Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, T. 20.02.2019
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar Tarihi
20.02.2019
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2016
KARAR NO: 2019
VEKİLİ: Av.
VEKİLLERİ: Av.

Av.

DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 15/09/2010

BİRLEŞEN BURSA 1. ASL.TİC. MAH. ... ESAS SAYILI DOSYASINDA:

DAVACI: ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
VEKİLİ: Av.
VEKİLİ: Av.
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 04/07/2011

BİRLEŞEN BURSA 2. ASLİYE TİC.MAH. ... ESAS SAYILI DOSYASINDA

DAVACI: ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
VEKİLİ: Av.
VEKİLİ: Av.
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 04/07/2014
KARAR TARİHİ: 20/02/2019
YAZIM TARİHİ: 18/03/2019

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İSTEM

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davalı ile 29/09/2004 tarihli protokol imzalandığını, bu protokole göre öğrenci harçları banka tarafından tahsil edilerek Kamu Haznedarlığı Tebliğinin 5.maddesi gereğince belirlenen 7 gün içinde belirtilen kamu bankasına aktarılacağının belirlendiğini ancak 7 günlük süre aşılarak aktarım yapıldığını, zararın 1.346.857,43 TL olduğunu, ödenmesi için 16/08/2010 tarihli yazı gönderildiğini ancak ödenmediğini belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin 27/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tahsil edilen harçlar ile promosyon ödemelerinin hepsinin yapıldığını, davacının herhangi bir alacağının kalmadığını, davacı tarafından zararın tazmini talep edilmeyerek alacak davası açıldığını, öncelikle davanın bu sebeple reddi gerektiğini, bunun yanında davacının hiçbir kaybı ve zararının bulunmadığını, davacının neye göre hesaplama yaptığının bilinmediğini, davacının talep ettiği faiz alacağının hesaplanmasının mümkün olmadığını, Kamu Haznedarlığı Genel Tebliğine göre paranın vadesiz hesapta tutulacağının belirlendiğini, bu hesapta da faiz işlemeyeceğini, bu nedenle davacının iddiası kabul edilse dahi zararının oluşmayacağı, protokolün 12.maddesine göre sözleşmenin davacı tarafından feshedilmediğini, uzun süre devam ettirildikten sonra geriye dönük olarak talepte bulunmasının hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olduğunu, hangi hesaba para aktarılacağının davacı tarafından bildirileceğini ancak davacı tarafından geç bildirimde bulunulduğu için kusurun davacıda olduğunu, sözleşmede bankaya yüklenen bu yükümlülüğün yerine getirilmesi zor olduğu için bankaya kusur yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

BİRLEŞTİRİLEN BURSA 1. ASL.TİC.MAH. ... ESAS SAYILI DOSYASINDA

DAVA :

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile; taraflar arasında 29/09/2004 tarihli sözleşme yapıldığını, bu sözleşmenin 8. maddesine göre tahsil edilen öğrenci harçlarının 7 gün içerisinde kamu bankalarına aktarılması belirlenmiş ise de; davalı bankanın bu süre zarfında aktarmadığını, 2005-2006-2007-2008 ve 2009 yılları için Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, 2010 yılına ait zararı ise bu davadan talep ettiklerini, buna göre 2010 yılı harçlarından dolayı geç aktarma sebebiyle davacı kurumun 28.982,26 TL zararın oluştuğu, bu zararın ödenmesi için 25/11/2010 tarihli yazı gönderilmiş ise de; ödenmediğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL'nin 25/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tahsil edilen harçlar ile promosyon ödemelerinin hepsinin yapıldığını, davacının herhangi bir alacağının kalmadığını, bunun yanında davacının hiçbir kaybı ve zararının bulunmadığını, davacının neye göre hesaplama yaptığının bilinmediğini, davacının talep ettiği faiz alacağının hesaplanmasının mümkün olmadığını, Kamu Haznedarlığı Genel Tebliğine göre paranın vadesiz hesapta tutulacağının belirlendiğini, bu hesapta da faiz işlemeyeceğini, bu nedenle davacının iddiası kabul edilse dahi zararının oluşmayacağı, protokolün 12. maddesine göre sözleşmenin davacı tarafından feshedilmediğini, uzun süre devam ettirildikten sonra geriye dönük olarak talepte bulunmasının hakları kötüye kullanımı mahiyetinde olduğunu, hangi hesaba para aktarılacağının davacı tarafından bildirileceği ancak davacı tarafından geç bildirimde bulunulduğu için kusurun davacıda olduğu, sözleşmede bankaya yüklenen bu yükümlülüğün yerine getirilmesi zor olduğu için bankaya kusur yüklenemeyeceğini, davacı tarafından gönderilen 25/11/2010 tarih, 2020 sayılı yazı ile 28.982,26 TL olarak düzeltilmiş şekilde talepte bulunulduğunu, davacının düzeltme yapmasından talebin hatalı olduğunu ortaya koyduğunu, banka tarafından 29/11/2010 tarihli yazı ile taleplerinin haksız olduğunun bildirildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

