8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2022/5340 E. , 2024/5177 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine verilmiştir. Kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Davacılar dava dilekçesinde özetle; ... ili Merkez ilçesi ... Köyü 101 ada 1 parsel sayılı orman vasfıyla Hazine adına tescil edilen taşınmazın, babaları olan ... kullanımında iken kendilerine intikal ettiğini, kadimden beri tarım arazisi olarak kullanılan ve nizasız fasılasız 80 yılı aşkın zilyetliklerinde bulunan taşınmazın tapu kaydının iptali ile adlarına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dava, kadastro tespitinden önceki hukuki sebeplere tapu iptali ve tescil davasıdır. Tarafların dilekçe ve beyanları, dosya arasına alınan yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; ... ili Merkez ilçesi ... Köyü Topluca Mahallesi, ... mevkii, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 7 ve 18 inci maddelerine göre yapılan kadastro çalışmalarının 08.06.2009-08.07.2009 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı, dava konusu taşınmaza ... Kadastro Mahkemesinde açılan 2010/37 Esas 2010/91 Karar ile yapılan yargılama sonunda kadastro tutanağının 17.06.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacılar davalarını ilk olarak Mahkememizde 26/.8.2019 tarihli ve 2019/480 Esas sayılı dava ile açmışlardır, ancak bu davanın 2020/239 Karar ile açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve bu karar Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2021/289 Esas 2021/256 Karar ile başvurunun esastan reddine karar verilerek 07.06.2021 tarihinde kesinleşmiştir. Davacılar işbu davalarını 04.06.2021 tarihinde ikame etmişlerdir. 3402 sayılı Kanun'un. 12/3'te düzenlendiği üzere; "Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz." Dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan kadastro çalışmaları, kadastro mahkemesinde açılan dava neticesinde 17.06.2010 tarihinde kesinleşmiştir, işbu dava ise 10 yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra 04.06.2021 tarihinde açılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın 3402 sayılı Kanun'un 12/3 gereğince hak düşürücü süreden reddi kanaatiyle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "Dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak, orman parseli hakkında genel mahkemede açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca; 6100 sayılı Kanun'un 357 inci maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dosyanın incelenmesinden; 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, ... ili Merkez ilçe ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 1 parsel sayılı 53.956.196,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, askı ilanın 08.06.2009 ila 08.07.2009 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde Kadastro Mahkemesine dava açıldığı gerekçesiyle ilan süresi bitiminde tespitin kesinleştirilmediği, ancak ... Kadastro Mahkemesinin 2010/37 Esas 2020/91 Karar sayılı ilamı ile, davanın askı ilan süresi dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilip bu kararın 17.06.2010 tarihinde kesinleşmesi sebebiyle tespit tutanağının 17.06.2010 tarihinde kesinleştirildiği, taşınmazın bir kısmının hükmen, bir kısmının ise 2/A ve 2/B uygulama çalışmaları sonucunda başka parsellere gittiği, eldeki davanın ise 04.06.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf, miras yoluyla gelen hak ve taksime dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Davalı taraf usule ve esasa ilişkin sebeplerle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir. ... Asliye Hukuk mahkemesinin 2019/480 Esas 2020/239 Karar sayılı dosyasının incelenmesinden; davacılar ... ve ... tarafından, davalı ... İdaresine karşı, ... ili Merkez ilçe ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 1parsel sayılı taşınmaz hakkında, kadastro öncesi sebeplere dayanılarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açıldığı, yargılama sonucunda, davanın takipsiz bırakılması ve yasal süresi içerisinde yenilenmemesi sebebiyle 6100 sayılı Kanun'un 150/5 inci madde uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek 07.06.2021 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesinde "Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz" hükmü yeralmaktadır. Anılan hüküm gereğince kadastrodan öncesi haklara ve hukuki sebeplere dayanılarak kadastro tutanağının kesinleşmesinden itibaren on yıl geçtikten sonra dava açılamaz. 3402 sayılı Kanunu'nda yeralan on yıllık hak düşürücü süre olumsuz dava şartı olup, taraflarca ileri sürülmese dahi mahkeme hakimince resen dikkate alınması gerekir. Bu bilgiler ışığında dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olmasına, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde yazılı on yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş bulunmasına, açılmamış sayılmasına karar verilen dava sebebiyle bu sürenin kesilmemesine ve tüm dosya kapsamına göre, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu" belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacılar temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup davacıların temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davcılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.