Esas No
E. 2023/4437
Karar No
K. 2024/9287
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2023/4437 E.  ,  2024/9287 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/3391 E., 2022/519 K.
SUÇ: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet(bankacılık zimmeti)
HÜKÜMLER: Sanıklar hakkında zimmet suçundan verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî temyiz isteminin esastan reddiyle hükümlerin onanması

Banka zimmeti suçlarından doğrudan zarar görenin banka olduğu cihetle, açılan kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'ın davaya katılmasına karar verilmesi hukuken geçersiz olup, hükümleri temyize hak vermeyeceğinden, yargılama konusu 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden ...'ın hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekilinin sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki istinaf başvurularının esastan reddi kararları ile sınırlı temyiz istemi yönünden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanıklar hakkında verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekilinin temyiz sebepleri; münhasıran sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında bankacılık zimmeti suçundan kurulan beraat kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararına ilişkin olup, sanıkların mevduat sahibinin rızası hilafına mevduat hesapları üzerinde herhangi bir vekâlet veya talimat olmaksızın izinsiz türev işlemler yaptıklarına, şikâyetçinin hesaplarından çekilen paraların önemli kısmının nakit çekildiğine ya da başka kişilere transfer edildiğine, sanıkların bir kısmının savunmasının aksine sanıklar hakkında şikâyetçi olunduktan sonra çeşitli kurum ve kuruluşlar aracılığıyla şikâyetçinin sanık ...'e para göndermiş olmadığına, hesap cüzdanı yazdırma işlemlerinin hangilerinin şikâyetçi tarafından gerçekleştirildiği hususunun kesin olarak belirlenemediğine dair kurum soruşturma raporundaki tespitler ile banka yetkililerinin kimlik tespiti kapsamında vekâletname görülmeden ve imza sirkülerinin kontrolü yapılmadan işlemlerin yapıldığı hususları birlikte değerlendirilerek sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Şikâyetçi ... vekilinin temyiz sebepleri; hükme dayanak teşkil eden bilirkişi raporunun yanlı, yanlış olduğuna ve tartışılmadığına, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun suç tespitinin dikkate alınmadığına, ödeme dekontlarının duruşmaya getirtilerek taraflarca tartışılmamasına, sanıkların vekâlet olmadan şikâyetçinin parasını başka birine ödemiş olmalarının dikkate alınmadığına, sanıkların ifadeleri arasındaki çelişkinin giderilmediğine, sanıkların ilgili bankacılık işlemini nasıl yaptıklarının sorulmadığına, Banka Teftiş Kurulunun yaptırdığı grafoloji incelemesi ile dava dosyası kapsamında aldırılan uzmanlık raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğine, şikâyetçinin Türkiye'de bulunma tarihleri ile işlem tarihlerine genel olarak değinildiğine, hesap cüzdanı yazdırma işlemlerinin şikâyetçi tarafından yapılmadığına, sanık ...'in şikâyetçinin hesabından çektiği parayı ortak oldukları şirket hesabına yatırmasının eyleme meşruiyet kazandırmayacağına, şikâyetçiye ait virman yapılan 6 işlemden 4 üne ait hiç bir belge ibraz edilmediğine, banka görevlisi sanıklar tarafından yapılan işlemlerin açık ve net şekilde mevzuat hükümlerine aykırı olduğuna ve sanıkların suç kastının bulunduğuna ilişkindir.

II. GEREKÇE

A. Şikâyetçi ...

Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Banka zimmeti suçlarında doğrudan zarar görenin banka olduğu cihetle, açılan kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'ın davaya katılmasına karar verilmesi hukuken geçersiz olup, hükmü temyize hak vermeyeceğinden, yargılama konusu 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden ...'ın 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca sanıklar yönünden açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, ... vekilinin sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin reddi gerekmiştir.

B. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Vekilinin Sanıklar ..., ..., ...

ve ... Hakkındaki Hükümler İle Sınırlı Temyiz İstemi Yönünden Şikâyetçi ... vekilinin 27.09.2013 tarihinde Cumhuriyet savcılığına sunduğu şikâyet dilekçesinde; şikâyetçi ile sanıklardan İmad Mervan (İmadettin) Yedikardeş'in bir limited şirket kurdukları, sanık ...'in şikâyetçinin bilgisi ve rızası dışında nakit para çekimi ve para transferi yaptığını, şikâyetçinin uzun süredir yurt dışında olduğunu, bankanın bu işlemler hakkında herhangi bir vekâletname ya da talimat ibraz edemediğini, rıza dışında gerçekleşen eylemlere kast veya ihmaliyle sebebiyet verenlerin cezalandırılması gerektiğini belirtmiştir.

Suçtan zarar gören Garanti Bankası Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan inceleme raporunda; şikâyete konu olan bir kısım işlemlerin banka tarafından yaptırılan grafoloji incelemesine göre şikâyetçi olan müşteri tarafından gerçekleştirildiği, bir kısım işlemlerde ise müşteri imzası, müşteri adına işlem yapanın vekâletnamesi ya da işlem yapması için müşteri talimatı bulunmadığının tespit edildiği, usule aykırı biçimde gerçekleşen işlemlerin toplam 206.361 TL ve 244.273,81 dolar olduğu, hesabın açıldığı ve işlemlerin gerçekleştirildiği banka şubesinden farklı şubelerde itiraza konu 11 adet işlem için hesap hareketleri yazdırıldığı, şikâyetçinin itiraz ettiği 12.11.2010 ile 06.03.2012 tarihleri arasında gerçekleşen işlemlere ilişkin 16.09.2010 ile 22.07.2011 tarihleri arasındaki döneme ilişkin hesap hareketlerini hesap cüzdanına yazdırdığı, müşterinin itiraza konu işlemler hakkında bilgisinin olduğu ve itiraza konu işlemleri gerçekleştiren banka personelinde yoğunlaşma bulunmaması ve personelin hesaplarında itiraza konu işlemlerle ilişkili para girişi bulunmaması sebepleriyle banka personelinin zimmet eylemini gerçekleştirmediğine dair kanaat oluştuğu belirlenmiştir.

