4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
BİRLEŞEN ANTALYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS ...
KARAR SAYILI DOSYA TARAFLARI
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan), davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA:Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ...'nin ... Şubesinde ... no'lu ve hesabı bulunduğunu, Müvekkilin bahse konu hesabından ... tarihinde bilgisi, talimatı ve rızası dışında havale yolu ile hiç bir ticari ilişki içerisinde bulunmadığı ... isimli (...//...) no'lu şahsın hesabına 2 adet havale işlemi gerçekleştirdiğini, müvekkil durumu fark eder etmez müşteri temsilcisi ile görüşme yaparak hesabından şüpheli işlem tespit ettiğini ve hesaplarına bloke koyulmasını talep ettiğini, sonrasında Banka ile yapılan görüşmeler de banka kendi sistemlerinden kaynaklanan bir zararın doğmadığını, sorumluluğu kabul etmediğini ilettiğini, Müvekkil olayın gerçekleştiği ... tarihinde de Antalya Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne giderek ... numaralı dosya üzerinden faili meçhul şüphelilerden şikayetçi olduğunu, müvekkilinin ... isimli kişi ile hiç bir ticari ilişkisi olmayıp , müvekkil talimatı dışında hesaplarından çıkan bedelin, objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve müşterilerini koruma amaçlı gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalı bankadan, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... TL zararın mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı banka vekili asıl davada cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın müvekkili bankanın ... şubesinde ...-...-... ...-...-... numaralı hesaplarının bulunduğu, ... tarihinde bilgisi ve rızası olmaksızın ... isimli şahsın hesabına 2 adet havale işleminin gerçekleştirildiği,işlemin fark edilmesiyle bankanın müşteri hizmetleriyle iletişime geçildiği, bloke konulması talebi ve bankanın kendi sisteminden kaynaklanan bir zararın doğmadığı iddialarının somut gerçeklikten uzak ispata muhtaç olduğu, bahse konu işlemlerin ... tarihinde ... bankacılık aracılığıyla ve başarıyla tamamlandığının banka tarafından tespit edildiği, itiraz konusu işlemlerin ... onay uygulaması ile onaylandığı, müşterinin ... girişt ercihini ... tarihinde ... ... cihaz ile ... (...) onay olarak değiştirildiği, ilgili değişikliğe ilişkin müşterinin sistemde kayıtlı ... cep telefonuna gönderilen SMS dilekçeleri ekinde sundukları, davacıya ... ... cihazları ile ... uygulamasının eşleştirildiği, bu işlemin siz tarafından yapılmaması halinde çağrı merkezimizi arayınız içerikli mesajın dikkate alınmadığı, karşı yanın itiraz konusu işlemleri bir gün sonra aynı cihaz üzerinden gerçekleştiği, ekte sunulan ... kayıtlarında işlemin gerçekleştiği cihaz bilgisinin görüntülendiği, bankanın müşterileriyle yüz yüze yapılmayan ... bankacılık işlemleri için iki faktörlü kimlik doğrulama mekanizmasına tabi tutulduğu, bu süreçte Müşterinin bildiği parola, sahip olduğu ... uygulama, SMS ile gönderilen tek kullanımlık şifre zorunluğu bulunduğu, müşterinin kimlik kartlarında yer alan bilgilerin kullanılmasıyla bu mekanizmanın aşılmasının mümkün