43. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1347
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARI
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş. (asıl borçlu) ile banka arasında kredi genel sözleşmesi imzalandığını, asıl borçlu ortak ve yetkilileri tarafından kefil sıfatı ile imzalandığını, kullandırılan kredilerin geri ödemesinin yapılmadığını, takibe geçildiğini, haksız ve dayanaksız olarak itiraz edildiğini, kefaletin 4.000.000,00 TL olduğunu, borçlarının muaccel hale geldiğini, faiz oranının sözleşme ile kararlaştırıldığını iddia ederek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı kefiller ise davaya cevap vermemiş, duruşmaya da katılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..davanın, davacı tarafından dava dışı .. A.Ş.'nin kullandığı kredi sözleşmesinde kefil olan davalılar aleyhine kredi sözleşmesine dayalı olarak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. ile başlatılan icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalıları olduğu, başlatılan ilamsız icra takibine davalı borçluların süresinde itirazları doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür. Takibe ve davaya dayanak yapılan kredi sözleşme örneği, banka kayıtları ve hesabın katına dair ihtarname örnekleri dosyamıza sunulmuştur. Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, mahkememizce atanan bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile dosyaya sunulan belgeler üzerinde ve banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmış, tanzim edilen 14/04/2020 tarihli rapor dosyaya sunulmuştur.
Bilirkişi raporunda, davacı ile dava dışı ... A.Ş. şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalıların bu krediye müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla aynı tutarda kefil olduğu, sözleşme kapsamında davalı şirkete kredi kullandırıldığı, kredi ödemesinin belirlenen tarihte yapılmaması nedeni ile hesabın kat edildiği, davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; kredi mevduat hesabı yönünden toplam 8.343,10 TL alacağının olduğu, davalıların kredi kartı için sorumlu olmaları için ayrıca özel olarak imzalarının bulunmadığı, bu nedenle kredi kartı borcundan sorumlu olmayacakları rapor edilmiştir. Davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin ve davacı ile davalılar arasında imzalanan müşterek ve müteselsil kefil sözleşmenin geçerli olduğu, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun dosya kapsamı ile uyumlu ve yeterli olduğu görülmüş, davalıların kredi kartı borcundan da sorumlu olmaları için sözleşmede herhangi bir hükmün olmadığı ve ayrıca bu hususta davalıların imzalarının alınmadığı anlaşıldığından kredi kartı borcuna yönelik talebin reddine karar verilmiş, kredi mevduat hesabı yönünden ise davanın kısmen kabulüne , İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına davalıların yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin Kredi Mevduat Hesabı yönünden 7.492,05 TL asıl alacak, 675,97 TL işlemiş akdi faizi, 134,55 TL temerrüt faizi, %5 BSMV, 40,53 TL olmak üzere toplam 8.343,10 TL üzerinden tahsil tarihine kadar yıllık %28,08 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen 8.343,10 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda KMH için kefillerin sorumluluklarının bulunduğunu, ancak kredi kartı üyelik sözleşmesi veya BCH niteliğinde krediler için düzenlenen KGS'de kefillerin kredi kartı için özel olarak imzalarının bulunmaması nedeniyle kefillerin kredi kartından dolayı sorumluluklarının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığını, bu yöndeki sonuç ve kanaatine açıkça itiraz etmelerine rağmen ilk derece mahkemesince yeterli ve gerekli araştırma yapılmadan kısmen kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili banka ile yapılan görüşmeler neticesinde söz konusu borçlular ile ilgili olarak ayrıca kredi kartı ve business card sözleşmesi imzalanmadığını, ticari firma olduğu için firmaya kullandırılan Kredi Genel Sözleşmesi gereğince belirtilen kredilerin de kullandırıldığı bilgisi alındığını, ticari kredi kartının KGS' de detayları yazmasa da kefil olarak imzalanan KGS'de yer alan kredinin ticari olması ve ticari kredilere ilişkin GKS'lerde kefillerin ve kredi alanların doğmuş ve doğacak bütün borçlarına kefil olduklarının belirtilmesi nedeniyle kefiller, kredi borçlusu şirket adına düzenlenmiş kredi kartından doğan/doğacak kredi borçlarına da kefil olacağını, ayrıca kefillerin kredi kullanan asıl borçlu ... şirketinin müvekkili bankadan kullandığı ticari kredilere GKS'de yer alan miktar kadar ve müteselsil olarak kefil olduğu göz önünde bulundurulması gerektiğini, kefiller tarafından borçlu şirket kredi kartından dolayı doğabilecek sorumluluğun GKS'de yer alan limit dahilinde öngörüldüğü/bilindiğinin kabul edilmesi gerektiğini, nitekim müvekkili banka ile borçlu şirket ve kefiller arasında imzalanan kredi genel sözleşmesinin kredi türleri ve kredi limitinin kapsamını düzenleyen 3. maddesinde kredi kartı işlemlerinde sözleşme hükümlerinin tamamının geçerli olduğu ve yine kefalet hükmü başlıklı 2. maddesinde müteselsil kefilin Türk Borçlar Kanunu 582. Maddesi gereği müteselsil kefaletin sözleşme sebebiyle doğmuş borçları kapsadığı gibi ileride doğması muhtemel borçları da kapsayacağının belirtildiğini ve kefillerin tamamı tarafından usul ve yasaya uygun şekilde imza altına alındığını, tüm bu hususlar neticesinde bilirkişi raporunda KGS'de kefillerin kredi kartı için özel olarak