10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/7811 E. , 2024/8617 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Ocak 2003 - 20.08.2013 tarihleri arasında davalı şirkete ait peronda, vardiyalı değnekçi olarak çalışmış olduğu, davalı iş veren tarafından söz konusu çalışmaların giriş çıkış yapılarak SGK'ya eksik olarak bildirilmiş olduğu, bu durumun davacının mağduriyetine sebebiyet verdiği iddiasıyla davacının Ocak 2003 - 20.08.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz ve asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 16.02.2017 tarihli celsede, davacı vekili davalı iş yerinde 15.01.2003 - 20.08.2013 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığı ve Kuruma bildirilmeyen sürelerin tespitini talep ederek, talep sonucunu açıklamıştır.
II. CEVAP
1.Davalı işveren şirket davaya cevap vermemiş, aşamalardan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... duruşmada özetle; davacının abisi olduğu, abisinin çalıştığı iş yeri sigortasını yatırmayınca sağlık hizmetlerinden yararlanması için abisini sigortalı yaptırdığı ve inşaatın işlerinde yardımcı olduğu savunmasında bulunmuştur.
3.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 13.01.2010 - 31.08.2013 tarihleri arasında davalı şirkete ait iş yerinden bildirimlerinin olduğu, başkaca çalışmasının olmadığı, hak düşürücü sürenin geçtiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 16.02.2017 tarihli ve 2013/78 Esas, 2017/63 Karar sayılı kararla davalı işyerinin 1997 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alınmış olduğu, davacının 15.01.2003 - 20.08.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını iddia ettiği, davacının ... adına tescilli ... sicil numaralı iş yerinde 03.12.2005 tarihinde çalışmaya başladığının Kurum kayıtlarına intikal ettiği ve 04.08.2009 tarihinde çıkışının bildirildiği, 2005 yılında 15 gün, 2006 yılında 245 gün, 2007 yılında 135 gün, 2008 yılında 120 gün, 2009 yılında 74 gün sigortalı gösterildiği, eksik gün kodunun 7 puantaj kayıtları gösterildiği, davalı iş yerinde 13.01.2010 tarihinde davalı adına tescilli ... sicil numaralı iş yerinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesi verilip, 31.08.2013 tarihinde çıkışının bildirildiği, 2010 yılında 349 gün, 2011 yılında 260 gün, 2012 yılında 260 gün, 2013 yılında 240 gün çalışmasının bildirildiği, dinlenen tanıkların davacının 2003 - 2013 tarihleri arasında, Mersin Otogarında, ... adıyla bilinen davalı Şirkete ait otobüs firmasında çalıştığını beyan ettikleri, dosya içerisinde bulunan ... firmasına ait 24.04.2009 tarihli personel mesai saati listesinde vardiya saatlerinin bildirildiği ve 18.06.2009 tarihli mesai saatlerinde personellerin nerede görev alacaklarına ilişkin yazıda ise davacının 16.00-24.00 saatleri arasında dışarıda görev yapacağının belirtildiği, bu yazılardan davacının 24.04.2009 ve 18.06.2009 tarihlerinde davalı şirkete ait ... firmasında çalıştığının sabit olduğu, her ne kadar davacının tespit istenen dönemde ... sicil nolu işyerinde çalışmaları bildirilmiş ise de işyerinin davacının kardeşine ait olması, aynı anda birden fazla işyerinde çalışmaya 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar bakımından engel bulunmadığı, davacın çalışmasının kayıtlı olduğu işyerinin kardeşine ait inşaat işyeri olup çalışmasının kayıtlara göre tam zamanlı olmadığı, her ay genel olarak 10-15 günlük sürelerde çalışmasının görüldüğü, davalı şirkette çalışmanın ise vardiya usulü olup gece çalışmanın söz konusu olduğu, davacının kayıtlı çalışmasının olduğu işyerinde mesai sonrasında gece vardiyasında davalı Şirkette çalışmasının mümkün olduğu, dosya içerisinde bulunan 24.04.2009 ve 18.06.2009 tarihli yazılarda da davacının akşam vardiyasında çalıştığının ve kayıtlı işyerinde çalıştığı tarihlerde davalı Şirkette de çalıştığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne davacının 15.01.2003 - 20.08.