11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2022/8900 E. , 2024/8916 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 16 Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 1 yıl 3 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün sanık temyizi üzerine; sonradan yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanunun 235 üncü ve 254 üncü madde ve fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri yapılması gerektiği gözetilerek bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 7 ay 15 gün hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2022/327 Esas, 2022/353 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 ncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, zararı gidermek istediğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak ulusün infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Sanığın tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunmasına rağmen mahkemesince tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak
4.Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2022/327 Esas, 2022/353 Karar sayılı kararında, sanık hakkında bozma öncesi kurulan hükmün sanık tarafından temyiz edilmiş olması ve aleyhe temyiz bulunmaması karşısında 1412 sayılı Kanun'un 326 ıncı maddesi uyarınca kazanılmış hakları saklı tutulması suretiyle ilk hükümden daha ağır bir hüküm kurulamayacağı gözardı edildiği anlaşılmış ancak bu durumun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür, bu husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2022/327 Esas, 2022/353 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca hüküm fıkrasından sanığın neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 1.660 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına,sanığın mali ve şahsi hali nazara alınarak tck.nun 52/4. maddesi uyarınca takdiren mehil verilmesine yer olmadığına, ancak verilen para cezasının miktarı da nazara alınarak verilen adli para cezasının 1 er ay arayla 5 eşit taksitte ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve hapse çevrileceğinin ihtarına,'' kısımlarının kaldırılarak yerlerine sırayla "bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle neticeden 1 yıl 3 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,Sanık için tayin edilen adli para cezasının TCK nın 52/4 maddesi uyarınca sanığın ekonomik ve şahsi durumu gözetilerek takdiren birer ay ara ile 10 eşit taksitte tahsiline," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.