BİRLEŞTİRİLEN BURSA 2. ASL.TİC.MAH. ... ESAS SAYILI DOSYASINDA :

DAVA :

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile, taraflar arasında 29/09/2004 tarihli protokol imzalandığını, bu protokol ile üniversite harç ve tahsilatları ve üniversitenin tüm personeline yapacağı maaş, ikramiye, döner sermaye ve ödemelerin davalı banka nezdinde her bir personel adına açılacak hesaplara otomatik aktarımını içeren banka maaş ödemeleri ve harç tahsilatı hizmetinden yararlanma koşullarının düzenlendiğini, 2005,2006,2007,2008 ve 2009 yıllarında yapılan tahsilatların kurum hesabına geç aktarıldığını, bu nedenle gecikme zammı tutarı olan 1.346.857,43 TL bedelin tazmini için Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, 2010 yılına ait zararı ise Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyada açılan davada talep ettiklerini, Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında davalarını ıslah ederek taleplerini 446.189,57 TL olarak talep ettiklerini, saklı tutulan kısımlar için 801.437,20 TL bedelin davalı bankadan tahsili için işbu davayı açtıklarını, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile bağlantı kurulan Bursa 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası üzerinde birleştirilmesine karar verildiğini belirterek 801.437,20-TL kurum zararı alacağının 773.454.94 TL'si için 27/08/2010 tarihinden itibaren 27.982,26 TL'si için 25/11/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tahsil edilen harçlar ile promosyon ödemelerinin hepsinin yapıldığını, davacının herhangi bir alacağının kalmadığını, bunun yanında davacının hiçbir kaybı ve zararının bulunmadığını, davacının neye göre hesaplama yaptığının bilinmediğini, davacının talep ettiği faiz alacağının hesaplanmasının mümkün olmadığını, Kamu Haznedarlığı Genel Tebliğine göre paranın vadesiz hesapta tutulacağının belirlendiğini, bu hesapta da faiz işlemeyeceğini, bu nedenle davacının iddiası kabul edilse dahi zararının oluşmayacağı, protokolün 12. maddesine göre sözleşmenin davacı tarafından feshedilmediğini, uzun süre devam ettirildikten sonra geriye dönük olarak talepte bulunmasının hakkın kötüye kullanımı mahiyetinde olduğunu, hangi hesaba para aktarılacağının davacı tarafından bildirileceğini ancak davacı tarafından geç bildirimde bulunulduğu için kusurun davacıda olduğunu, sözleşmede bankaya yüklenen bu yükümlülüğün yerine getirilmesi zor olduğu için bankaya kusur yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Asıl ve birleşen davalar ,taraflar arasında imzalanan 29/09/2004 tarihli protokole aykırılığa dayalı yoksun kalınan faize ilişkin tazminat davasıdır.

