11. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/7933
- Karar No
- 2011/20427
- Karar Tarihi
- 29.09.2011
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
- Karar Sonucu
- DÜŞÜRÜLMESİNE
11. Ceza Dairesi 2009/7933 E. , 2011/20427 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanığın 19.02.2007 tarihli başvurusunun, hükmün yokluğunda verilip tebliğ olunmadığı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 gün ve 7/56 sayılı kararında açıklandığı üzere kendisine müdafi atandığından haberdar edilmediğinden zorunlu müdafie yapılmış bulunan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı cihetle; öğrenme üzerine süresinde yapılmış bir temyiz niteliğinde kabulü gerektiği belirlenerek yapılan inceleme gereği görüşüldü: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen sahte vakıf şerhi terkin belgesi düzenleme eyleminin; 765 sayılı TCK.nun 339. maddesindeki suçun oluşması için sahte resmi belgeyi düzenleyen memurun belgeyi düzenlemeye yetkili olması, görevi sırasında ve kanuni yetkisine dayanarak bir belgeyi sahte olarak düzenlemesinin gerekmesine ve somut olayda; sanığın böyle bir belge düzenleme yetkisi bulunmadığı, belgenin yetkili ve görevli vakıflar bölge müdürü yardımcısı adına imza atılıp izinsiz kurum mührü kullanılarak haricen oluşturulduğu gözetildiğinde; sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 342/1 ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde öngörülen “resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı ve bu suçun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, inceleme tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 30.09.1996 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 29.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.