T. C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/975 Esas - 2024/1054
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ile ... ve ... (...' ın annesi) arasında bir dönem için hayvan alım satımı ile ilgili ticari ilişki mevcut iken müvekkilinin, davalılara olan tüm borçları için senet (bono) vermek istediğini, ancak davalıların sadece müvekkilinin değil, müvekkilinin eşi ...' nin bir senette, müvekkilinin oğlu ... nin ise diğer bir senette kefil olmaları için baskı uyguladıklarını, bu şekilde zorlama bir şekilde kefil olarak müvekkilinin ailesine de senetler imzalatıldığını, senetlerin; *25/06/2019 düzenlenme, 15/08/2019 ödeme tarihli, Alacaklısı ..., Borçlusu ..., Kefili ..., Bedeli 215.000,00 TL; *25/06/2019 düzenlenme, 15/08/2019 ödeme tarihli, Alacaklısı ..., Borçlusu ..., Kefili ..., Bedeli 205.000,00 TL'lik senetler olduğunu,
Senetlerin davalılar tarafından alınmasından sonra müvekkilinin borçlarını kısmi olarak ödemeye başladığını ve esasen senette yazandan çok daha fazla ödeme yaptığını, ancak senet asıllarının davalılar tarafından kendisine verilmediği gibi bir de müvekkili ile eşi ve çocuğuna karşı iki ayrı icra takibi başlatıldığını ve davalılarca icra/haciz baskısı altında yeniden bedelsiz kalan senetlere konu icra dosyalarından ayrı ayrı tahsilat yapıldığını, müvekkilinin ilgili tarihte adına kayıtlı bulunan ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Sokak No:... adresi ... ada ... parselde kain dairenin davalılar ile yapılan görüşmeler neticesinde senetlere karşılık devredilerek senetlerin borcunun tümüyle kapatılması için tapudan devrinin gerçekleştirilmesi hususunda tarafların anlaştıklarını, bu süreçte davalılar ile müvekkili ve müvekkilinin oğlu ...'nin ... Bankası ... Şubesine fiilen gittiklerini, söz konusu dairede ipotek olduğunu farketmeleri üzerine davalı ... ile ... Bankası ... Şubesinde sözleşme yapıldığını ve imzalandığını, sözleşme içeriğinin, "... İli ... İlçesi ... Mh. ... Sk. No:... ... Ada ... Parselde bulunan Dairenin üzerinde bulunan ipotek ve şerhlerin kalkması halinde ... TC Kimlik Nolu ...nin 215.000,00 TL' lik seneti ... ... tarafından teslim edilecektir. İşbu Ankara Mahkemeleri tarafından yetkilidir." şeklinde olduğunu, müvekkilinin ilgili taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldırmak adına arkadaşı ...' ten borç para aldığını ve bu para ile bankanın ipotek borçlarını ödediğini, bu hususun banka kayıtları incelendiğinde tespit edilebileceğini, sonrasında ilgili taşınmazın her iki senet borcuna karşılık davalılara (müvekkilinin hatırladığı kadarıyla davalı ...' a) tapudan devredildiğini, müvekkilinin yapılan bu işlemden hiçbir para almadığı gibi senet borçlarına istinaden tapu devrini yapmasına karşılık, senet asıllarının davalılar tarafından müvekkiline iade edilmediğini, aksine davalılar tarafından bakiye alacakları olduğu iddiasıyla, taşınmaz devri ile ödenen senetlere istinaden yeniden ödeme istendiğini, bunun üzerine mağduriyeti giderek artan ve senetleri teslim alamayan müvekkilinin senetlerin vadesi itibariyle icraya konulması korkusu ile zor durumda kalarak; bu sefer de oğlu ... nin (kefil) adına olan ... plakalı aracı Sincan ... Noterliği' nin 15/08/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile davalı ...' a devrettiğini, ancak yine davalılar tarafından senet asıllarının müvekkiline teslim edilmediğini ve icra takibine konulduğunu, her iki senedin ödeme tarihi ile araç satış sözleşme tarihinin aynı (15/08/2019) olduğunu, müvekkilinin senet asıllarının iadesini beklerken davalılar tarafından 21/08/2019 tarihinde Ankara Batı İcra Müdürlüğü ... E. (Alacaklı ..., Borçlular ... ve ..., Takip Dayanağı 215.000,00 TL tutarlı senet) ve Ankara Batı İcra Müdürlüğü ... E. (Alacaklı ..., Borçlular ... ve ..., Takip Dayanağı 205.000,00 TL tutarlı senet) olmak üzere iki ayrı Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile icra takibi başlattıklarını, işbu iki ayrı icra takibi ile müvekkili ve kefil görünen ailesine araç, gayrimenkul, banka, maaş ve sair bir çok haciz işlemleri yapıldığını, bu süreçte müvekkilinin çalışmak için yurt dışında olması nedeniyle icra takiplerinden haberdar olamadığını ve hukuken hiçbir işlem yapamadığını, devam eden dönemde bedelsiz olan her iki senede dayalı icra takiplerine aynı gün yani 18/07/2023 tarihinde haciz/icra baskısı altında kaldıkları için müvekkilinin Ankara Batı İcra Müdürlüğü ...
