Aramaya Dön

11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/701
Karar No
K. 2024/819
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/701
KARAR NO: 2024/819
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/09/2022
KARAR TARİHİ: 07/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----. İcra Müd.---- Esas sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılmıştır. Davalı/alacaklı tarafça 15.08.2017 düzenleme tarihli ve farklı vade tarihli toplam 8 adet bono icra takibine koyulmuştur. Ödeme emri TK 21/2 maddesine göre tebliğ edildiğinden müvekkil takipten haberdar olamamış ve yasal süresi içerisinde takibin iptaline ilişkin dava açılamamıştır. Ancak takibe konu edilen bonoların hiçbiri müvekkil tarafından keşide edilmemiştir. Bonolarda bulunan yazı ve imzalar müvekkile ait değildir. Müvekkilin davalıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Dava konusu icra takibinde müvekkile ait tapu ve araçlara haciz şerhi işlenmiş, ---- plakalı ---- model ------ markalı aracın 37.500,00-TL ihale bedeli ile davalıya satışı yapılmıştır. Ancak aracın hali hazırda bedeli 37.500,00 TL'nin çok üzerindedir. Aracın ihale yoluyla satışı kesinleşmiş ve tescili de davalı/ alacaklı adına yapılmış olmakla, huzurdaki davada takibin iptaline karar verilmesi halinde dahi aracın müvekkile iadesi mümkün olmayacaktır. Bu nedenle müvekkilin ciddi oranda zararı mevcuttur.İİK 72/5 maddesi "Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir." hükmünü ihtiva etmektedir. Takibin haksız ve kötü niyetli olduğu da ortada olduğundan araç bedeli bakımından müvekkilin uğradığı zararın tazminini de talep etmekteyiz. Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle; Müvekkilin davalı/alacaklıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline,

İİK 72/5 uyarınca müvekkilin uğradığı zararın davalı/ alacaklıdan tahsiline, Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafın davalı müvekkile olan senet borcunun tahsili için ----İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Söz konusu icra takibinde ödeme emri borçlu tarafın mernis adresine tebliğe çıkarılmış ancak 11.01.2022 tarihinde tebligat iade dönmüştür. Bunun üzerine ödeme emri aynı adrese tebligat kanunu 21/2 maddesine göre tebliğe çıkarılmış ve 11.03.2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Söz konusu tebliğden sonra haciz işlemlerine başlanmış ve borçlu adına kayıtlı ----- plakalı araca haciz şerhi konulmuştur. Söz konusu hacizden sonra aracın yakalandığı davacı tarafından tarafımıza bildirilmiş ve araç için 23.09.2020 tarihinde kıymet takdiri yapılmış ve araca 55.000 TL değer biçilmiştir. Söz konusu kıymet takdiri raporu boeçlu tarafa 103 davetiye ile birlikte 06.10.2020 tarihinde tebliğ edilmiş ve kıymet takdirine de itiraz edilmemiştir. Sonrasında araç için satış talebinde bulunulmuş davacı tarafın avukatı (şuanki davadaki avukat değildir.) ile görüşmeler yapılmış ancak ödeme yapılmadığı için satış işlemlerine başlanmıştır. 06.11.2020 tarihinde davacı tarafa satış ilanı tebliğ edilmiştir. Yani dosya açıldıktan sonra davacı tarafa 4 defa tebliğ yapılmış ayrıca avukatı ile görüşmeler yapılmış olup davacının söz konusu dosyadan habersiz olması mümkün değildir. Dosya açıldıktan 4 yıl sonra ve satış yapıldıktan 2 yıl sonra benim dosyadan haberim yoktur senet borcu bana ait değildir demesi davacının kötü niyetli olduğunun göstergesidir. Ayrıca davacı tarafın senetteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası hayatın olağan akışına aykırıdır. Şayet söz konusu imza davacı tarafa ait değil ise savcılık nezdinde şikayet hakkımızı saklıdır.

Davacı taraf söz konusu icra dosyasındaki aracın düşük bedelle satıldığı iddiası anlaşılmamıştır. Söz konusu araca 23.09.2020 tarihinde 55.000 TL kıymet biçilmiş ve aracın %50si olan 27.500 TL ile başlayan ihale 37.500 TL ile sonuçlanmıştır. Bu sebeplerle araç 23.11.2020 tarihinde ihale sonucu en yüksek pey süren tarafa ihale edilmiştir.