olmadığı, ... uygulamasının müşterilerin cep telefonlarına kurulan ve ... işlemlerini SMS'e gerek kalmaksızın gerçekleştirilmelerini sağlayan bir uygulama olduğu, ... sms ile doğrulamadan daha güçlü bir dijital kimlik olduğu, iddia edilen işlemlerin ... uygulaması ile davacı yan tarafınca onaylandığı, dava konusu işlemlerde bankanın yeterli güvenlik önemleri aldığı ve kusurunun bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ...'nin ... Şubesinde ...:.. no'lu ve hesabı bulunduğunu, ... tarihinde, Müvekkil şirketin de bağlı bulunduğu ... şirketlerinin ...'ünün hesaplarından rıza ve talimat dışı para çıkışları olduğu fark edildiğini, olayın gerçekleştiği öğrenilince işlemlerin engellenmeye çalışıldığını ve derhal davacı müvekkil şirketin ... yetkilisi ... tarafından ... no'lu telefondan, ... şirket temsilcisi ...'a ait ... telefon aranmış ve şüpheli işlemler aktarıldığını ve bloke koyulması talep edildiğini, ancak bu bildirim yapıldıktan sonra dahi hesaplar bloke edilememiş ve para transferleri devam ettiğini, tüm engelleme ve müdahale çabasına rağmen müvekkiline ait hesaplardan liste halinde bilgileri belirtilen hesaplara rıza dışında para transferleri yapıldığını, müvekkil şirketin hesaplarındaki paraların çalındığını, akabinde konu araştırıldığında, işlemlerin daha önce müvekkil tarafından hiç kullanılmamış olan ... uygulaması üzerinden yapıldığının farkedildiğini, davalı bankanın hem hesap güvenliğini sağlayamadığını, hem taraflarını şüpheli işlemler ile ilgili bilgilendirmediğini hem de müvekkil şirket yetkilisince yapılan bildirime rağmen paraların hesaptan çıkışını engelleyemediğini, ayrıca davalı bankanın, paranın aktarıldığı bankalara da geç bilgi vermek suretiyle çalınan paraların bloke edilmesini de zorlaştırdığını ve müvekkil şirketin paraları kötü niyetli kişilerden geri alınamadığını, güvenlik açığı olduğunu, ... Soruşturma no'lu Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasında olayın cezai boyutunun incelendiğini, ... şirketlerinden olan ve aynı gün aynı olay sebebiyle hesabından paraları çalınan ...'nin davacı olduğu ANTALYA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ...
E. Sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda "Dosyaya sunulan ...
cihaz eşleştirme sms bilgilendirme ... kayıtlarında ...-... tarihleri arasında 9 kez cihaz eşleştirmesi yapıldığı görülmekle birlikte, davacı şirketler ... olay gününe kadar verilen bankacılık işlem ... uygulamasını kullanmadığı açık olup, Sadece dava konusu 2 işlemin ... kanaldan yapıldığı, davalı bankanın yoğun işlemde bulunan müşterisinde bir gün içerisindeki kullanıcı tercih değişikliği ve akabindeki işlemleri şüpheli işlem olarak değerlendirmesi ve olayın öğrenmesi akabinde önlem almada yetersiz kalmasının davalı bankanın kusurunu gösterdiği, Yine davalı bankanın dava konusu işlemlerin gerçekleştiği cihaz yetkilendirme işlemlerinde kullandığı SMS’te açıklıkla cihaz yetkilendirme/eşleştirme işlemleri için Kod gönderdiğinin yazılmadığı sadece başka banka işlemleriyle de karıştırılabilecek bir SMS metni kullandığı," belirtilerek bankanın kusurlu olduğunun ifade edildiğini beyan ederek; alacak talebinde bulunmuştur.