E. Sayılı dosyasına 413.600,00 TL, Ankara Batı İcra Müdürlüğü ...
E. Sayılı dosyasına 385.500,00 TL, 692,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, yapılan ödemeler neticesinde ise icra dosyalarının kapandığını ve bedelsiz kalan senet asıllarının icra müdürlüğünün kasasında olduğunu, akabinde müvekkilince davalılar hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı' nın ... Soruşturma dosyası ile bedelsiz senedi kullanma, dolandırıcılık, aynı zamanda bedelsiz kalan senetlerin icra takibine konu edilmek suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının aracı kullanılması suçlarından şikayette bulunulduğunu ve soruşturmanın devam ettiğini, özetle; davalıların 205.000,00 TL ve 215.000,00 TL senetlerin karşılığında haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilinden bir daire, bir araç ve senetlerin icraya konulması nedeniyle toplam 799.792,00 TL ödeme aldıklarını, ayrıca senetlerin zaman aşımına uğradığını, bu yönü ile haksız ve hukuka aykırı olan takipte yapılan dosya kapak hesabının da hukuka aykırı olması nedeniyle fazla ödeme yapıldığını, yine protesto bulunmaması nedeniyle hatalı başlatılan takipte aynı zamanda faizin türünün ve faiz başlangıç tarihinin de hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, davanın kabulü ile, Ankara Batı İcra Müdürlüğü ... E. ve ...
E. Sayılı dosyalarına konu takiplerin ayrı ayrı iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı;
385.500,00 TL ve 692,00 TL olmak üzere toplam 386.192,00 TL' nin ödeme tarihi olan 18/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile Davalı ...' dan istirdadına; 413.600,00 TL' nin ödeme tarihi olan 18/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile Davalı ... dan istirdadına; Davalıların kötüniyetli olarak işbu icra takiplerini başlatmış olmaları nedeniyle asıl alacakların %20' sinden aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen, davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmalara katılmamışlardır.
DELİLLER
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... ve ... esas sayılı takip dosyaları, tapu kayıtları, davacının ... Bankası ... Şubesindeki hesabına ilişkin hesap hareketleri, Ankara Batı CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, vergi dairesi kayıtları, 23/03/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... ve ... esas sayılı takip dosyalarına konu senetler nedeniyle icra dosyalarına ödenen bedellerin istirdadı talebine ilişkindir.
