8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/853 E. , 2024/7941 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 05/09/2016 tarihli ve 2016/33416 Esas, 2016/38368 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. İstanbul 18.
Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2017/198 Esas, 2022/132 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5.
Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/2998 Esas, 2022/2620 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin yerinde görülmemesi nedeniyle hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ... cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay; sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkindir.
2.Tutanak içeriğine göre; hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı kesinleşen sanıklar ..., ..., ... ve ...'in buluştukları, ...'in ...'den para aldığı, sonrasında ... ve ...'ın ayrılarak taksi ile gittileri, ... ve ...'in restorana oturduğu, yanlarına sanığın geldiği, devam eden fiziki takipte ... ve ...'ın Abdi İpekçi Caddesi üzerindeki Hoca Hayri Efendi Merkez Cami önünde araçtan indikleri, ...'ın gelerek elindeki çantayı ...'a teslim ettiği operasyon kararı ile çanta içerisinde suça konu maddelerin ele geçirildiği tespit edilmiştir.
3.Uzmanlık raporuna göre; ele geçen maddelerin esrar olduğu tespit edilmiştir. Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İletişimin dinlenmesi ve tespiti tutanakları ile 03.06.2016 tarihli tape değerlendirme tutanağı içeriği, fiziki takip tutanakları, ara yakalamaya ilişkin 01.06.2016 tarihli tutanak, muhbir şahsın Emniyet Müdürlüğü'nce kayıt altına alınan 2016/İH.5703 sayılı ihbarında vermiş olduğu bilgiler, araştırma ve değerlendirme tutanağı, para tespit ve muhafaza altına alma tutanağı, tartı vezin tutanağı, üst arama tutanakları ile sanıkların tevil yollu ikrarları birlikte değerlendirildiğinde sanığın aksi yöndeki savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu da vicdani kanaati ile sanık ...'un fikir ve ... birlikteliği içerisinde dava dışı sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte uyuşturucu madde ticareti eyleminde bulunduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükme yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
Sanığın isminin muhbir beyanında geçmemesi, sanık hakkında alınmış iletişim tespit kararı olmadığı gibi iletişim tespit tutanaklarında da diğer sanıklar ile herhangi bir konuşmasının bulunmaması, para ve uyuşturucu madde teslimatı sırasında sanığın olay yerinde olmaması, restoranda oturan sanıklar ... ve ...'in yanına gelip oturması dışında fiziki takibe yansıyan bir eyleminin görülmemesi, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna iştirak ettiğine ilişkin aleyhe beyan bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde, kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı kesinleşen ...'da ele geçirilen uyuşturucu maddeyle ilgisinin olduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/2998 Esas, 2022/2620 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.