20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2021/2389
- Karar No
- 2024/1820
- Karar Tarihi
- 18.11.2024
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Trafik Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2021/2389
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:28/09/2021
NUMARASI:2019/911 Esas - 2021/683 Karar
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Araç Hasarı Nedeniyle Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:18/11/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin maliki olduğu park halindeki ...plaka sayılı aracın, davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın geri geri geldiği esnada arkadan çarpması ile 01.09.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hasara uğradığını, müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen müvekkilinin zararının giderilmediğini belirterek, araçta meydana gelen hasar, değer kaybı ve diğer zararlar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 100,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek kanundaki faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, eldeki davanın kazaya karışan araç sürücüsü ve işleteni aleyhine açtığı dava ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu dilekçe ile, talep ettikleri 100,00-TL'nin 50,00-TL'sinin hasar bedeli, 25,00-TL'sinin değer kaybı, 25,00-TL'sinin de aracın kullanılmamasından kaynaklanan tazminat ve ekspertiz ücretine ilişkin olduğunu belirtmiş, 02.07.2021 tarihinde sunduğu dilekçe ile de; aracın hasarına ilişkin tazminat taleplerini 20.403,00-TL'ye, araç mahrumiyeti yönünden tazminat taleplerini 841,36-TL'ye ve ekspertiz ücretine ilişkin taleplerini 3.938,53-TL'ye artırdıklarını beyanla toplam 25.182,89-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; makine mühendisi bilirkişisinden alınan asıl ve ek raporlar ile, davaya konu kazanın meydana gelmesinde, davalıya sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu, aracın tamir bedelinin 6.223,69 Euro, hasarsız rayiç değerinin ise 7.850-Euro olması nedeniyle aracın tam hasarlı kabul edilmesi gerektiği, aracın davacı tarafça 3.000-Euro bedel ile satıldığı, satış bedelinin uygun olduğu ve davacının hasar nedeniyle bakiye zararının 4.850-Euro ve kaza tarihindeki TL karşılığının 20.403,00-TL olduğu, araçta değer kaybı bulunmadığı, muadil aracın yurt dışında satın alınması için geçecek makul sürenin 10 gün olacağı ve bu süre için zararının 200-Euro kur karşılığının ise 841,36-TL olduğu kanaatine varıldığının ve davacının ekspertiz ücreti için 967,59 Euro (3.938,53 TL) ödediğinin bildirildiği, düzenlenen raporun dosyadaki delillerle uyumlu, bilimsel ve denetime açık olduğu, davalı sigorta şirketinin davacı tarafa ait araçta oluşan hasar bedeline yönelik zarardan dolayı sorumlu olduğu, araç mahrumiyeti zararının, gerçek zarar dışında aracın hasarlanması nedeniyle uğranılan dolaylı bir zarar olması sebebiyle poliçe teminatına dahil olmadığı, davalının 21/08/2019 tarihinde temerrüde uğradığı, eksper ücreti adı altında talep edilen bedelin, tespit gideri gibi yargılama giderlerinden olması nedeniyle yargılama gideri içerisinde değerlendirilmesi gerektiği kanaati ile; "Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-)Maddi hasar bedeli 20.403,00-TL'nin temerrüt tarihi 21/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-)Araç mahrumiyet zararı yönünden ZMMS poliçe teminat kapsamı dışında olduğundan bu alacak kalemi yönünden davanın reddine, 3-)Araç değer kaybı talebi yönünden koşulları oluşmadığından bu alacak kalemi yönünden davanın reddine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekilinin istinaf nedenleri; haksız fiilden kaynaklı zararların haksız fiilin meydana geldiği ülke kurallarına göre belirlenmesi gerektiği, yabancı para cinsinden ve yabancı ülke şartlarına göre belirleme yapılmasının hatalı olduğu, bilirkişi raporu ile müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsüne %100 oranında kusur atfedilmesinin ve hasara ilişkin hesaplamanın hatalı olduğu, müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde hasar miktarının KDV hariç 2.363,20-TL olarak tespit edildiği ve ekspertiz raporunun delil niteliğinde olduğu, ZMSS Genel Şartları'nın B.2 madde hükmü gereğince onarım bedelinde iskonto uygulanması gerektiği, müvekkili şirketin ancak gerçek zarardan sorumlu olduğu ve davacı tarafça hasar bedelinin ispatı gerektiği, fatura ibraz edilmemesi nedeniyle müvekkilinin KDV'den sorumlu tutulamayacağı, eksper tarifesinin üzerinde belirlenen ekspertiz ücretinin makul sayılamayacağı kaldı ki ekspertiz masrafına yönelik istemin reddi gerektiği, dava öncesi temerrüt oluşmadığından ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceği, müvekkili şirket ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasına bağlı araç hasarı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından itiraza uğramayan, kazanın oluş şekline, dosya kapsamına uygun, denetime açık, ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi kök ve ek raporlarının kusur oranı ve hasar miktarı tespiti yönünden hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, dava açılmadan önce davalıya başvuruda bulunulmak suretiyle davalının temerrüde düşürülmüş olmasına, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ileri sürülmeyen ZMSS Genel Şartların B.2.2.2 maddesi gereğince iskonto yapılmasına ilişkin savunmanın istinaf aşamasında incelenemeyecek olmasına (HMK m. 357/1), davalı sigorta şirketinin gerçek zararı teminat altına alması nedeniyle KDV'den sorumlu olmasına, aracın yabancı plakalı olmasına ve davacının yurt dışında yaşıyor olması nedeniyle zararının Almanya devletinin piyasa koşulları dikkate alınarak belirlenmesine ve hükmolunan tazminat miktarının poliçe teminat limitini aşmamasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.