Dosyaya bir sureti kazandırılan Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının ..., borçlularının ... ve ... olduğu, icra takibinin 21.08.2019 tarihinde başlatıldığı, takip talebinde, 205.000,00-TL asıl alacak, 657,12-TL işlemiş faiz, 615,00-TL komisyon olmak üzere takip çıkışının 206.272,12-TL olarak gösterildiği, takip talebinde aslı alacağın %19,5 avans faizi ile tahsilinin talep edildiği, takip dayanağı olarak 205.000,00-TL bedelli, 25.06.2019 tanzim ve 15.08.2019 vade tarihli sendin gösterildiği, 19.07.2023 tarihli dosya hesabı belgesinde, toplam borç miktarının 374.647,94-TL olarak gösterildiği, 18.07.2023 tarihli tahsilat makbuzu ile ... tarafından icra dosyasına 413.600,00-TL yatırıldığı, borçluya iade edilecek miktarın 38.952,06-TL olarak gösterildiği,
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının incelenmesinde ise; alacaklısının ..., borçlularının ... ve ... olduğu, icra takibinin 21.08.2019 tarihinde başlatıldığı, takip talebinde, 215.000,00-TL asıl alacak, 606,00-TL vekalet ücreti, 123,90-TL ihtiyati haciz masrafı, 689,18-TL işlemiş faiz, 645,00-TL komisyon olmak üzere takip çıkışının 217.064,08-TL olarak gösterildiği, takip talebinde aslı alacağın %19,5 avans faizi ile tahsilinin talep edildiği, takip dayanağı olarak 215.000,00-TL bedelli, 25.06.2019 tanzim ve 15.08.2019 vade tarihli sendin gösterildiği, 18.07.2023 tarihli dosya hesabı belgesinde, toplam borç miktarının 394.528,10-TL olarak gösterildiği, 18.07.2023 tarihli tahsilat makbuzu ile ... tarafından icra dosyasına 385.500,00-TL ve yine aynı tarihli başka bir tahsilat makbuzu ile 692,00-TL olmak üzere toplam 386.192,00-TL yatırıldığı, dosya hesabı belgesinde yatan paranın 395.552,84-TL, borçluya iade edilecek miktarın 1.024,74-TL olarak gösterildiği anlaşılmıştır. Eldeki davanın istirdat davası olması bakımından ödeme ve dava tarihleri gözetilerek davanın İİK 72/7.maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı davalılarla ticari ilişkisi nedeniyle tüm borçlarına istinaden 2 adet senet verdiğini ancak senet borçlarını ev ve araba karşılığı ödemesine rağmen senetlerin icraya konularak tahsil edildiğini belirterek bedelsizlik def'ine dayanmıştır. Davalılar ise davaya cevap vermemiştir.
Her ne kadar dava konusu senetler hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunulmuşsa da; suç duyurusu dilekçesinin incelenmesinde, davamız nedenleriyle aynı sebepler sıralanarak davalılar hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan suç duyurusunda bulunulduğu, bedelsizlik definin mahkememizin hukuki takdir ve değerlendirmesi kapsamında kaldığı, ceza hukuku anlamında tartışılacak bir maddi olgu ceza soruşturması kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından usul ekonomisi gereği ceza soruşturması bekletici mesele yapılmamıştır.
Davaya konu uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan 23/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava dışı ... ile davalı ... arasında imzalanan tarihsiz sözleşme kapsamında, ... İli ... İlçesi ... Mah. ... Sokak No:..., ... Ada ... Parselde bulunan dairenin üzerindeki ipotek borcunun ödendiği ve ipotek 05.12.2019 tarihinde terkin edildiğinden ve taşınmaz üzerinde 05.012.2019 tarihi itibariyle başkaca şerh bulunmadığından, tarihsiz sözleşmede kararlaştırılan 215.000,00-TL bedelli, 25.06.2019 tanzim ve 15.08.2019 vade tarihli sendin iadesi gerekeceği; bu senet nedeniyle davacının borcunun sona erdiği ; 215.000,00-TL bedelli, 25.06.2019 tanzim ve 15.08.2019 vade tarihli senet dayanak gösterilerek Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına davacı tarafından 18.07.2023 tarihli tahsilat makbuzu ile 385.500,00-TL ve yine aynı tarihli başka bir tahsilat makbuzu ile 692,00-TL olmak üzere yatırılan toplam 386.192,00-TL'nin davalı ...'dan tahsili gerektiği; İcra takibi ipoteğin terkin tarihi olan 05.12.2019 tarihinden önce 21.08.2019 tarihinde başlatıldığından, 215.000,00-TL bedelli, 25.06.2019 tanzim ve 15.08.2019 vade tarihli senet dayanak gösterilerek Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin iptal edilip edilmeyeceği veya %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği yönündeki takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu; Dosya kapsamından, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının dayanağı olarak gösterilen 205.000,00-TL bedelli, 25.06.2019 tanzim ve 15.08.2019 vade tarihli sendin bedelsiz kaldığı yönünde bir tespit yapılamadığı, bu hususun ceza yargılaması kapsamında kaldığı, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasının sonucunun beklenilip beklenilmeyeceği konusundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yönelik davalı ...'a yöneltilen menfi tespit istemine ilişkin yapılan değerlendirmede; dava dilekçesi ekinde sunulu bulunan "sözleşme" başlıklı belgede icra takibine konu 215.000,00 TL bedelli senedin ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... sokak no:... de bulunan taşımazın üzerindeki ipotek ve şerhlerin kalkması karşılığında teslim edileceği, kalktıkları takdirde senedin teslim edileceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Davalı davaya cevap dilekçesi sunmamakla birlikte tarafında öninceleme duruşmasında söz konusu sözleşme başlıklı belgedeki imzanın kendisine ait olup olmadığı yönünde davetiye çıkarılmış, davetiye tarafına bizzat tebliğ edilmesine rağmen duruşmada hazır bulunmamış, tarafına ihtar edildiği şekilde sözleşme içeriği ve imzayı kabul etmiş sayılmıştır. Bu aşamadan sonra yapılan araştırmada ise; sözleşmeye konu taşınmazın tapu kaydı incelenmiş, ... İli ... İlçesi ... Mah. ... Sokak No: ..., ... Ada ... Parselde bulunan dairenin üzerindeki ipotek borcu ödendiğinden ve ipotek 05.12.2019 tarihinde terkin edildiğinden ve taşınmaz üzerinde 05.12.2019 tarihi itibariyle başkaca şerh bulunmadığından, tarihsiz sözleşmede kararlaştırılan 215.000,00-TL bedelli, 25.06.2019 tanzim ve 15.08.2019 vade tarihli senedin bedelsiz kaldığına ve davacının bu senet ve dolayısıyla icra takibi nedeniyle davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş, davacı tarafından icra tehdidi altında ödendiği dosya kapsamındaki icra müdürlüğü cevabi yazısından ve dava dilkçesi ekindeki tahsilat makbuzlarından anlaşılan 386.192,00 TL nin istirdadına ve talebi gereğince ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı avans faizi talep etmişse de, davacının tacir olmadığı dosya kapsamında anlaşıldığından yasal faize hükmedilmiştir.
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yönelik davalı ...'a yöneltilen menfi tespit istemine ilişkin yapılan değerlendirmede ise; davacı taşınmaz devrinden sonra senetlerin iade edilmemesi üzerine oğlu adına olan aracı devrettiğini ancak 25/06/2019 keşide, 15/08/2019 vade tarihli 205.000,00TL bedelli senet ve taşınmaz devri karşılığında teslim edileceği belirtilen sözleşme konu senedin teslim edilmediğini belirtmiştir. Davacı az yukarıda açıklandığı şekilde 215.000,00 TL'lik bononun bedelsiz kaldığını ispatladığından ve bu icra takibine konu 205.000,00 TL bedelli bono tarihsiz sözleşmeye konu edilmediğinden sadece 205.000,00 TL bedelli bono yönünden inceleme yapmak gerekmiştir.
Kıymetli evrak, içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına da devredilemediği vasıflı ve soyut bir borç ikrarıdır ( 6102 s. TTK m.645 ve Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, 2.b., Ankara 1997, s.975; Kınacıoğlu, N.: Kıymetli Evrak Hukuku, 5.b., Ankara 1999, s.247). Bononun keşidecisi bonoda gösterdiği belirli bir bedeli kayıtsız ve şartsız olarak bizzat ödemek konusunda soyut bir taahhütte bulunmaktadır. Soyutluk (mücerretlik) ise senedin içerdiği hakkın doğumuna sebep olan temel hukuki ilişkinin senet metninden anlaşılamaması anlamına gelir. Soyutluğun senede yüklediği ilk özellik, hamilin artık senette gösterilen alacağın alacaklısı olduğu konusunda, senetten başka bir delil sunmasına gerek bulunmaması; alacağını sadece bu senetle ispatlayabilmesidir (Öztan, s.173; Poroy, R./Tekinalp, Ü.: Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 15.b., İstanbul 2001, s.25). Türk hukuk öğretisinde kambiyo senetlerinin içerdiği hakkın doğumu konusundaki baskın görüş sözleşme teorisi ile açıklanmakta bu da güven ilkesi ile desteklenmektedir. Bu teoriye göre kambiyo senedinin düzenlenmesi ile içerdiği hak derhal vücut bulmaz, borcun doğumu için ayrıca senedin borç altına girmek kastıyla lehdara da verilmesi yani teslime ilişkin bir de ayni sözleşmenin mevcudiyeti gerekir (Bozer, A./Göle, C.: Kıymetli Evrak Hukuku, 7.b., Ankara 2017, s.21; Yılmaz, A.L.: Kambiyo Senetlerinde Def’iler, İstanbul 2007, s.51; Öztan, s.106; Kınacıoğlu, s.30 vd.). Bu sözleşmenin kurulması Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri gereği karşılıklı ve aynı yöndeki iradelerin açıklanması ile mümkündür. İradelerin açıklanması ve sakatlanması konusunda da aynı Kanunun hükümleri dikkate alınır.
