11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2009/9454 E. , 2011/2699 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
2.SanıkBarış Türkoğlu; 5237 s. TCK'nın 157,43,52,53/1-2 maddeleri gereğince 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 2000 YTL adli para cezası,
3.Sanık ...; A) 17.10.2003 tarihli suç nedeniyle: 765 s. TCK'nın 503/1,80 maddeleri gereğince 1 yıl 9 ay hapis ve 1199 YTL adli para cezası, B) 14.05.2004 tarihli suç nedeniyle: 5237 s. TCK'nın 157/1,43/2,52,53/1 maddeleri gereğince 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 2000 YTL adli para cezası,
I-Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...’ya yönelik zincirleme biçimde dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılanlar ... ve ...’ın baro tarafından görevlendirilen avukatının ve sanık ... hakkında şikayetçiler ... ve ...’a yönelik zincirleme biçimde dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik ise sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanıklara yüklenen” dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının sanık ... yönünden kesici son işlem olan sorgusunun yapıldığı 19.10.2004, sanık ... yönünden ise suçun işlendiği 17.10.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında anılan suçtan açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımları nedeniyle sanık ... yönünden 765 sayılı TCK.nun 102/4, sanık ... yönünden ise aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II- Sanıklar ... ve ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...’ya yönelik zincirleme biçimde dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik katılanlar ... ve ...’ın baro tarafından görevlendirilen avukatının ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarına gelince:
Sanık ... ’nun suç tarihinden önce Karabük Asliye Ceza Mahkeme’sinin 10.04.1997 gün ve 494/96 sayılı ilamı ile yüz kızartıcı suçlardan sayılan sahtecilik suçundan mahkumiyetinin bulunduğu ve bu cezasının 30.04.1997 tarihinde yerine getirildiği gözetildiğinde suç tarihi itibari ile mülga 3682 sayılı Adli Sicil Yasasının 8/1-b maddesinde öngörülen adli sicilden silinme koşullarının oluşmadığı, katılanların avukatının 5271 sayılı CMK.nun 234/1b-5. maddesi uyarınca 16.11.2005 tarihinde baro tarafından görevlendirildiği anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak olunmamıştır.
Suç tarihinden önce kasıtlı suçtan kesinleşmiş mahkumiyetlerinin bulunması nedeniyle karar tarihinden sonra 08.02.2008 günü yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanıklar hakkında, toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi, azaltıcı bir sebebin ise bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin yüklenen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, katılanların beyanları dışında sanıkların cezalandırılmasına yeterli somut bir delilin bulunmadığı ve sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanıp cezalarının ertelenmesi gerektiğine, katılanlar vekilinin ise eksik ceza tayin olduğu ve katılanlar lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 09.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.