Davalı banka vekili birleşen davada cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafınca öne sürülen davaya konu işlemlerin ... tarihinde davacı şirketin ... şube ... numaralı hesabından ... bankacılık aracılığıyla gerçekleştirildiği,bahse konu işlemlere ilişkin kayıtları ekte sundukları, öne sürülen işlemlerin ... uygulamasıyla ile onaylandığı, davacının ... giriş tercihini dava konusu finansal işlemlerden | gün önce ... tarihinde ... cihaz ile ... olarak değiştirildiği, ilgili değişikliğe ilişkin davacı tarafın sistemde kayıtlı ... telefonuna gönderilen sms ekteki gibi olduğu, davacıya ... cihazınız ile ... uygulamasının eşleştirildiği, bu işlemi siz yapmadıysanız ... çağrı merkezimizi arayın içerikli sms gönderilip gerekli bilgilendirmelerin yapılmasına rağmen mesajın dikkate alınmadığı, müvekkili kurumla bu hususa ilişkin iletişime geçilmediği, böylece davacı yanın işlemi kendisinin yaptığını doğruladığı, dava konusu işlemlerin | gün sonra aynı cihaz üzerinden gerçekleştiği, Müvekkili kurumun müşterilerinin yüz yüze yapılmayan ... bankacılık işlemleri için iki faktörlü kimlik doğrulama mekanizmasına tabi tutulduğu, bu süreçte kullanılan faktörlerin müşterinin bildiği parola, sahip olduğu ... uygulama, sms le gönderilen tek kullanımlık şifre veya müşterinin ... bir karakteristiği olan unsurlar arasından seçilen en ... iki farklı tipte olmasının zorunlu olduğu, davacının itiraz ettiği işlemlerin ... uygulaması ile onaylandığı, bu uygulamanın banka müşterilerinin cep telefonlarına kurulan ve ... işlemlerini sms'e gerek kalmaksızın gerçekleştirmelerini sağlayan bir uygulama olduğu, ... sms ile doğrulamadan daha güçlü bir dijital kimlik olduğu, pek çok banka tarafından sms ile doğrulamanın ikamesi olarak kullanıldığı, müvekkili kurumun sorumlu tutulmasına konu işlemlerde herhangi bir usulsüzlüğün bulunmadığı, yargılamaya konu işlemlerde gerekli güvenlik doğrulamalarının ilgili mevzuata uygun olarak başarılı şekilde gerçekleştirildiği, somut uyuşmazlığa emsal nitelikteki İstanbul BAM ... HD kararına ekte sundukları belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-2224 E 2018/1753 K sayılı ilamında da bahsedildiği üzere uyuşmazlığın çözümü için öncelikle ... kavramı ile bankaların müşterileriyle yaptığı ... sözleşmelerinden doğan yükümlülük ve sorumluluklarının açıklanmasında yarar bulunmaktadır:
İnternet, birden fazla haberleşme ağının (...) bilgisayarlar aracılığıyla meydana getirdikleri bir iletişim ortamıdır. Bu ağlar arasındaki ilişkiler ... (...) kullanılmak suretiyle bilgisayarlar arasında gerçekleşir. Bankaların da bu ağa dâhil olmasıyla banka hizmetlerinin yer ve zaman kısıtlaması olmaksızın internet ortamında sunulmasına başlanmış ve böylece ... adı verilen yeni bir sistem doksanlı yılların ikinci yarısından itibaren yaygınlaşmaya başlamıştır. Günümüzde internet, tüm dünya üzerine yayılmış olan çok geniş bir bilgisayar ağı durumuna gelmiş olup, bu iletişim ağından yararlanan ...; ... meydana gelen gelişmeler sonucu ortaya çıkan ve hemen hemen bütün bankacılık işlemlerinin zaman ve yer sınırı olmaksızın internet üzerinden yapılabilmesini sağlayan elektronik bir bankacılık türü olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bankalar tarafından hazırlanan sözleşmelerde yer alan yaygın tarifiyle ise ...; şahsın kablolu, kablosuz iletişim sistemleri ile teknik şartlara haiz bilgisayar, tablet, cep telefonu gibi araçlar üzerinden ve ... aracılığı ile otomatik, sesli yanıt sistemi ile şifre ve parolayı kullanarak, bankanın belirleyeceği kurallar ve limitler dâhilinde şahsın banka hesapları üzerinde her türlü işlem yapma yöntemidir. ... işlemleri bakımından uygulamada ortaya çıkan en önemli sorun, hiç kuşkusuz güvenlik sorunu olup, banka hesaplarındaki paraların, müşterilere ait özel bilgiler kullanılarak üçüncü kişilerce başka hesaplara aktarılmasıdır. Bu sorun hem bankalar hem de müşteriler açısından önemli riskler oluşturmaktadır.
Güvenli bir ... hizmetinin sunulmasında, böyle bir hizmetin alınmasında, normal bankacılık işlemlerindeki yükümlülüklerin yanı sıra hem bankanın hem de müşterinin üzerine düşen bazı ek yükümlülükler vardır. Bu bağlamda, ... hizmetini müşterilerine bankalar sunduğuna göre, bankaların ... sisteminin güvenliğine yönelik tüm tedbirleri almaları ve sistem hatalarını ve eksikliklerini gidererek sistemi bilinen en son teknolojik gelişmeye uygun hâle getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Müşterilerin ... kullanmakta olması bankaların mevduatı koruma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gibi, sorumluluğunu da hafifletmeyecektir.
Bu kapsamda işlemlerini internet ortamına taşıyarak daha fazla müşteri kitlesine ulaşmak ve dolayısıyla daha fazla kâr elde etmek isteyen bankanın, buna paralel olarak gerekli ... ve ... önlemleri alması, gelişen ... karşısında kötü niyetli üçüncü kişilerin ... sistemine girişimlerini anında engelleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması, sistemini sürekli güncelleyerek yenilemesi, herhangi bir usulsüz işlemle karşılaşıldığında gerekli önlemleri almanın yanı sıra müşterilerini de anında bilgilendirmesi gerekmektedir (Savaş, Abdurrahman; İnternet Bankacılığı ve Tarafların Yükümlülükleri, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 19, S. 2, s. 151.) .
Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlar olup, sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir (Battal, Ahmet; Güven Kurumu Nitelendirmesi Işığında Bankaların Hukuki Sorumluluğu, Ankara 2001, s. 106). O hâlde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Ayrıca, bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmeler de geçerli değildir. Zira sorumsuzluk sözleşmesi hükümlerine sınırlama getiren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 115/3 ve 116/3 maddeleri gereğince, bankaların hafif kusurlarından dolayı ortaya çıkan sorumluluğunu kaldıran sözleşme hükümleri geçersiz olacaktır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6762 sayılı TTK) 20/2. (6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı TTK) 18/2) maddesi gereğince, tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Nitekim, bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklıdır. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Özellikle bankaların ... hizmeti vermeye başladıkları andan itibaren özen yükümlülüğünün daha da arttığının kabul edilmesi gerekmektedir (Yılmaz, Süleyman; Hukuki Açıdan İnternet Bankacılığı, Ankara, 2010, s. 152.) .
Buna karşılık, hiç kuşkusuz, ... işlemlerinde müşteriler de kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermek zorundadırlar. Bu sebeple bilgisayarlarına başkalarının ulaşmasına imkân tanıyan her türlü gerçek ve sanal saldırıyı önleyici tedbirleri almaları ve bu konuda azami özeni göstermeleri gerekmektedir. Müşterilerin, ...da kullanılmak üzere kendilerine verilen özel bilgilerini, banka ve kredi kartlarında olduğu gibi, üçüncü kişilerden özenle koruma ve saklama yükümlülüğü mevcuttur. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi hâlinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir.