Davacı taraf 2020 yılındaki araç fiyatları ile şuan ki fiyatları kıyasladığı aşikardır. Söz konusu araç icra müdürlüğü ihalesi sonucu ihaleye çıkarılmıştır. İhale sonucunda araç 37.500 +KDV+Damga Vergisi (6.750,00 TL KDV+213,50 TL Damga Vergisi) olmak üzere 44.463,50 TL ye ile ihale alıcısına mal olmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi). Davacı davasını ispatla yükümlüdür. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun aslında bulunmadığını ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Ancak davalının alacağı kambiyo senedine dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. (Yargıtay --- Hukuk Dairesi'nin 20/03/2019 tarih ----- Sayılı kararı da bu yöndedir.) Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK'nin 201.maddesinde düzenlenen miktardan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. (---- BAM ----. HD. ---- Esas ----Karar sayılı ilamı) Davacı taraf kötüniyetli olup kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklamış olduğumuz olaylar ve sebeplerle, davacıların davası mesnetsiz ve haksızdır. Bu sebeplerle REDDİ gerekmektedir. Yukarıdaki arz ve izah edilen sebeplerle; haksız ve mesnetsiz davanın REDDİNE, davacı taraf kötüniyetli olduğundan kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosya uyuşmazlık hususlarında imza incelemesi yapılması için ATK birimine sevk edilerek rapor düzenletildiği görüldü. ATK birimi bilirkişi raporu sonuç kısmında: " 6.1. İnceleme konusu senetlerde ---- adına atılı imzalar ile ---- --- mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ---- eli ürünü olduğu,

6.2. İnceleme konusu senetlerde üstünden gidilmiş ibareler tanı unsurlarını yitirmiş olduğundan söz konusu ibarelerin aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ---- eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği,

6.3.İnceleme konusu senetlerde yer alan "---" ve "----" yazıları ile ---- --- mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazıların ---- eli ürünü olduğu,

6.4. İnceleme konusu senetlerde yer alan diğer yazılar ile ----- mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ----- eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.

Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Deliller: -Dosya kapsamı, -Gelen giden müzekkere cevapları, -Bilirkişi kök raporu,

İNCELEME VE GEREKÇE;

Dava, Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.

Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; --- İcra Müdürlüğünün ----- ESAS sayılı dosyasına konu kambiyo senedinden dolayı borçlu olup olmadığının tespitinden kaynaklanan menfi tespit davası olduğu anlaşılmaktadır. Davacı davaya konu ---- İcra müdürlüğünün ---- esas sayılı dosyasında takibe konulan 8 adet bonodaki yazı ve imzaların kendi eli ürünü olmadığını iddia ederek iş bu menfi tespit davasını açmıştır.Mahkememizce davaya konu 8 adet bono aslı dosya arasına alınmış, davacının örnek imza ve yazı örnekleri ve imza incelemesine esas olmak üzere başka birimlerden alınan imza ve yazı örnekleri dosyaya kazandırılarak, imza ve yazı incelenmesi için dosya Adli Tıp Kurumuna gönderilmiştir.Adli Tıp Kurumunun 01/08/2024 tarihli raporuna göre inceleme konusu senetlerde ---- adına atılı imzalar ile ---- mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ---- eli ürünü olduğu, inceleme konusu senetlerde yer alan ''----'' VE ''----'' yazıları ile ---- mukayese yazıları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazıların ---- eli ürünü olduğu hususları belirtilmiştir.

Alınan rapor doğrultusunda davacı iddialarını ispat edememiş, davaya konu 8 adet bonodaki imzanın davacının eli ürünü olduğu tespit edilmiş, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, eli ürünü olan senetler nedeniyle iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla kötüniyetli kabul edilerek davalı lehine kötüniyet tazminatı hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1.Davanın REDDİNE,

2.Davalı vekilinin kötün niyet tazminat talebinin kabulüne, dava konusu edilen alacağın %20 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

3.Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Karar ve iiâm harcı olan 427,60-TL harcın peşin yatan 683,10-TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye fazla kalan kısmın davacıya iadesine,

5.Kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca artan gider avansının yatırana iadesine,

6.Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,Dair, davalı vekilinin yüzene karşı davacı vekilinin yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog