7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2013/1166 E. , 2013/2508 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2.Davacı, 19.12.2007-30.09.2009 tarihleri arasında satış temsilcisi olarak çalıştığını, davalı tarafından haksız olarak iş akdinin feshedildiğini, BÇM tarafından sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespit edildiğini bildirerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili, genel tatil ve fazla çalışma alacaklarının faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş akdinin kendisine vadeli satış yapılmaması söylendiği halde bir müşteriye satış yapıldığından haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, diğer alacaklarının kendisine ödendiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme ödemeye ilişkin kayıtların süresinde sunulmadığı gerekçesiyle davanın rapor doğrultusunda kısmen kabulüne karar vermiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir.
Fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. ./... 2013/1166-2013/2508 S.2
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bordroda görünenin üzerinde fazla çalışıldığı ispatlanamadığı taktirde tahakkuk bulunan aylar hesaplama dışı bırakılmalıdır. Mahsup suretiyle hesaplama yapılması hatalıdır. Ödeme def'i borcu suküt ettiren belgeler her aşamada ileri sürülebilir itirazlardandır.
Davalı cevap dilekçesinde alacakların bordro ile ödendiğini savunmuştur. Mahkemece davalıya delillerini bildirmesi hususunda kesin süre verilmemiştir. Davalı delillerini hasrettiğini beyan da etmemiştir. Bu nedenle, davalı vekilinin yargılama aşamasında sunduğu ödeme belgeleri doğrultusunda fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının yeniden değerlendirilmesi için kararın bozulması gerekmiştir