 22.500 TL bilirkişi ücreti ve 962,50 TL tebligat-müzekkere-tanık masrafları olmak üzere toplam 23.462,50 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
12.Davalıların yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
13.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Davacının ve taraf vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2024 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)