Mahkememizce yapılan yargılama sonunda,asıl davanın 446.189,57 TL yönünden kabulü, birleştirilen Bursa 1.ATM'nin, ... Esas sayılı dosyasında ise; 1.000,00 TL yönünden ,birleştirilen Bursa 2.Asl.Tic.Mah. ... Esas sayılı dosyada 773.454,94 TL yönünden davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. HD'nin, 24/03/2016 tarih ve 2015/6894 -2016/3344 E/K sayılı ilamı ile "....Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Asıl ve birleşen davalar, taraflar arasında imzalanan 29/09/2004 tarihli protokole aykırılığa dayalı tazminat istemine (faiz alacağı) ilişkin olup, mahkemece, avans faizi üzerinden hesaplama yapan bilirkişi kurulu raporunu benimseyip hükme esas almak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Oysa, davacının isteyebileceği faiz, davalı bankanın davacı hesaplarına aktarması gerekli olan vadeli hesaplardaki faiz oranı olup, yanılgılı değerlendirme ile avans faizi ile hesaplama yapan bilirkişi kurulunun raporunun mahkemece hükme esas alınması doğru görülmemiş,usulü kazanılmış haklarda gözetilerek asıl ve birleşen davalardaki kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir..." gerekçesiye bozularak dosya iade edilmiştir. Usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir. Davacı ile davalı arasında 29/09/2004 tarihli protokol imzalanmıştır. Bu protokol ile davacının davalıya ulaştıracağı bilgiler doğrultusunda ve dönemlerde üniversite öğrenci harç tahsilatları ve tüm personeline yapacağı tüm ödemelerin banka aracılığı ile banka nezdinde her bir personel adına açılacak hesaplara otomatik aktarım belirlenmiştir. Üniversitelerin bildirdiği personel bilgileri ile banka ile davacı personeli arasında bankacılık hizmet sözleşmesi imzalayarak her bir personel için ücretsiz vadesiz mevduat hesabı açarak Garanti 24 kartı verileceği belirlenmiştir. Üniversite ödeme gününden 2 gün önce ödeme bilgilerini banka şubesine iletecektir. Geç veya yanlış gönderilmesinden dolayı bankanın sorumluluğu olmayacağı belirlenmiştir.

Protokolün 8. maddesinde ise harç tahsilatları düzenlenmiştir. Buna göre; bankanın üniversiteye ait bütün öğrenci harçlarını banka tarafından tahsil ederek Bütçe Kanununun Kamu Haznedarlığı konusunu düzenleyen hükmünde öngörülen veya Başbakanlık veya Maliye Bakanlığınca belirlenecek düzenleyici ve icrai düzenlemelerde belirlenen gün ile sınırlı olmak kaydıyla üniversitenin bildirdiği kamu bankasına aktarılacağı,harç tahsilatının üniversite tarafından yapılmayacağı gibi başka banka tarafından da yapılmayacağı, banka yatırılan öğrenci harçlarına ilişkin ödeme bilgilerini üniversitenin öğrenci işleri tabanı sisteminin hazır olması şartına bağlı olarak sık tekrarlanan periyotta bu sisteme aktaracağı, mücbir sebepler dışında üniversitelerin harç tahsilat bilgilerini başlangıç tarihinden en geç beş iş günü önce bankanın sistem analiz müdürlüğüne ve banka şubesine bildireceği ,sözleşmenin 11. maddesinde taraflardan biri tek taraflı olarak durdurması halinde cezai şart ödeyeceği, sözleşmenin 12.maddesinde sözleşme süresinin üç yıl olduğu, 16/10/2007 tarihine kadar geçerli ve yürürlükte bulunduğu sona erme tarihinden itibaren en geç iki ay önce taraflardan birinin feshini ihbar etmediği takdirde tarafların uzlaşacağı yeni şartlarda birer yıllık süreler ile uzayacağı,taraflarca imzalanan 07/10/2004 tarihli protokol ile yukarıda yazılı olan protokolün imzalanması nedeni ile bankanın üniversiteye 2.025.000,00 TL ek alacak olarak ödeme yapacağı ve ödeme şekilleri belirlenmiştir. Taraflar arasında 17/10/2004 tarihli protokol yapılarak asıl protokolün süresi 16/10/2010 tarihine kadar uzatılmış ve bankanın ödeme bilgilerini üniversitenin veri tabanına elektronik ortamda hemen aktarılması kabul edilmiştir.

06/11/2006 tarihli protokol ile banka tarafından üniversiteye 3.080.000,00 TL katkı yapılacağı belirlenmiştir.

Davacı; davalı banka ile üniversite öğrenci harçlarının tahsili ve üniversite çalışanlarının maaşlarının ödenmesi ve bunun ile ilgili işlemlerin yapılması hususunda 29/09/2004 tarihli sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeye göre tahsil edilen öğrenci harçlarının 7 gün içerisinde üniversitenin belirlediği kamu bankasına aktarılacağını ancak bu süre zarfında aktarılmayarak davacının zarara uğramasına sebebiyet verildiğini belirterek bu zararın tanziminini talep etmiştir.

Birleştirilen dosyalarda da talep edilmeyen 2010 yılı için talepte bulunulmuş ve ayrıca fazlaya dair saklı tutulan miktar yönünden talepte bulunulmuştur.

Tarafların delilleri toplanarak banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak bilirkişi kurulundan 28/08/2012 havale tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan bu rapora göre zararın kamu bankasından elde edilecek kazanımlardan mahrum kalınmasından kaynaklandığının anlaşıldığı, davalı bankanın 7 gün içerisinde aktarım yükümlülüğüne zaman zaman uymadığının tespit edildiğini, aşılan süreler yönünden hesaplama yapıldığını, hesaplamanın paranın yatırıldıktan sonraki 7.güne göre değilde 8.günden itibaren yapıldığını, faiz oranı olarak 6183 sayılı kanunda belirlenen gecikme zammı faiz oranının uygulandığını, buna göre yapılan hesaplama neticesinde 2010 yılı da dahil olmak üzere gecikme zammı zararının 1.469.062,64 TL olduğu belirlenmiştir.

Tarafların rapora itiraz etmeleri üzerine talimat yoluyla başka bir bilirkişi kurulundan 25/03/2013 tarihli rapor alınmıştır. Alınan bu rapora göre; taraflar arasında düzenlenmiş protokol gereği 7 günden sonra yapılan geç ödemelerde bankanın her gün için faiz ödemekle yükümlü olduğunu, ancak geç devir nedeniyle davacının davalıdan alması gereken faizden mahrum kaldığı anlaşıldığından bu tutarın talep edilmesinin hakkaniyete uygun olacağını, mevcut davada 3095 sayılı yasa gereğince yasal faiz uygulanması gerektiğini, yatırılan paraların 8. günden itibaren başlangıç tarihi itibariyle faiz hesaplamasına esas alınması gerektiğini buna göre hesaplama yapıldığından 2010 yılı da dahil olmak üzere yasal faiz üzerinden 446.189,57 TL davacının talep edebileceği faiz oranı olduğu belirlenmiştir. Tarafların rapora itiraz etmeleri ve alternatifli olarak avans faizi üzerinden hesaplama yapılması için 25/10/2013 tarihli ek rapor alınmış, alınan bu rapora göre ise de; 2010 yılı da dahil olmak üzere toplam faiz zararının 1.248.626,77 TL olduğu belirlenmiştir.

Davacı kurum tarafından, Ziraat Bankası Görükle Şubesinde açılan 6299194, 6299199, 6299200, 6299201, 6299202, 6299918, 6299929, 6299930, 6299963 nolu hesaplara gelen üniversite paralarının vadeli hesapta değerlendirildiği, davacı üniversite tarafından bildirildiğinden, bu hesaptaki paraların 2005-2010 döneminde vadeli hesaplarda değerlendirilip değerlendirilmediği, değerlendirilmiş ise ne miktarda değerlendirildiği ve ne oranda faiz uygulandığının bildirilmesi ve bu vadeli hesaplara ilişkin hesap hareketlerinin ve bu dönemde vadeli hesaplara ne oranda faiz uygulandığı ilgili banka şubesinden temini sağlanarak Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bankacı bilirkişiden rapor aldırılmıştır.

Alınan 03/04/2017 tarihli asıl, 30/01/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacı kurumun davalı banka nezdinde tahsilat hesapları açısından usulsüzlük bulunmadığı, davalı banka nezdindeki tahsilatların en geç 7.gün sonunda Ziraat Bankası Görükle şubesinde bulunan ..................... nolu hesaba aktarılması gerektiği, davalı bankanın bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, 7.gün sonra devir ettiği tahsilatlarla ilgili geçiken her gün için faiz ödemekle yükümlü bulunduğu, davacı kurumun Yargıtay bozma ilamında belirtildiği şekilde davacı kurumun talep edebileceği faiz alacağının davalı bankanın, davacı hesaplarına aktarması gerekli olan vadeli hesaplardaki faiz oranından hesaplanması gerektiği, taraflar arasındaki protokolün yürürlükte olduğu, 2005-2010 yılları arasında geç aktarılan tahsilatlar nedeniyle davacının zararının vadeli ve vadesiz mevduat hesapları faiz toplamından ibaret olduğunun kabulü halinde, davacının , 2006 yılı için 11.986,40 TL, 2007 yılı için 11.301,85 TL, 2008 yılı için vadeli ve vadesiz toplamı 103.272,97 TL , 2009 yılı için 88.259,12 TL , 2010 yılı için 25.724,83 TL olmak üzere toplam 250.545,17 TL olup, davacı kurumun elde edeceği mevduat faiz gelirinden yasa gereği %15 oranında gelir vergisi stopajı kesileceğinden 250.545,17 TL x%15 = 37.581,78 TL 'nin düşülmesi sonucu 212.963,39 TL , 2005 yılı olası faiz geliri ile birlikte hesabının 2005 yılı için 3.710,18 TL, 2006 yılı için 11.96,40 TL, 2007 yılı için 11.301,85 TL, 2008 yılı için 103.272,97 TL, 2009 yılı için 35.724,83 TL , 2010 yılı için 35.724,83 TL olup toplamda 254.255,35 TL , davacı kurumun elde edeceği mevduat faiz gelirinden yasa gereği %15 oranında gelir vergisi stopajı kesileceğinden 254.255,35 Tl %15 = 38.138,30 TL 'nin düşülmesi sonucu davacının 216.117,05 TL net faiz geliri elde edeceği, davacı kurumun 2005-2010 yılları arasında geç aktarılan tahsilatlar nedeniyle zararın sadece vadeli mevduat hesapları faiz toplamından ibaret olduğunun kabulüne göre, davalı bankadan talep edibileceği alacağının, 2008 yılı için 96.747,93 TL, 2009 yılı için 88.259,12 TL, 2010 yılı için 35.724,83 TL olup toplam 220.731,88 TL , davacı kurumun elde edeceği mevduat faiz gelirinden yasa gereği %15 oranında gelir vergisi stopajı kesileceğinden 220.731,88 TL x %15 = 33.109,78 TL 'nin düşülmesi sonucu 187.622,10 TL net faiz geliri elde edebileceğinin bildirildiği görülmüştür.

Tarafların iddia ve savunmaları ile Yargıtay bozma ilamı, bozma sonrası aldırılan rapor ve ek raporlar ile taraf vekillerinin bu rapora itirazları doğrultusunda asıl ve birleşen dosyaların her biri için ayrı ayrı hesap edilmek suretiyle Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mah.'ne talimat yazılmış, Ankara 12.Asl.Tic.Mah. ... tal. sayılı dosyasında 2 bankacı ve emekli 1 sayıştay denetçisinden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor düzenlenmesi sağlanmıştır. Düzenlenen 28/08/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davalı bankanın davalı adına tahsil ettiği öğrenci harçlarını, davacı üniversite ile aralarında düzenlenen sözleşme hükümlerine aykırı olarak dava dışı Ziraat Bankasında bulunan hesabına geçikmeli olarak aktarmasından dolayı davacı kurumun gelir kaybının oluştuğu, dava dışı Ziraat Bankası mevduat faiz oranları üzerinden yapılan hesaplama sonucu davacının elde edeceği faizin, asıl dava yönünden davacının zararının 34.484,49 TL, birleştirilen Bursa 1.ATM'nin ... esas sayılı dosyası yönünden 1.000,00 TL, birleştirilen Bursa 2.ATM'nin ... esas sayılı dosyası yönünden 206.255,01 TL olmak üzere toplam 34.484,49- TL + 1.000,00 TL + 206.255,01 TL = 241.739,50 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.

Davacı vekili tarafından verilen 24/04/2013 tarihli dilekçe ile, asıl davadaki 1.000,00 TL'lik talebi 445.189,57 TL arttırılmak suretiyle ıslah edilerek toplam 446.189,57 TL'ye çıkartılmış ve bu bedelin 27/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini taleavacı vekili tarafından verilen 24/04/2013 tarihli dilekçe ile, asıl davadaki 1.000,00 TL'lik talebi 445.189,57 TL arttırılmak suretiyle ıslah edilerek toplam 446.189,57 TL'ye çıkartılmış ve bu bedelin 27/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

Taraflar arasındaki ihtilafın protokolün 8. maddesinde düzenlenen davacı üniversitenin öğrenci harçları tahsilatının davalı banka tarafından yapıldıktan sonra mevzuatın belirlediği 7 gün içerisinde davacı bankanın bildirmiş olduğu kamu bankasındaki hesabına geç yatırılmasından kaynaklı olarak davacı üniversitenin faiz getirisinden mahrum kalması suretiyle zarara uğrayıp uğramadığı ve mevcut ise bu zararının davalı bankadan talep edip edemeyeceği hususunda toplanmaktadır.

Buna göre protokolün 8. maddesinde belirlenen Kamu Haznedarlığı Genel Tebliğinin (2004/1) incelenmesinde; tebliğin 21/09/2004 tarih 25590 sayılı Resmi gazetede yayımlanan 5234 sayılı bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanunun 31. maddesine istinaden çıkarıldığı, buna göre genel ve katma bütçeli daire ve idarelerin saymanlıklarına ait nakitler, TC Merkez Bankası veya TC Ziraat Bankasında açtırılarak Türk Lirası cinsinden vadesiz hesaplarda toplanacağı, genel ve katma bütçeli daire ve idareler dışında yer alan Kamu Kurum Kurul ve Kuruluşları, nakitlerini TC Merkez Bankası, TC Ziraat Bankası, Türkiye Halk bankası veya Türkiye Vakıflar Bankasında açtıracakları hesaplarda toplayacakları, söz konusu kurum, kurul ve kuruluşların ödemelerini aksatmamak kaydıyla atılı bulunan paralarını anılan bankalarda açtıracakları vadeli hesaplarda veya Hazine Müsteşarlığında ihraç edilen devlet iç borçlanma senedi alarak değerlendirebilecekleri, aksine düzenleme olmadığı ve ihale öncesinden bildirilmek suretiyle Hazine Müsteşarlığınca uygun görülen miktarlardan ve ihale sistemine göre, ihalede oluşan veya ortalama fiyattan ihaleye katılabilecekleri, doğrudan satış yöntemi ile devlet iç borçlanma senedi alabilecekleri ancak söz konusu paraların vadeli hesaplarda tutulmasından veya devlet iç borçlanma senedi satın alınmasında dolayı ödemenin aksatılması durumunda ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yetkililerinin sorumlu olacağı belirlenmiştir. Yine bankalarda açılacak vadeli hesapların vadeleri faiz oranları ve türlerinin söz konusu kamu kurum ve kuruluşlar ile bankalar arasında mevcut bankacılık sistemi çerçevesinde belirleneceği düzenlenmiştir.

Bu tebliğde kamu kurum ve kuruluşları, özel kanunların verdiği izne dayanılarak veya uygulamadan doğan zorunluluklar nedeniyle diğer bankalardan, bankacılık hizmeti alabileceği ancak bu kurum, kurul ve kuruluşlar adına yapılan tahsilatın en geç 7 gün içinde belirtilen kamu bankalarına aktarılacağı belirlenmiştir. Bu tebliğ 22/08/2008 tarih, 26975 sayılı Resmi gazetede yayınlanan tebliğ ile değiştirilmiştir.

Yeni tebliğin 5/2. maddesine göre özel bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar, özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum,kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bu maddede sayılanların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri ile birlikte kendi bütçeleri ve tasarrufları altında bulunan her türlü mali kaynaklarını, TCMB, TC Ziraat Bankası, T. Halk Bankası veya T.Vakıflar Bankasında açacağı hesaplarda değerlendireceklerini, tebliğ kapsamında yer alan kurum ve kuruluşların özel kanunların verdiği izne dayanılarak veya uygulamadan doğan zorunluluklar nedeniyle yapılan tahsilatın en geç 7 gün içinde belirtilen kamu bankalarına aktarılması kaydı ile yurtiçinde yerleşik diğer bankalardan da bankacılık hizmeti alabileceği belirlenmiştir.

Bu tebliğin 6.maddesinde; tebliğin 5/2 maddesi kapsamındaki kurum ve kuruluşlar, kaynaklarının değerlendirilmesinde YTL cinsi vadesiz mevduat, YTL cinsi vadeli mevduat,ihale, doğrudan satış, ihale öncesi rekabetçi olmayan teklif veya ikincil piyasadan, doğrudan ya da ters repo yoluyla temin etmek suretiyle DİBS, suretiyle değerlendirilebileceği, 7. maddede ise vadeli mevduat için alınan faiz oranının benzer vadedeki DİBS için piyasada oluşan faiz oranından daha düşük olamayacağı belirlenmiştir.