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz ve asgari ücretle çalıştığının tespiti ile Kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 16.02.2017 tarihli ve 2013/78 Esas, 2017/63 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Şirket vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 06.07.2017 tarihli ve 2017/1132 Esas, 2017/1534 Karar sayılı kararı ile 14.07.1997 tarihinden itibaren 506 sayılı (01.10.2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı) Kanun kapsamında olup, davaya konu dönemde faal olan davalı Şirkete ait şehirlerarası otobüs işletmesi iş yerinden internet üzerinden verilen işe giriş bildirgesi ile 13.01.2010 - 31.08.2013 tarihleri arasında bildirimleri bulunan davacının; (her ne kadar 03.12.2005 - 04.08.2009 tarihleri arasında kız kardeşine ait bina inşaatında kısmi çalışması bulunuyor ise de; söz konusu çalışmanın eldeki davadaki çalışma ile bağdaşır nitelikte olduğundan kabule konu sürede çalışmaya engel olmadığı kabulüyle) 15.01.2003 tarihinden itibaren davalıya ait iş yerinde çalışmaya başladığının anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli ve 2017/1132 Esas, 2017/1534 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince 04.12.2018 tarihli ve 2017/5022 Esas, 2018/8996 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı şirketin şehirlerarası otobüs işletmesi işinden ... sicil numarası ile 14.07.1997 tarihinden beri faal olan işyeri tescil kaydının bulunduğu, davacının kardeşi ... adına ise özel bina inşaatı işinden ... sicil numarası ile davalı kurum kayıtlarına tescil edilmiş ve 03.12.2005 - 04.08.2009 tarihleri arasında yasa kapsamında olan işyeri kaydının bulunduğu, davacının hizmet cetvelinden 03.12.2005 - 04.08.2009 tarihleri arasında dava dışı ... sicil numaralı işyerinden kısmi süreli, 13.01.2010 - 31.08.2013 tarihleri arasında ise davalı şirkete ait ... sicil numaralı işyerinden kesintisiz bildirimlerinin yapıldığı, ... sicil numaralı işyerinin 2006/1- 2010/10. aylara ait dönem bordrolarının gönderildiği, 2006/11. aydan itibaren tek bildirilen kişinin davacı olduğu, ... numaralı davalı işyerinin de 2009/1-2013/9. ay arası dönem bordrolarının gönderildiği, 2002/2. dönem ila 2008/12. ay arası prim ve hizmet belgesi verilmediği, Davacının sunduğu ...' un 18.09.2009 tarihli otogar mesai saatleri çizelgesinde davacının adının vardiyalı çalışan olarak yazılı olduğu, davacının çalışmasını doğrulayan davacı tanıklarının davalı şirkete karşı hizmet tespiti davaları olup çalışmalarının tespitine karar verilip onanarak kesinleştiği, davalı tanıklarının ise çoğunun halen çalışan kişiler olup davacının kesintili ve kısa süreli çalıştığına dair beyanda bulundukları, bordro tanıklarının ise davacının davalı kuruma bildirimi olan sürede çalıştıkları, komşu işyeri tanığı dinlenmediği, tanık beyanlarının çelişkili olup toplanan delillerin hüküm altına alınan şekilde çalışmanın ispatına yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacının bildirimi bulunmayan ihtilaflı sürelere ilişkin resen komşu işyeri tanığı dinlenmeden, çelişkili tanık beyanları ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş, dava konusu dönemde (2003/1. aydan davacının davalı şirket tarafından kuruma bildirildiği tarihe kadar) davacının çalışmasını yürüttüğü otobüs durağına komşu işverenlerin kayıtlarına geçmiş şoför ve diğer çalışanların tanık olarak beyanlarına başvurmak, gerekirse inşaat işyerindeki çalışmalarının doğru olup olmadığının tespiti için bu işyerine komşu işyeri sahip ve/veya çalışanlarını dinlemek ( bu işyerinde kimi aylarda 20 ila 30 gün bildirimi olduğu da değerlendirilerek) ve tüm deliller toplanıp sonucuna göre davacının davalı kuruma bildirimi olmayan sürelerde davalı şirket işyerinde fiili çalışması olup olmadığı, çalıştığının tespiti durumunda bu çalışmanın kesintisiz devam edip etmediği, ara verildi ise ara verme tarihlerini açık bir şekilde belirlemek, sonucuna göre davacının kuruma bildirilen sürelerini de dışlanmak suretiyle bir karar vermekten ibarettir..."