Garanti Bankası ..... şubesi personeli olan sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında herhangi bir vekâlete dayanmaksızın temyiz dışı sanık ...'e 10 adet para çekme işlemi yaptırılarak şikâyetçinin zarara uğratılması nedeniyle 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 160/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddelerine muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından hazırlanan 21.05.2021 tarihli kanunî soruşturma raporu dosya arasında mevcuttur.

Sanıklar ..., ... ve ...'in Cumhuriyet savcılığı ifadeleri ve savunmalarında özetle; temyiz dışı sanık ...'in şikâyetçinin hesabından yaptığı işlemlerde vekâletnameyi görmediklerini, ancak şikâyetçinin hesap hareketlerinden haberdar olduğunu beyan ettikleri, sanık ...'in vekâletnamenin sanık ...'da olduğunu kabul ederek sanık ...'ın onayıyla işlem yaptığını beyan ettiği, sanıklar ... ve ...'ın ise vekâletnamenin sanık ...'da olduğunu kabul ederek onun talimatıyla işlem yaptıklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır.

Sanık ... Cumhuriyet savcılığı ifadesi ve savunmasında özetle; temyiz dışı sanık ... ile şikâyetçinin birlikte bankaya gelerek sanık ...'in şikâyetçinin hesabından para çekmesine yetki veren bir vekâletname sunduklarını, tüm işlemlerin vekâletnameye istinaden yapıldığını, ancak sonradan bu vekâletnamenin bankada bulunamadığını, şikâyetçinin hesap hareketlerinden haberdar olduğunu beyan etmiştir.

Bankacılık bilirkişisi akademisyen ve iki emekli Sayıştay uzman denetçisinden oluşan bilirkişi heyetinin 25.06.2018 tarihli raporunda; son takdir ve değerlendirme Mahkemeye ait olmak üzere zimmet suçunun işlendiğinin somut bir biçimde ortaya konulamayacağı yönünde görüş belirtilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından; her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediğinden sanıklar hakkında beraat kararı verilmiştir. Anılan karara yönelik olarak katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekili ve şikâyetçi vekili tarafından yapılan istinaf başvuruları üzerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Temyizin kapsamına göre; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında bankacılık zimmeti suçundan kurulan beraat kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararı inceleme konusu yapılmıştır.

Banka personeli sanıkların vekâletname olmaksızın bankacılık işlemleri yaptıkları görülmüş ise de, 12.11.2010 ile 06.03.2012 tarihleri arasında gerçekleşen itiraza konu işlemlere yönelik olarak banka kayıtlarına göre 16.09.2010 ile 25.12.2011 tarihleri arasındaki hesap hareketlerinin hesap defterine düzenli olarak yazdırıldığı, en son 25.12.2011 tarihinde hesap defteri yazdırılmakla birlikte İl Emniyet Müdürlüğünden şikâyetçinin yurda giriş-çıkış tarihlerini gösteren belgeye göre yapılan bu işlemlerin yurda giriş tarihleri ile uyumlu olarak farklı banka şubelerinden gerçekleştirildiği, şikâyetçinin hesabından 14.12.2011 tarihinde nakit olarak çekilen 7.970,00 TL tutarındaki işleme sonradan geçerlilik kazandırmasa da şikâyetçinin dekonta imza atmak suretiyle işlemden haberinin olduğu, itiraza konu işlemlerin yapıldığı tarih aralığında bulunan 19.04.2011 ve 12.05.2011 tarihlerinde şikâyetçinin temyiz dışı sanığın hesabına virman yapılmak üzere talimat verdiği ve yine aynı tarih aralığında şikâyetçi tarafından kendi imzasıyla aynı hesaplardan 12.11.2010, 01.04.2011, 08.06.2011 ve 27.12.2011 tarihlerinde para çekimi yapıldığı, şikâyetçinin hesabından çekim işlemlerini gerçekleştiren temyiz dışı sanık ...'in şikâyetçinin ortağı olduğu şirkette hem ortak hem de yetkili müdür olduğu, Western Union üzerinden şikâyetçi tarafından temyiz dışı sanık ...'e 15.04.2011 ile 23.01.2012 tarihleri arasında para gönderildiği, itiraza konu çekilen bir kısım paranın şirket hesabına yatırıldığı, sanıkların savunmalarında vekâletnameye istinaden işlemlerin yapıldığı yönündeki istikrarlı beyanları, şikâyetçi Cumhuriyet savcılığı ifadesinde itiraza konu dekontlar gösterilerek hiç birinin kendisine ait olmadığını beyan etmiş ise de, bir kısmındaki imzaların kendisine ait olduğu tespit edilerek maddi gerçek ile beyanın çeliştiği birlikte dikkate alındığında; suça konu işlemlerin şikâyetçinin bilgisi ve talimatı olmaksızın yapıldığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki beraat kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

III. KARAR

A. Şikâyetçi ...

Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Vekilinin Sanıklar ..., ..., ...

ve ... Hakkındaki Hükümler İle Sınırlı Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Katılan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog