4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacı dava dilekçesi ile özetle; davalı kooperatife 166 üye numarası ile kayıtlı olduğunu, davalı kooperatifin genel kurul toplantısının 28/06/2024 tarihinde gerçekleştirildiğini, toplantıya bütün kooperatif üyelerinin çağrılmaması, ana sözleşmede ön görülen çağrı usullerine uyulmaması ve toplantıda alınan kararların eşitlik ilkesine aykırı olması sebebiyle kararların yok hükmünde olduğunu; alınan kararlara tarafınca itiraz edildiği hususunun tutanağın 11 ve 12. maddelerinde kayıt altına alındığını; üyelere çağrı mektuplarının 24/06/2024 tarihinde 11 tanesine ... vasıtasıyla iadeli taahhütlü mektupla gönderildiğinin ve 128 ortağa ise 12/06/2024 tarihinde imzası karşılığında tebliğ edildiğinin hususunun belirtildiğini; davalı kooperatifin 174 üyeli olduğunu, 11 üyeye ... vasıtasıyla, 128 üyeye imzası karşılığı olmak üzere toplam 139 üyeye çağrı yapıldığı hususu göz önüne alındığında 35 üyeye hiç çağrı yapılmadığının belirlendiğini, 10. maddenin 31 ret oyuna karşılık 42 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiğini, oylar arasında 11 oy fark bulunduğunu, çağrı yapılmayan 35 üyenin toplantıya katılımı halinde karar nisabının etkilenip sonucun değişebileceğini, genel kurula çağrı yapılmayan üyelerin toplantıya katılma ve oy kullanma haklarının ihlal edildiğini; ana sözleşmenin 28. maddesinde çağrı şeklinin düzenlendiğini, buna göre çağrının toplantı gününden en az 30 gün önce ve en çok iki ay içinde yapılmasının zorunlu olduğunu, bu usule uyulmadığını, hükümet komiseri tarafından tebligat usul ve esaslarına uyulmadığının belirlenmesine rağmen 77 kabul 7 ret oyuna karşı genel kurulun yapılmasının oy çokluğu ile kabul edildiğini; genel kurul toplantısında alınan kararların ana sözleşmeye, eşitlik ilkesine ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, 10. maddenin eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığını, aidatların konut metrekaresine göre belirlenmesi hususunun oylamaya sunulduğunu, 2023 yılı faaliyet raporunda da görüleceği üzere konutlara özel tek faaliyet hizmetinin bahçe sularının verilmesi olduğunu, bahçe sularının ev veya bahçelerin büyük ya da küçük olmasına bakılmaksızın haftada üç gün ve günlük 40 dakika süreyle bütün üyelere eşit ve aynı miktarda verildiğini, kooperatif tarafından verilen tüm hizmetlerden diğer tüm ortaklar ile eşit sayıda yararlanmalarına rağmen aidatların konut metrekaresine göre belirlenmesinin ek ödeme yükünü getirdiğini ve kişisel sorumluluğu ağırlaştırıcı nitelikte olduğunu, kooperatif evleri tamamlandıktan sonra 2023 yılına kadar olan sistemde tüm üyelerden eşit aidat alınırken 2023 yılında farklı aidat alınmasının sebebinin belirtilmediğini ve genel kurulda açıklanmadığını, keyfi alınan kararın iptalinin gerektiğini, ayrıca ek ödeme yükümlülüğünün sadece bilanço açıkların kapatmada kullanılabileceğini, somut olayda; tarafına yüklenen ek ödeme yükümlülüğünün bilanço açığına ilişkin olmadığını belirterek, davalı kooperatifin 28/06/2024 tarihli genel kurul kararlarının mutlak butlanla yok olduğunun tespitine, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda bu genel kurulda 10. maddede alınmış olan kararın eşitlik ilkesine, iyi niyet kurallarına ve ana sözleşmeye aykırı olması sebebiyle iptaline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; bu davadan önce 23/07/2024 tarihinde aynı genel kurul kararının iptaline ilişkin olarak İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde... Esas sayılı davanın açıldığını, bu davanın ilk davanın açıldığı dosya nezdinde birleştirilmesi gerektiğini; açılan davanın haksız, yersiz ve kötü niyetli olduğunu; müvekkili kooperatifin 174 üyesinin bulunduğunu, üyelerinin yanı sıra bazı üyelere ulaşmayı kolaylaştıracak yakınlarının da kayıtlı olduğu 200’den fazla kişiden oluşan bir watsap gurubunun bulunduğunu, anılan whatsap grubunda genel kurul toplantısının tarihinin, yerinin ve gündeminin duyurulduğunu, bunun yanı sıra toplantı günü, yeri ve gündemin 11 üyeye taahhütlü mektup ile, 1 üyeye e-mail ile 128 üyeye ise imza karşılığında tebliğ edildiğini, davacı tarafın 35 üyeye hiç çağrı yapılmadığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bu 35 üyenin telefonlarına da watsapp mesajı veya mail gönderilerek toplantıdan haberdar edildiklerini, nitekim; bu 35 üyeden 11 tanesinin toplantıya katıldığını, hazirun listesinde isim ve imzaların bulunduğunu, yasal zorunluluk gereği genel kurul toplantısının haziran ayı içerisinde yapılması gerektiğini, kooperatifte bulunan konutların yazlık olarak kullanıldığını ve haziran ayı ortalarından itibaren üyelerin yoğun olarak konutlarına geldiklerini, bu sebeple mümkün olduğunda fazla üyenin toplantıya katılabilmesi için genel kurul toplantısının haziran ayının sonunda yapıldığını, davaya konu genel kurulun çağrısız toplantı niteliğinde olmadığını, dolayısıyla ana sözleşmenin 29. maddesindeki ve 1163 sayılı KK’nın 47. maddesindeki şartların aranmasının gerekmediğini, toplantı çağrı usulüne uyulduğunu, davacı tarafın usulsüz çağrıya yönelik iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre çağrıda usulsüzlük olması halinin genel kurulun butlanını gerektirmeyeceğini, toplantı ve karar nisabının var olması