11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/4088 E. , 2024/6283 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı arasında davacı şirketin bir kısım nakliyesinin davalı tarafından yapılması hususunda anlaştıklarını, yapılacak nakliye borcuna karşılık, Akbank Kula Şb. Z0058339 no.lu, 27.10.2018 gün ve 120.000,00 TL tutarlı, Akbank Kula Şb.Z0058398 no.lu, 28.12.2018 gün ve 125.000,00 TL tutarlı, Anadolubank Manisa Şb.8521579 no.lu, 28.01.2019 gün ve 100.000,00 TL tutarlı 3 adet çeki tanzim ederek davalıya teslim ettiğini, davalının yüklendiği nakliye hizmetini vermediği için çeklerin ödenmediğini, davalının, müvekkilinin borçlu olmadığı bu çeklere karşılıksız şerhi işlettiğini, aynı (120.000,00 TL ve 100.000,00 TL tutarlı) çekler için hem Denizli 1.İcra Müd.nün 2018/7282 ve Kula İcra Müdürlüğünün 2019/95 E. sayılı dosyalarıyla icra takibine geçtiğini ve hem de karşılıksız çek şikayetinde bulunduğunu, karşılıksız çek şikayetine ilişkin davalar Denizli 3. İcra Ceza Mahkemesinin 2018/2058 ve 2019/268 E. sayılı dosyalarında derdest olduğunu, dökümü yapılan çeklere ilişkin borcun davalı yükümlülüklerini yerine getirmediğinden doğmadığını, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilinin borçlu olmadığının açıkça görüleceğini, bu nedenle davanın kabuluyle, dava konusu çeklere ilişkin olarak müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin iptaline, çek bedellerinin %20’inden az olmamak üzere tazminatın kötü niyetli davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait çeklerin davacı şirket ortaklarından ... ...'in oğlu ... ...'e ait Kent Şarküteri adlı şirketin borcu için müvekkili şirkete verildiğini, süresi içinde ödenmediğini, çekin bir ödeme aracı olup nakit hükmünde bulunduğunu, borcunu ödemeyen davacının haksız ve kötü niyetli olarak açtığı işbu davanın karşılıksız çek nedeniyle haklarında açılan davalardan ceza almalarını ve müvekkili şirketin alacağına ulaşmasını geciktirmek için açıldığını, bu nedenlerle haksız davanın reddine, davacı hakkında %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 3 adet çekin davalıya davacı şirketin bir kısım nakliye işinin yapılması için avans olarak verildiği, davalının ise nakliye hizmetini gerçekleştirmediği iddia edildiği, davalı tarafça çeklerin davacı şirket ortaklarından ... ...'in oğlu ... ...'e ait Kent Şarküteri adlı şirketin borcu için verildiği bildirildiğinden ispat yükünün davacıda olduğu, davacının yazılı belge ile taraflar arasındaki nakliye hizmeti alım ilişkisinin avans ödemesi ile başlayacağının kanıtlanamadığı, çekin bir ödeme aracı olduğu, alım-satım ilişkisinde asıl olan peşin satış olup bu ilişkide malın teslimiyle birlikte çekin satıcı lehtara satış bedelinin ödenmesi için verildiği, aksini iddia eden davacının iddiasını yazılı delillerle kanıtlayamadığı ve yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapıldığı, re'sen gözetilmesi gereken ve kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davacının iddiasını yazılı ve kesin delillerle ispat edemediğinden kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi uyarınca takipten sonra açılan borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Davacı tarafça dava konusu 3 adet çekin, davacı şirketin bir kısım nakliye işinin yapılması için davalıya avans olarak verildiği ve davalının ise nakliye hizmetini gerçekleştirmediğinin iddia edildiği, mahkemece yapılan yargılamada davacı defterleri ile davalı defterlerinin incelenmesi gerekirken sadece davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak uzman bilirkişiden uyuşmazlık konuları uyarınca rapor alındığı görülmektedir.
Davalı taraf defterlerine göre de dava konusu çek kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu eklerinde çek tevdi bordroları ve cari hesap kayıtlarının bulunduğu, buna göre bilirkişi incelemesinin dava konusu çeklerin avans çeki olup olmadığı hususunun çek tevdi bordroları kapsamında cari hesap kayıtlarına göre değerlendirilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda dava konusu çekler bakımından davalı tarafından dava dışı üçüncü kişiye ait cari borç bakiyesinden düşülmesi ile ilgili değerlendirme yapıldığı ve mahkemece bu eksik incelemeye dayalı rapor kapsamında karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece bilirkişiden ek rapor veya yeni bir bilirkişi raporu alınarak çek tevdi bordrosu belgelerinin cari hesap kayıtlarının taraf defterleri bakımından incelenerek dava konusu çeklerin taşıma ilişkisi nedeniyle avans olarak verilip verilmediğinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerekmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.