neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tespit davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının bankadan kullandığı kredi faizinin yüksek olması nedeniyle yüksek bir borç altına girdiğini, kredi borcunun zamanında ödenmemesi üzerine davacı aleyhinde takip başlatıldığını, davacı tarafından icra dosyasına muhtelif tarihlerde ödeme yapıldığı halde faiz oranın yüksek olması nedeniyle borcun sona ermediğini ve icra takibinin devam ettiğini, takipte uygulanan temerrüt faiz oranının %126 olduğunu, bu durumun hakkaniyete aykırı olduğunu alacaklıyı kazançlı hale getirdiğini, yine uygulanan faiz oranının emsal banka uygulamalarının çok üzerinde olduğunu, sözleşme hükümlerinin haksız şart niteliğinde olduğunu belirterek faiz oranının sosyal şartlara uyarlanmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile... Bankası arasında kredi sözleşmesi bulunduğu, bu kredi sözleşmesi uyarınca davacıya kredi kullandırıldığı, kredi ödemelerin yapılmaması üzerine ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiğini, ihtarnameye rağmen ödememe yapılmaması üzerine de takibe girişildiğini, davacının ödeme emrinin tebliği üzerine faiz ve faiz oranına herhangi bir itirazının olmadığını, takibin böylelikle kesinleştiğini, uygulanan faizin mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, takipten 7 yıl sonra ileri sürülen iddianın iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca temlik eden bankaca uygulanan temerrüt faiz oranının emsal banka uygulamalarının çok üzerinde olduğu iddiasıyla faiz oranının sosyal şartlara uyarlanması talebine ilişkindir.
DELİLLER
-... Bankası AŞ nin 30/07/2019 tarihli yazısı ve eki genel kredi sözleşmesi -Bilirkişi ...'ın 08/09/2020 tarihli ön raporu ile 15/06/2021 tarihli raporu -İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyası
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı ile dava dışı ...Bankası A.Ş Salihli şubesi arasında 06/06/2008 tarihinde 20.000,00TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu kredi sözleşmesi kapsamında davacıya kredi kullandırıldığı, kredi hesabının 01/10/2009 tarihinde kat edildiği, davacıya davanın keşide edildiği, ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği, ödemenin yapılmaması üzerine davacı aleyhinde 18/03/2010 tarihinde İzmir... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında takip başlatıldığı, takibin kesinleştiği, alacaklı bankanın takibe konu alacağını ... Yönetim A.Ş'ye temlik ettiği, davacı aleyhinde takip işlemlerinin devam ettiği, sonrasında birleşme veya ünvan değişikliği suretiyle takip konusu alacağın davalı şirkete geçtiği, ayrıca işlemsiz bırakılan dosyada 2014 yılında yenileme işlemlerinin yapıldığı ve icra dosyasının ... esasını aldığı, davacının dava dışı banka tarafından uygulanan temerrüt faizi oranının fahiş olduğu ve sözleşme ile sosyal şartlara uyarlanması iddiası ile iş bu davayı ikame ettiği, taraflar arasında faiz oranının mevzuat ve sözleşmeye uygun olarak belirlenip belirlenmediği hususunda ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce 07/07/2021 tarih ... karar sayılı ilam ile davanın kabulü ile İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında asıl alacağa işletilecek takip öncesi ve sonrası temerrüt faiz oranın %42.30 olarak tespitine dair karar verildiği, davalı vekilinin bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu, istinaf incelemesi neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin 28/05/2024 tarih...karar sayılı ilamı ile "... Davacı esasen kararlaştırılan faiz oranının yüksek olduğunu iddia ederek, faiz oranının sosyal şartlara uyarlanmasını talep etmesine karşın, mahkemece davacının uyarlama talebinin incelenmediği, somut olayda uyarlamanın şartlarının mevcut olup olmadığının araştırılmadığı görülmüştür.