halinde butlan kararının verilemeyeceğini, ana sözleşmenin 33. maddesinde toplantı ve karar nisaplarının düzenlendiğini, buna göre kooperatife kayıtlı üyelerin 1/4'ünün toplantı nisabını oluşturacağını, karar nisabının ise ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu olarak düzenlendiğini, kooperatifte 174 üyenin kayıtlı olduğunu, 44 ortağın katılımı ile toplantı nisabının oluşacağını, hazirun cetvelinde 93 imzanın bulunduğu belirtilmekle 84 üyenin katılımıyla toplantının başladığını, toplantının uzun sürmesi ve tartışmalı geçmesi sebebiyle toplantıdan ayrılanların olduğunu, 8. maddenin görüşülmesinden önce alınan ara nisapta 77 üyenin hazır bulunduğunun anlaşıldığını, davacının muhalefet şerhi koyarak iptalini istediği 10. maddede ise 73 üyenin oy kullandığını, 38 oy ile salt çoğunluk sağlanmış olacağından 42 kabul oyu ile alınan kararın yasaya ve ana sözleşmeye uygun olarak alındığını, yani genel kurul kararlarının batıl olmadığını; 1163 sayılı KK’nın 23. maddesinde kabul edilen eşitlik halinin nispi eşitlik yani aynı durumda olan üyeler arasındaki eşitlik hali olduğunu, kooperatifte kullanım alanları 75 m², 93 m², 100 m², 150 m², 160 m², 170 m², 190 m² ve 200 m² olan 8 ayrı büyüklükte konutun bulunduğunu, kullanım alanları farklılık gösteren bu konutların bahçe büyüklüklerinin de farklılık gösterdiğini, müvekkili kooperatifin geniş bir alanda kurulduğunu, yönetim giderlerinin oldukça yüksek olduğunu, davacı iddiasının aksine konutlara özel tek fiyat bahçe sularının verilmesinin söz konusu olmadığını, kooperatifin giderleri düşünüldüğünde konut m²’lerinin ve bahçe büyüklüklerinin farklı olduğu ev tiplerinde kademeli olarak farklı miktar aidatın belirlenmesinin ana sözleşmeye, eşitlik ilkesine ve iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturmadığını, bir önceki yılda yapılan genel kurulda da aidatların konutların metrekarelerine göre kademeli olarak belirlendiğini ve davacının bu konuda herhangi bir itirazının olmadığını, aidatların konut metrekarelerine göre kademeli olarak belirlenmesinin ek ödeme yükümlülüğü ihdası niteliğinde olmadığını, bu nedenle bilanço açığını kapatmada kullanılma zorunluluğu olmadığı gibi bu kararın alınmasında nitelikli çoğunluğun gerekmediğini belirterek, davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE ;
Dava; davalı kooperatifin 26/08/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine, bu olmadığı takdirde aynı toplantıda 10 numaralı gündem maddesinde alınan kararın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekilinin birleştirme isteğinde bulunması üzerine mahkememizce sistemden İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası getirtilerek incelenmiştir.
Yapılan incelemede; İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı davasının 23/07/2024 tarihinde açıldığı, davacısının..., davalısının... Yapı Kooperatifi olduğu, söz konusu dava dosyasında davacı tarafça “davalı kooperatifin 28/06/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin 10. maddesinde yer alan aidatların belirlenmesine ilişkin olarak alınan kararın yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu” hususunun ileri sürülerek iptaline karar verilmesini istediği, davanın derdest olduğu görülmüştür. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesinde; “Bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır.” düzenlemesine; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 448. maddesinin 2. fıkrasında da; “İptal davasında üç aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanamaz. Birden fazla iptal davası açıldığı takdirde davalar birleştirilerek görülür.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olay yönünden değerlendirme yapıldığında; eldeki bu davada davacı tarafın “davalı kooperatifin 26/08/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine, bu olmadığı takdirde aynı toplantıda 10 numaralı gündem maddesinde alınan kararın iptaline karar verilmesini” istediği, bu davadan önce ... isimli üyenin İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında 23/07/2024 tarihinde açtığı davada “davalı kooperatifin 28/06/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin 10. maddesinde yer alan kararın iptaline karar verilmesini” istediği anlaşıldığında; her iki davanın aynı genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olması sebebiyle 1163 sayılı KK’nın 98. maddesinin göndermesiyle olayda uygulanması gereken TTK’nın 448/2 maddesi gereğince davaların birleştirilerek görülmesi gerektiğinden, mahkememizde açılan bu dava ile İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan ... Esas sayılı davanın birleştirilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1.Mahkememizin bu davası ile İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davasının 1163 sayılı KK’nın 98. maddesinin göndermesiyle TTK’nın 448/2 maddesi gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2.Yargılamaya İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine,
3.Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, Dair; davacı asilin, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, esas hükümle birlikte Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/11/2024 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)