B. İlk Derece Mahkemesince İlk Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi tarafından 03.11.2020 tarihli ve 2019/133 Esas, 2020/228 Karar sayılı kararı ile davalı işyerinin 1997 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alınmış olduğu, davacının 15.01.2003 - 20.08.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını iddia ettiği, davacının ... adına tescilli ... sicil numaralı iş yerinde 03.12.2005 tarihinde çalışmaya başladığının Kurum kayıtlarına intikal ettiği ve 04.08.2009 tarihinde çıkışının bildirildiği. 2005 yılında 15 gün, 2006 yılında 245 gün, 2007 yılında 135 gün, 2008 yılında 120 gün, 2009 yılında 74 gün sigortalı gösterildiği, eksik gün kodunun 7 puantaj kayıtları gösterildiği, davalı iş yerinde 13.01.2010 tarihinde davalı adına tescilli ... sicil numaralı iş yerinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesi verilip, 31.08.2013 tarihinde çıkışının bildirildiği. 2010 yılında 349 gün, 2011 yılında 260 gün, 2012 yılında 260 gün, 2013 yılında 240 gün çalışmasının bildirildiği, dinlenen tanıkların davacının 2003-2013 tarihleri arasında, Mersin Otogarında, ... adıyla bilinen davalı şirkete ait otobüs firmasında çalıştığını beyan ettikleri, dosya içerisinde bulunan ... firmasına ait 24.04.2009 tarihli personel mesai saati listesinde vardiya saatlerinin bildirildiği ve 18.06.2009 tarihli mesai saatlerinde presonellerin nerede görev alacaklarına ilişkin yazıda ise davacının 16.00-24.00 saatleri arasında dışarıda görev yapacağının belirtildiği, bu yazılardan davacının 24.04.2009 ve 18.06.2009 tarihlerinde davalı şirkete ait ... firmasında çalıştığının sabit olduğu, her ne kadar davacının tespit istenen dönemde ... sicil nolu işyerinde çalışmaları bildirilmiş ise de işyerinin davacının kardeşine ait olması, aynı anda birden fazla işyerinde çalışmaya 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar bakımından engel bulunmadığı, davacın çalışmasının kayıtlı olduğu işyerinin kardeşine ait inşaat işyeri olup çalışmasının kayıtlara göre tam zamanlı olmadığı, her ay genel olarak 10-15 günlük sürelerde çalışmasının görüldüğü, davalı şirkette çalışmanın ise vardiya usulü olup gece çalışmanın söz konusu olduğu, davacının kayıtlı çalışmasının olduğu işyerinde mesai sonrasında gece vardiyasında davalı şirkette çalışmasının mümkün olduğu, Yargıtay bozma ilamından sonra da civar araştırması yapıldığı ve kamu tanıklarının tespit ederek dinlendiği, tanıkların hizmet döküm cetvellerinin dosyamız arasına alındığı, tanıkların da davacının çalıştığını doğruladığı, dosya içerisinde bulunan 24.04.2009 ve 18.06.2009 tarihli yazılarda da davacının akşam vardiyasında çalıştığının ve kayıtlı işyerinde çalıştığı tarihlerde davalı şirkette de çalıştığının sabit olduğu anlaşıldığından davacının aynı dönemde birden fazla işyerinde çalışmanın mümkün olmasına ve yapılan bildirimlerin hükmün infazı sırasında gözetilmesinin olanaklı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 15.01.2003 - 20.08.2013 tarihleri arasında davalı iş yerinde kesintisiz ve asgari ücretle çalıştığının tespiti ile Kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasına karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2019/133 Esas, 2020/228 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Şirket vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2.Dairemizce 18.10.2021 tarihli ve 2021/7888 Esas, 2021/12370 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...ilk bozmamız çerçevesinde; davacının dava dışı işyerinden yapılan bildirimleri dikkate alınarak her iki çalışmanın aynı zamanda nasıl gerçekleştiği, davacının aynı anda iki ayrı işverene hizmet vermesinin mümkün olup olmadığı, hizmet etme borcunu ne şekilde yerine getirdiği, davacının ihtilaf konusu dönemde dava dışı kardeşine ait işyerinden yapılan bildirimlerin fiili ve gerçek bir çalışmaya dayalı olup olmadığı, davalı işyerinde gerçekten çalışıp çalışmadığı, aynı anda