Bilindiği üzere bir davada uyarlama talebinin kabul edilebilmesi için işlemin yapıldığı tarihteki koşulların olağanüstü derecede değişmesi ve bu değişim nedeniyle gerçekleşen yeni durumun işlemin taraflardan biri için katlanılamaz hale gelmiş olmalıdır. Talebe konu kredinin ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesi olup, sözleşmede tarafların serbest iradeleri ile belirlenen bir faiz oranının bulunup bulunmadığı, tarafların basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında bulundukları da dikkate alınarak, uyarlama koşullarının somut olayda mevcut olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun da denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmektedir. Bu itibarla Mahkemece alanında uzman bankacı bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi de verilerek, öncelikle uygulanan faiz oranı konusunda taraflar arasında imzalanan sözleşmede hüküm bulunup bulunmadığı, hüküm var ise uygulanan faiz oranının sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığı, faiz oranının sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olması halinde ise kredinin ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesi olduğu dikkate alındığında somut olayda uyarlama koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun mahkemece tespit edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu şekilde mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğu dikkate alınarak, bu yönüyle davalı vekilinin istinaf itirazının haklı ve yerinde olduğu değerlendirilerek,
HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulü ile yerinde görülmeyen yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir..." gerekçesi ile mahkememizin anılan ilamının kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın mahkememizin yukarıdaki esas numarasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce 05/06/2024 tarihli kaldırma tensip tutanağı ile istinaf ilamı doğrultusunda dosyanın bankacı bilirkişiye tevdine, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine, bilirkişiden öncelikle uygulanan faiz oranı konusunda taraflar arasında imzalanan sözleşmede hüküm bulunup bulunmadığı, hüküm var ise uygulanan faiz oranının sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığı hususunda rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişinin görev tanımının açıkça yapıldığı, ayrıca söz konusu ara kararda bilirkişi için ücret takdir edildiği ve bu ücreti yatırmak üzere davacı vekiline iki haftalık kesin süre verildiği, iki haftalık kesin süre içerisinde bilirkişi delil avansının mahkememiz veznesine depo edilmemesi halinde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ve mevcut dosya kapsamına göre değerlendirme yapılacağının davacı vekiline 15/06/2024 tarihinde ihtaratlı davetiye ile tebliğ edildiği, davacı vekilince bilirkişi ücretinin kesin süre içerisinde yatırılmadığı, davacı vekili tarafından kesin ve yasal süresi içerisinde bilirkişi masrafının yatırılmaması sebebiyle mahkememizce dosyanın bilirkişiye tevdi edilmediği, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi uyarınca verilen ve kesin olan sürenin yeterli, emredilen işlerin, gerekli ve yapılabilir nitelik taşıdığı, ayrıca süreye uyulmamasının sonuçlarının açıkca anlatıldığı-ihtar edildiği, kesin süre içerisinde ara karar gereğinin davacı tarafından yerine getirilmemiş olmasının davalı yararına usuli kazanılmış hak doğurduğu, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmadığı, kendisine tanınan kesin süre içerisinde bilirkişi delil avansını mahkememiz veznesine depo etmeyen davacının 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılması gerektiği, yukarıda anılan istinaf kaldırma ilamı ile mahkememizce alınan 15/06/2021 tarihli bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olmadığının kabul edildiği ve ayrıca davacının uyarlama isteğinin mahkememizce değerlendirilebilmesi için öncelikle genel kredi niteliğindeki sözleşmede tarafların serbest iradeleri ile belirlenen bir faiz oranının bulunup bulunmadığı, hüküm var ise uygulanan faiz oranının sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığının bilirkişi incelemesi ile araştırılması gerektiği dikkate alındığında davacının bilirkişi incelemesiyle belirlenebilecek olan iddia ve talebini ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir (Benzer yöndeki kararlar için bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/06/2021 tarih ve 2017/3-3179 esas, 2021/806 karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/06/2022 tarih ve 2020/8332 esas, 2022/5103 karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17/11/2021 tarih ve 2020/4398 esas, 2021/6282 karar sayılı ilamları).
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 170,78 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 256,82 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3.Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca dava değeri üzerinden takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
5.6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
6.Kararın kesinleşmesinden sonra İzmir... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının mercine İADESİNE,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.09/10/2024 Katip ... Hakim ... E-İMZA E-İMZA