11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/6186 E. , 2024/7492 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket ile davalı banka arasında KGF (Kredi Garanti Fonu) teminatlı kredi sözleşmesi imzalandığını, 05.09.2019 tarihli taksidin 06.09.2019 tarihinde ödendiğini, Ekim 2019 ve Kasım 2019 taksitlerinin ise ödenemediğini, ancak ilk taksitin yatırılamadığı 07.10.2019 tarihinden henüz 41 gün geçmiş olmasına karşın davalı bankanın taraflar arasında imzalanmış olan kredi sözleşmesini feshetmediği halde 20.11.2019 tarihli ihtarname ile somut ve kanuna uygun herhangi bir neden göstermeksizin KGF kredisinin çıkarılış amacına, kullanım şartlarına açıkça aykırı hareket ederek hesabı kat ettiğini, müvekkilince kullanılan kredinin KGF kredisi olup hesap katının mümkün olmadığını, yasal izleme sürecinin 90 gün olup bankaca bu sürenin beklenmediğini, tüm sayılan durumlara ve izleme süresine rağmen kredi ödenmiyorsa KGF bilgi ve onayı ile takibe geçilebileceğini, hesap kat ihtarnamesinin düzenlenmesinin ardından, bu durumun bankacılık sistemi içerisinde diğer bankalar tarafında davacının kredisinin takibe alındığı izlenimi oluşturduğunu,diğer bankalarda bulunan bütün hesaplarının bir süre için bloke edildiğini, müvekkilinin itibar kaybına sebebiyet verildiğini ileri sürerek 1.000.000,00 TL manevi tazminat ile bilirkişi incelemesi yapılmaksızın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/2 maddesi gereğince hakkaniyete uygun olarak takdiri istenilen 10.000,00 TL maddi tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin yasal dayanağı bulunmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunulduğunu, davacının tacir olduğunu ve tüzel kişiliği haiz bir şirket olması nedeniyle tüketici hukukundan kaynaklanan hakların tacirlere uygulanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, gerek taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, gerekse Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri ile davalı banka ve Kredi Garanti Fonu A.Ş. arasında düzenlenen kefalet protokolü hükümlerine göre izleme süreci içerisinde ödenmeyen kredi taksitlerinden dolayı bankaların KGF kredilerinden dolayı icra takibi yapmaksızın kat ihtarnamesi düzenlenmesi ve tebliğ ettirmesinde herhangi bir engel bulunmadığı, bu durumun borçlu şirket yönünden haksız fiil teşkil etmediği, bu nedenle maddi ve manevi tazminatı da gerektirmediği, davacının maddi ve manevi tazminat davasının ispat edilememesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporuna göre taraflar arasında 06.03.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, ayrıca 23.03.2017 tarihinde de 2.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmelerde dava dışı Mehmet Namık Ünlüsoy ile Mustafa Ünlüsoy'un müteselsil kefil oldukları, 05.01.2017 tarihinde ise davalı banka ile Kredi Garanti fonu arasında kefalet protokolü düzenlendiği, kredinin 07.10.2019 tarihli 31. ve 05.11.2019 tarihli 32. taksitlerinin ödenmemesi üzerine davalı bankaca davalıya noter yoluyla kat ihtarnamesi gönderildiği, kredi ödemelerinde yaşanan gecikmeler nedeniyle hesabın kat edilerek ihtarname gönderilmesi hususunda KGF protokolünde ve kredi sınıflandırmasına ilişkin yönetmelik hükümlerinde belli bir tarihten önce kat ihtarının gönderilebileceğine dair herhangi bir sınırlandırma bulunmadığı, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi hükümlerine göre ödenmeyen taksit tarihinde borcun muaccel olacağının hüküm altına alındığı, davalı bankaca davacıya, muaccel olan borcu nedeniyle kat ihtarnamesi gönderilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık KGF teminatlı ticari kredi kullandıran davalı bankanın, ödemelerdeki iki taksidin ödenmemesi üzerine izleme süresi içerisinde müşterisi davacıya kat ihtarnamesi göndermesinin hukuka aykırı olup olmadığı, bu nedenle davacının maddi ve manevi zararının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.