Buna göre tebliğ içeriğinden de anlaşıldığı üzere, özel bütçeli kamu kurum niteliğinde olan üniversitelerin gelirlerini yurtiçinde yerleşik özel bankalar kanalıyla tahsil edebileceği, tahsil edilen bedellerin 7 gün içerisinde TCMB, TC Ziraat Bankası, T.Halk Bankası veya T. Vakıflar Bankasında üniversite adına açılacak bir hesaba aktarılması, aktarılan bu hesaplarda paranın bankacılık mevzuatı çerçevesinde üniversite ile bu bankaların anlaşacağı vadeli hesaplarda değerlendirilebileceği anlaşılmıştır.

Buna göre sözleşme gereğince davalı bankanın tahsil ettiği harçları 7 gün içerisinde yani en geç 7. günde bankanın bildirdiği hesaplara intikal ettirilmesi gerekmektedir. İntikal ettirilmediği takdirde üniversitenin parayı vadeli hesaplarda ve DİBSlerde değerlendirmesi engellenmiş olduğundan ve davacı üniversitenin zararına hareket edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple davalı bankanın, davacının vadesiz hesap açabileceği bundan dolayı herhangi bir gelirinin olmayacağı, bu sebeple zararının da olmayacağı iddiası yerinde bulunmamıştır. Taraflar arasında yapılan protokolde yukarıda açıklaması yapılan tebliğe ve Başbakanlık veya Maliye Bakanlığınca çıkarılacak icrai düzenlemelere uyulacağı belirlenmiştir. Alınan bilirkişi raporlarına göre davalının bazı tahsilatlarını süresinde göndermediği ve buna göre hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı banka, davacı tarafından zamanında bildirimde bulunmadığını iddia etmiş ise de; iddiasını ispat edici bir belge ibraz etmemiştir. Davanın konusu da geç aktarım olması sebebiyle ve bilirkişilerce de geç kalınan süre üzerinden hesaplama yapıldığından davalının bu iddiası da yerinde görülmemiştir. Davalı sözleşme ile üzerine çok yükümlülük verildiğini, bu sebeple süresinde aktarım işini yerine getirememesinden dolayı kusur yüklenemeyeceğini iddia etmiş ise de; basiretli tacirin sözleşmeyi yaparken edim olarak altına girdiği yükümlülükleri bilmesi gerekir. Davalı bankanın da basiretli tacir gibi bunu inceleyerek protokolü imzalaması gerekir. Kendi kusurundan kaynaklanan hususu itiraz olarak ileri süremez. Bu sebeple davalının bu itirazı da yerinde görülmemiştir. Bilirkişi raporlarının arasındaki fark ise hesaplamanın 6183 sayılı Kanunda belirlenen gecikme zammına göre yapılması, yasal faize göre yapılması ve avans faizine göre yapılması hususlarından kaynaklanmaktadır. Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere, davacı alacağı,davalı bankanın davacı hesaplarındaki aktarması gerekli olan vadeli hesaplardaki faiz oranıdır. Protokolün atıf yaptığı tebliğde; 7 gün olarak aktarım süresi belirlenmiş olduğundan aktarım süresinin dolayısıyla ödeme tarihinin muayyen olduğu, anlaşıldığından bu süreyi geçen aktarmalar yönünden davalının temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Buna göre en son bilirkişi kurulundan alınan 28/08/2018 tarihli rapor,dosya kapsamına,usul ve yasaya ve yargıtay bozma ilamına uygun bulunduğundan bu rapora itibar edilerek bu raporda belirlenen 241.739,50 TL mahkememizce de kabul edilmiştir.

Davacının zararı olarak geciken süreler için dava dışı Ziraat Bankasının vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı faiz oranında faiziyle hesaplanmak suretiyle zararı bulunmuştur.