imzalarının bulunmaması nedeniyle kefillerin kredi kartından dolayı sorumluluklarının bulunmadığı yönündeki görüşlerine taraflarınca itiraz edilerek, dosyanın alanında uzman farklı ve yeni bir bilirkişiye tevdi edilmesi ve ek rapor alınması talep edilmesine rağmen ilk derece mahkemesince ek bilirkişi raporu alınmadığını, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/949 E. 2020/1076 K. sayılı dosyası nezdinde verilen 15.12.2020 tarihli davanın kısmen kabulüne dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve istinaf mahkemesinde yeniden görülmesine, haklı davalırının tamamının kabulü ile KGS'ye atılan kefalet imzalarının sözleşme hükümleri gereği kredi kartı için de yeterli olduğu göz önünde bulundurularak kefillerin hesaplanan tutarların tamamından sorumlu olduğuna, mahkeme aksi kanaatte ise hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, kredili mevduat hesabı ve kredi kartı kullandırılmak suretiyle oluşan alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine kefil olan davalılar tarafından yapılan itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş , davacı vekilince kredi kartından kaynaklanan alacak talebinin reddi yönünden verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, dava dışı asıl borçluya tahsis edilen kredi kartı borcundan davalı kefillerin sorumlu olup olmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, dava dışı asıl kredi borçlusu ve davalı takip borçluları hakkında İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası takip dosyasında "kredi üyelik sözleşmeleri, ihtarname ve hesap özeti" sebebine dayanılarak kredili mevduat hesabı yönünden 7.492,05 TL Asıl Alacak, 718,79 TL İşlemiş % 22,08 Akdi Faiz, 317,72 TL İşlemiş % 28,08 Temerrüt Faizi, 51,83 TL BSMV, 375,65 TL İhtarname Masrafı ile kredi kartı yönünden 10.022,84 TL Asıl Alacak, 434,99 TL İşlemiş % 22,08 Akdi Faiz, 342,60 TL İşlemiş % 28,08 Temerrüt Faizi, 38,88 TL BSMV olmak üzere toplam 19.795,35 TL tutar üzerinden 11.08.2017 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, davalıların itirazı üzerine takip durmuştur.
Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davacı ile dava dışı ... San ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan 17.03.2014 tarihli 4.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve davalılar bu sözleşmeye aynı limit ile müteselsil kefil olmuşlardır.Davacı banka tarafından kredi borçluları ... San ve Tic. A.Ş., Harun Bayrak ve davalılara çekilen Ankara ... Noterliğinin 07.07.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredi hesabı kat edilerek kredi borcunun ödenmesi ihtar olunmuş ancak ihtarname davalılara tebliğ edilmeksizin iade edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 589/1. maddesi, kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azamî miktara kadar sorumludur, şeklindedir. Bu nedenle, kefil kefalet limitini aşan kısımdan sorumlu değildir. Genel kredi sözleşmesinde kefilin doğmuş ve doğacak tüm borçlardan sorumlu olduğu yönündeki düzenlemenin de kefilin sorumluluğunun kefalet limiti ile sınırlı olmasına ilişkin düzenlemeye bir etkisi bulunmamaktadır. Zira kefil ileride doğacak borçlardan dahi kefalet limiti ile sorumludur. 2004 sayılı İİK’nun 68/b maddesi ; “Borçlu cari hesap veya kısa, orta ve uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden on beş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır” düzenlemesini içermektedir.Alacaklı tarafından borçlunun sözleşme adresine çıkarılan tebligat herhangi bir nedenle tebliğ edilememiş olsa bile İİK 68/b maddesi gereğince, sözleşme adresine çıkarılan tebligat borçlu adresine ulaştığı tarihte tebliğ edilmiş sayılır. Bu durumun tek istisnası sözleşme adresini değiştiren borçlunun, yeni adresini noter ihtarı ile bankaya bildirmiş olması halidir. Aksi halde asıl borçluya yapılan ihtarın sonuçsuz kaldığı kabul edileceğinden Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 586. maddesi uyarınca müteselsil kefil hakkında başvuru koşullarının oluştuğunun kabulü gerekir. Ancak İcra ve İflas Kanununun 68/b maddesi kapsamında yer alan sözleşmede gösterilen adrese yapılan tebligatın geçerli olması durumu sadece asıl borçlu yönünden geçerlidir. (Yargıtay 11. HD'nin 25.01.2021 Tarih ve 2020/2928 E.- 2021/343 K. Sayılı Kararı).
Davacı tarafça kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacağın yanısıra kredi kartından kaynaklanan alacağın da icra takibine ve davaya konu edildiği anlaşılmakta olup, 17.03.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinin kredi türleri başlıklı 3. maddesi "bu sözleşme uyarınca banka, müşteri lehine yukarıda belirtilen limiti bir veya birden fazla cari hesap açmak suretiyle, iskonto-iştira senetleri ve benzeri vadeli kredi işlemlerinde, teminat mektubu düzenlemek suretiyle, kredili bankomat ve kredi kartı işlemlerinde , bunların dışındaki vadeli vadesiz Döviz veya TL, endeksli nakdi veya gayrinakdi her türlü kredi olarak kullandırabilecektir" şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre dava dışı asıl borçluya tahsis edilen ticari kredi kartı, 17.03.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davalı kefiller, kefaletleri kapsamında kredi kartı borcundan da sorumludurlar. Dolayısıyla mahkemece kredi kartından kaynaklı alacak yönünden talebin reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. ( Yargıtay 19. HD'nin 11.10.2012 tarih ve 2012/9018 E. - 2012/14916 K. ) HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2024