inşaat işyerinde ve şehirlerarası otobüs işletmeciliği işyerinde çalışmasının ne şekilde gerçekleştiği araştırılmalı, davacının çalışmasını yürüttüğü otobüs yazıhanesine komşu işverenlerin kayıtlarına geçmiş şoför ve diğer çalışanların tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, inşaat işyerindeki çalışmalarının doğru olup olmadığının tespiti için bu işyerine komşu işyeri sahip ve/veya çalışanları dinlenmeli, tüm deliller toplanıp sonucuna göre davacının davalı kuruma bildirimi olmayan sürelerde davalı şirket işyerinde fiili çalışması olup olmadığı, çalıştığının tespiti durumunda bu çalışmanın kesintisiz devam edip etmediği, ara verildi ise ara verme tarihleri açık bir şekilde belirlenmeli, kuruma bildirilen süreler dışlanmalıdır..."
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hizmet cetveline göre, davacı adına davalı şirkete ait ... sicil sayılı iş yerinden 13.01.2010 - 31.08.2013 tarihleri arasında kesintisiz ve tam bildirim yapıldığı, başkaca bildirim yapılmadığı, bu nedenle uyuşmazlık konusu dönemin 15.01.2003 - 13.01.2010 tarihleri arası dönem olduğu, bu dönem aralığında, dahili davalı ...'a ait ... sicil sayılı iş yeri dışında başka bir iş yeri tarafından bildirim yapılmadığı, davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre 14.04.1997 tarihinde kurulduğu, SGK kayıtlarına göre ise, şehirlerarası otobüs işletmesi iş yeri olarak ... sicil numarası ile 14.07.1997 tarihinde kanun kapsamına alındığı ve halen faal olduğu, davacının, dava konusu dönemde şuan yıkık olan Mersin Eski Otogar'ında bulunan, aynı şahısların sahibi olduğu, davalı şirket ile dava dışı ... Turizm Tic. ve San. Ltd. Şti.nin ortak kullandığı yazıhanede değnekçi olarak çalıştığı, davacının sunduğu ... firmasına ait 18.09.2009 tarihli otogar mesai saatleri çizelgesinde, davacının adının vardiyalı çalışan olarak yazılı olduğu, davacının çalışmasını doğrulayan davacı tanıklarının davalı şirkete ve ... Turizm Tic. ve San. Ltd. Şti.ne karşı hizmet tespiti davalarında çalışmalarının tespitine karar verilip onanarak kesinleştiği, komşu iş yeri tanıklarının davacının davalı iş yerinde uzun süre çalıştığını beyan ettikleri, bazı komşu iş yeri tanıklarının dava konusu dönemi tam olarak belirterek, davacının dava konusu dönemde davalı iş yerinde kesintisiz çalıştığını beyan ettikleri, yine ... Turizm Tic. ve San. Ltd. Şti.nde şehirler arası otobüs şoförü olarak çalışan tanık ...'ın ve komşu iş yeri için şehir içi servis şoförlüğü yapan tanık ...'ın davacının beyanının doğruladıkları ve davacının dava konusu dönemde davalı iş yerinde kesintisiz şekilde değnekçi (ayakçı) olarak çalıştığını beyan ettikleri gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı şirkete ait ... sicil sayılı iş yerinde 15.01.2003 - 13.01.2010 tarihleri arasında kesintisiz olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine, tespit edilen sürelerin davalı iş yeri tarafından Kuruma bildirilen sürelerle birleştirilmesine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dinlenen bordro tanıklarının çalışmanın tarihi ile ilgili beyanları bulunduğu, bir kısım tanık beyanlarının birbiriyle çeliştiği, davacının hem davalı ... hem de davalı işyerinde aynı anda çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, toplanan delillerin hüküm kurmaya yeterli olmadığı, davanın zamanaşımına uğradığı, bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğu, Yargıtay bozma ilamındaki eksikliklerin giderilmediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamu düzenine ilişkin davanın tanık beyanı ile ispat edilemeyeceği, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı işveren şirket nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 15.01.2003 - 20.08.2013 tarihleri arasındaki hizmet akdine tabi çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
1.Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir: "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."
2.01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanun'un yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanun'lar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanun'ların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı davaya konu sürenin bir kısmı itibariyle 506 sayılı Kanun'un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir.
3.506 sayılı Kanun'un mülga 2 inci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar."
4.506 sayılı Kanun'un mülga 6 inci maddesi şöyledir: "Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.."
5.506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir: "...Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01.06.1994 tarih ve 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır..."
6.31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir: "(1) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
a)Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar."
7.5510 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a)(a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar."
8.5510 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;
a)4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer. "
9.5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir: "Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde İş Mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır."
3.Değerlendirme
1.5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanun'un 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.
2.Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3.Somut olayda, davacının davalı işveren Şirket nezdindeki çalışmaları 13.01.2010 - 31.08.2013 tarihleri arasında tam ve eksiksiz bildirilmiştir. Öte yandan davacının kız kardeşi olan davalılardan ... adına tescilli inşaat iş yerinden bildirilen 03.12.2005 - 04.08.2009 tarihleri arasında ayda 14 ila 20 gün arasında değişen kısmi çalışmaları bulunduğu anlaşılmaktadır.
4.Davalı şirkete ait iş yeri şehirler arası seyahat işletmesi olup davacı Mersin Eski Otogarında bulunan yazıhanede bilet kesme işi yaptığını beyan etmektedir. Davacının kız kardeşi davalı ..., abisinin çalıştığı iş yerinin sigortalı çalışmaları bildirmemesi üzerine sağlık hizmetlerinden yararlanması için davacıyı sigortalı gösterdiğini ancak davacının inşaat işlerinde yardımcı da olduğunu savunmaktadır. Mahkemece davacının anılan davalı nezdindeki çalışmaları ile çakışacak şekilde talep edilen tüm sürede davalı şirket nezdinde hizmet akdine tabi çalıştığı kabulüyle istem hüküm altına alınmıştır. Ne var ki davacının kız kardeşi adına tescilli iş yerinde geçen çalışmasının niteliği şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmemiştir. Mahkemece dinlenen anılan iş yeri bordro tanıklarından ..., iş yerinde hiç çalışmadığını beyan ederken, tanık ... çalıştığını dahi hatırlamamaktadır. Anılan iş yerinde çalışan başka tanık beyanına başvurulmamış ve davacı ile davalının beyanları esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Dolayısıyla davalı ... adına tescilli iş yeri bordrolarına geçen ve davacının çalışmasını bilebilecek nitelikteki çalışanlar tespit edilerek tanık sıfatıyla dinlenmeli, davacının çalışmasının fiili, gerçek ve bildirim gibi olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Davacının söz konusu çalışmasının fiili ve gerçek olduğunun anlaşılması halinde davaya konu çalışmayla bağdaşır nitelikte olup olmadığı üzerinde durulmalı; çalışmanın fiili ve gerçek olmadığının anlaşılması halinde ise kabule göre çakışan 03.12.2005 - 04.08.2009 tarihleri arasındaki çalışmanın iptaline karar verilmelidir.
5.Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.