7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/23608 E. , 2024/8490 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı sigara olmasına göre, eylemin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden;
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; hakkında verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Olay tutanaklarına göre, 24.02.2013 tarihinde, sanığın halk pazarında sigara satışı yaptığı yönünde gelen ihbar üzerine olay yerine gidildiği, sanığın tezgâh üzerinde sigara satarken görüldüğü, yapılan aramada 62 paket muhtelif markalarda kaçak sigara ele geçirildiği, 03.03.2013 tarihinde ise, güvenlik güçlerinin devriye görevini ifa ettikleri sırada, sanığın pazar yeri girişinde tezgâh üzerinde sigara satarken görüldüğü yapılan arama 43 paket muhtelif markalarda kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) ve 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalardaki savunmalarında; işsiz olduğu için sigara satışı yaptığını, pişman olduğunu beyan etmiştir.
Kaçak eşyalara mahsus tespit varakalarında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması ve sanığın savunmasında atılı suçu ikrar ettiğinin anlaşılması karşısında sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
1.15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinde yapılan değişiklik ile 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin, 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz." şeklindeki ve aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan, "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenlemeler karşısında, uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (d) ve (e) bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm verilmesi,
2.Hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceğinin ve aynı Kanun'un 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağına dair ihtaratların yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği, hükümden 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine “15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinde yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının tatbikine" ibaresinin eklenmesi ile hükmün 13. bendinden sonra gelmek üzere; “5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince hapis cezası ertelenen sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ve sekizinci fıkrası gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağının ihtarına,” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.