Bonoyu düzenleyen borçlunun ödeme vaadini içeren bir tür kambiyo senedi olan bonoda taraflar 688. maddede belirtilen şekli koşulların yanında bononun ihdas nedeni (malen/nakden ya da teminat kaydı ile alındığını), uyuşmazlık durumunda aralarındaki anlaşmaya göre yetkili olacak mahkeme, faiz gibi bononun geçerliliğine etki etmeyecek ihtiyari unsurları belirleyerek senede ekleyebilirler. Somut olayda davacı tarafından davalıya verilen icra takibine konu bononun nakden verildiğinin kayıt altına alındığı, 25/06/2019 tarihli 15/08/2019 vadeli 205.000,00 TL bedelli senedin soyut borç ikrarını içerdiği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere bu senedin bir protokole veya satışa bağlı olduğu, eş söyleyişle soyut borç ikrarı içermediğini ve bedelsiz kaldığını ispat yükü davacıya aittir.
Davacının bu kapsamda sunmuş olduğu araç satış sözleşmesi incelendiğinde; satıcının söz konusu senet borçlusu veya kefili olmayan ... alıcının ise yine aynı senedin lehtarı veya cirantası olmayan ... olduğu, araç satış sözleşmesinde "satıcı yukarıdaki nitelikleri ve bedeli yazılı aracı alıcıya hali hazır durumu ile satarak bedelini aldığını ve aracı teslim ettiğini ... kabul eder" ibaresinin yer aldığı görülmüştür. Tüm bu hususlar değerlendirildiğinde; araç satış bedelinin(27.000,00 TL) senet bedelinin(205.000,00) altında olduğu, senette nakden kaydı bulunduğu, araç satış sözleşmesinde araç bedelinin nakden alındığı, dava konusu diğer senetteki gibi senedin bir protokole de bağlanmadığı ve davacının yemin deliline de dayanmadığı gözetildiğinde davacının 25/06/2019 keşide, 15/08/2019 vade tarihli 205.000,00TL bedelli senedin bedelsiz kaldığı yönündeki iddiasını ispatlayamadığı gözetilerek soyut borç ikrarı içeren ve sahtelik iddiası bulunmayan senede yönelik başlatılan icra takibine yönelik menfi tespit ve istirdat iddiasının reddine karar verilmiştir.
1.Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
Davacının 25/06/2019 keşide, 15/08/2019 vade tarihli 215.000,00TL bedelli senet nedeniyle Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalıya icra takip çıkış miktarı olan 217.064,08 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından icra tehdidi altında ödenen 386.192,00 TL nin istirdadına ve davalı ...'dan ödeme tarihi olan 18/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, faiz türüne ilişkin fazla talebin reddine, Davacının 25/06/2019 keşide, 15/08/2019 vade tarihli 205.000,00TL bedelli senet nedeniyle Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalı ...'a yönelttiği menfi tespit ve istirdat isteminin reddine,
2.Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 26.380,78 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 13.658,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.722,33 TL'nin davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.340,00 TL'nin, 1.129,90 TL sinin davalı ...'dan, 1.210,10 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 13.658,45 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 38,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 13.966,70 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
3.Davacı tarafından sarf edilen 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 751,75 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 2.751,75 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 1.328,73 TL'sinin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 61.790,72 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/10/2024
Katip Hakim
(e-imzalıdır)