Davacı tarafından bu zararına ilişkin olarak faiz talep edilmektedir. İlk etapta faize faiz yürütülüyormuş gibi anlaşılmakta ise de, bulunan rakam davacının faiz geliri elde edilememesinden dolayı kaynaklanan zarardır. Bu sebeple, bu miktarın asıl alacak olarak değerlendirilip temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekmektedir. Bundan dolayı dava dışı Ziraat Bankasının vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı faiz oranında faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Davacı 2005,2006,2007,2008 ve 2009 dönemleri için davalıya 16/08/2010 tarihli yazının gönderildiğini ancak buna rağmen ödenmediğini belirtmiştir.

Davacının bahsetmiş olduğu 16/08/2010 tarih 1417 sayılı yazıda 1.346.857,43 TL'nin 10 gün içerisinde ödenmesinin talep edilmiş olduğu görülmüştür. Ancak yazının davalı bankaya tebliğ edildiğine dair bir belge ibraz edilmemiştir. Fakat davalı banka tarafından 23/08/2010 tarihli cevabi yazı ile talebin kabul edilmediği belirtilmiştir. Davacının, yazısının tebliğ edildiği ispat edilememiş ise de, davalının cevap tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilmiştir. Buna göre, 23/08/2010 tarihinin üzerine 10 gün eklendiğinde 03/09/2010 tarihi itibariyle temerrüt olmuştur.

Birleştirilen Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında ise; 1.000,00 TL için 25/11/2010 tarihinden itibaren avans faizi talep edilmiştir. Bu alacakla ilgili olarak da davacı Üniversite tarafından davalı bankaya 25/11/2010 tarih 2020 sayılı yazı gönderilerek tebliğden itibaren 28.982,26 TL'nin bir ay içerisinde ödenmesi talep edilmiştir. Yazının altında ... ismi yazılı ve 25/11/2010 tarihi ile imza bulunmakta ise de, bu şahsın evrakın tebliğ edildiği şahıs olup olmadığı anlaşılamamıştır. Bu yazıya karşılık davalı tarafından 29/11/2010 tarihli yazı ile cevap verilerek talebin reddedilmiş olduğu görülmüştür. 1 aylık süre verildiği için temerrüt tarihi 30/12/2010 tarihidir. Birleşen Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya yönünden ise; 206.255,01 TL için 03/09/2010 tarihinden itibaren dava dışı Ziraat Bankasının vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı faiz oranında faiziyle işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

HÜKÜM: Açıklanan nedenlere, yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;

A-1) Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında açılan davanın kısmen kabulü ile; 34.484,49-TL'nin 03/09/2010 tarihinden itibaren, dava dışı Ziraat Bankasının vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı faiz oranında faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine,

2.- Davacı Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü harçtan muaf olduğu için peşin harç alınmadığından harçlar Yasası gereğince alınması gereken 2.355,64- TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3.-Davacı vekili yararına ölçümlenen 4.138,14-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Reddedilen kısım yönünden davalı vekili yararına ölçümlenen 30.418,20-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davalı tarafından yapılan 107,80 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 49,40 -TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, B-BİRLEŞTİRİLEN BURSA 1. ASL.TİC.MAH. ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;

1.Davanın kabulü ile; 1.000,00 TL 'nin 30/12/2010 tarihinden itibaren , dava dışı Ziraat Bankasının vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı faiz oranında faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.- Davacı Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü harçtan muaf olduğu için peşin harç alınmadığından harçlar Yasası gereğince alınması gereken 68,31 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3.- Davacı vekili yararına ölçümlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C-BİRLEŞTİRİLEN BURSA 2. ASL. TİC.MAH. ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;

1.Davanın kısmen kabulü ile; 206.255,01-TL 'nin 03/09/2010 tarihinden itibaren , dava dışı Ziraat Bankasının vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı faiz oranında faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine,

2.Davacı Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü harçtan muaf olduğu için peşin harç alınmadığından harçlar Yasası gereğince alınması gereken 14.089,28- TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 24,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı vekili yararına ölçümlenen 18.325,30-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Reddedilen kısım üzerinden davalı vekili yararına ölçümlenen 37.757,29-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine

D-Tüm dosyalar için yapılan yargılama masrafları birlikte değerlendirilmek suretiyle davacı tarafından yapılan 12.745,90 TL yargılama giderinden davaların kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.245,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, E-Davalı tarafından yapılan 107,80 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 82,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20/02/2019

Başkan Üye Üye Katip

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog