8. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4228
- Karar No
- 2024/5690
- Karar Tarihi
- 02.07.2024
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
8. Ceza Dairesi 2023/4228 E. , 2024/5690 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkarasına göre hüküm fıkrasında verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, 16.06.2022 tarihli kararda ''İzmir Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yoluna başvurabileceği'' denilmek suretiyle kanun yoluna başvuru merciinin yanlış gösterilmesi nedeniyle temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Milas Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 19.11.2008 tarihli iddianamesi ile sanığın hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154 uncu maddesinin birinci fıkrası cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2.Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2010 tarihli kararı ile beraat kararı verilmiştir. Bu kararın temyizi üzerine; Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 27.10.2015 tarihli kararı ile "... Katılanın mahallinde hazır edilerek haksız olarak müdahale edildiğini iddia ettiği yeri göstermesi sağlanarak ve sanıklar tarafından bilgi sahibi olduğu belirtilen köy muhtarı da tanık sıfatıyla dinlenilerek uzman bir bilirkişi vasıtasıyla uygulamayı yansıtan ve özellikle katılanın sunmuş olduğu vekaletnamede belirtilen ve babasına ait taşınmaza bir tecavüzün bulunup bulunmadığını varsa miktarını açıkca gösteren kroki ve rapor alınmak suretiyle keşif yapılmadan eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması ve hafriyat dökülmek suretiyle müdahale edildiği belirtilen Milas, Kıyıkışlacık Köyü, Zeytinli Kuyu mevkiinde bulunan 115 Ada, 642 Parsel sayılı taşınmazın gerek katılan tarafından temyiz dilekçesi ekinde sunulan tapu kaydı gerekse mahkemece getirtilen tapu kayıtlarına göre; katılanın babası olan ... Horoz'un iştirak halinde mülkiyetinde olduğu anlaşıldığı halde başka şahıslara ait olduğu belirtilmek yerinde olmayan gerekçe ile hüküm kurulması, .." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2018 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verilmiştir.
4.Sanığın denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli kararı ile sanığın, hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz Sebepleri Lehine hükümlerin uygulanmadığına ve yeterli delil olmadığı gibi sebeplere ilişkindir. IV. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca zamanaşımı süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki durma süresi de belirtilen olağanüstü zamanaşımı süresine eklendikten sonra suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Milas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli, 2022/266 Esas, 2022/386 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.07.2024 tarihinde karar verildi.