Bu itibarla, müşterinin internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusuru var ise 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir. Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını 6098 sayılı TBK’nın 112. maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup, ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür (Yasaman, Hamdi; Banka Hukuku, İstanbul 2013, C. II, s.105) . Somut olayda, Asıl davada: ... tarihli bilirkişi raporuna da yansıdığı üzere davacıya ait davalı ... nezdindeki ... ( ...:.. ...) numaralı vadesiz ticari mevduat hesabından ... tarihinde ... itibariyle ... TL; .../... Şubesi nezdindeki ... (...: ...) numaralı vadesiz ticari mevduat hesabından ... tarihinde ... itibariyle ... TL. olmak üzere iki işlemde toplam ... TL'nin dava dışı ... ismine ... şubesindeki ... (...: ...) numaralı hesabına ... (...) üzerinden bilgisi ve rızası dışında havale edildiği; Birleşen davada: ... tarihli bilirkişi raporuna da yansıdığı üzere davacıya ait davalı ... Şube nezdindeki ... ( ...: ...) numaralı vadesiz ticari mevduat hesabından ... tarihinde ... bankacılık kanalıyla, 1- Saat ... itibariyle ...'ın ... Şubesi nezdindeki ... numaralı (... no: ...) hesabına ... TL, 2- Saat: ... itibariyle ... isimli şahsın ... Şubesi nezdindeki ... numaralı (... no: ...) hesabına ... TL, 3- Saat: ... itibariyle ... isimli şahsın ... Şubesi nezdindeki ... numaralı (... no: ...) hesabına ... TL olmak üzere art arda üç işlemde toplam ... TL'nin ... (...) üzerinden bilgisi ve rızası dışında havale edildiği; ... ... cihaz eşleştirme sms bilgilendirme ... kayıtlarında ...-... tarihleri arasında 9 kez cihaz eşleştirmesi yapıldığı, davacı şirketler grubunun olay gününe kadar verilen bankacılık işlem ... uygulamasını kullanmadığı, sadece dava konusu 2 işlemin ... kanaldan yapıldığı, davalı bankanın yoğun işlemde bulunan müşterisinde bir gün içerisindeki kullanıcı tercih değişikliği ve akabindeki işlemleri şüpheli işlem olarak değerlendirmesi ve olayın öğrenmesi akabinde önlem almada yetersiz kaldığı, davalı ... tarafından dolandırıcılık riski bulunan işlemlerin tespit edilmesine ve bunların önlenmesine yönelik işlem takip mekanizmalarının kurulmadığı, dosyadaki belgelere göre davacının anılan işlemler için banka tarafından telefonla aranıp teyit de istenmediği, bu nedenle davalı bankanın kusurlu olduğu;
Davacının ise kendisine davalı ... tarafından verilen hesaba ilişkin tüm şifreleri koruyamadığı veyahut hesap için ... uygulama aktivasyonu yapılacak biçimde telefondaki SMS ya da diğer verilerini üçüncü kişilerle paylaşarak bu kişilerin eline geçmesine ve söz konusu işlemlerin yapılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle kusurlu olduğu, dava konusu olayda davacı şirketin banka hesaplarının yönetildiği cep telefonuna zararlı bir yazılım yüklenmeden üçüncü kişilerin eline geçmemesi gereken SMS şifresi vb. verileri paylaştığı, bu hali ile de şirket hesabını yöneten telefonu kullanan kişinin üzerine düşen gerekli özen ve dikkati göstermediği anlaşılmakla her bir tarafın 1/2 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1.Davanın kabulü ile ... TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, alacağın ... TL’lik kısmına dava tarihinden, geri kalanına ıslah tarihi olan ... tarihinden itibaren avans faizi oranında faiz işletilmesine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken ... TL nisbi harçtan davacının yatırdığı ... TL peşin harç, ... TL tamamlama harcı olmak üzere toplam ... TL’nin mahsubu ile kalan ... TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; arabuluculuk gideri olan ... TL’nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4.Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç ... TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5.Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde dökümü bulunan toplam ... TL masrafın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının resen HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
6.Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan ... TL nisbi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, B)Birleşen Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dava yönünden:
1.Davanın kabulü ile ... TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, alacağın ... TL’lik kısmına dava tarihinden, geri kalanına ıslah tarihi olan ... tarihinden itibaren avans faizi oranında faiz işletilmesine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken ... TL nisbi harçtan davacının yatırdığı ... TL peşin harç, ... TL tamamlama harcı olmak üzere toplam ... TL’nin mahsubu ile kalan ... TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; arabuluculuk gideri olan ... TL’nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4.Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç ... TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5.Yargılama gideri ile ilgili asıl davada karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan ... TL nisbi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren birleşen dava yönünden HMK'nin 345/1 maddesi gereğince iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı kabil kalmak, ASIL DAVA YÖNÜNDEN MİKTAR İTİBARİYLE KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/11/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)