10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/6216 E. , 2024/8766 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 10. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davalılardan ... Jant Sanayii AŞ.‘ye ait Gaziemir adresindeki işyerinde diğer davalı alt işveren Ensimak işçisi olarak çalışmakta iken banttan gelen jantları istifleme taşıma ustası olarak çalışmakta iken 19.10.2014 tarihinde ayaklarının üzerinden forklift geçmesi ile iş kazası geçirdiğini ve her iki ayağında ve bileğinde parçalı kırıklar oluştuğunu ve malul kaldığını, iş kazasına neden olan forklift operatörünün de uzun süre mesaide bırakılarak uykusuz olarak çalıştırıldığından, işveren tarafından işçi sağlığı ve işgüvenliği mevzuatına aykırı davranıldığından ve hiçbir güvenlik tedbiri alınmadığından iş kazasının meydana gelmesinde kusurun tamamen davalılara ait olduğunu, müvekkilinin 07.04.2015 tarihine kadar raporlu olduğunu, ancak rapor bitiminde işyerine başvurduğunda “sen artık bu işte çalışamazsın” denilerek iş akdinin işveren tarafından feshedildiğini, işyerinde yapabileceği başka işler verilmeye bile tenezzül edilmediğini, müvekkilinin maluliyeti sebebi ile gündelik işlerini bile yapmakta zorlandığını, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca gerçekte 1.700,00 TL ücret aldığını, ancak kayıtlarda asgari ücret olarak gösterildiğini, davalı işyerinden ayrıldıktan sonra başvurduğu işyerlerine de ayaklarındaki maluliyeti sebebi ile alınmadığını beyanla fazlaya yönelik talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 3.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline dair karar verilmesini” talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sanayii A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya karşı işveren sıfatını hiz olmadığını, bu nedenle davanın pasif husumet nedeni ile reddi gerektiğini, bir an için kazanın işverenin kusurundan kaynaklandığı düşünülse bile bu kusurun sorumlusunun diğer davalı olduğunu, davacının 01.07.2014 ile 13.04.2015 tarihleri arasında diğer davalının işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin raporlu iken feshedildiği iddiasının haksız olduğunu, davacının 27.12.2014 - 25.01.2015 ve 26.01.2015-24.02.2015 tarihli işgöremezlik raporları dışında başkaca bir raporunun olmadığını, davacının sadece sağ ayağının yaralandığını, maluliyetinin olup olmadığının da bilinmediğini, bu nedenle bu hususun hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğini, davacının müterafık kusurunun da dikkate alınması gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, belirlenen manevi tazminattan kusurunun tenzili gerektiğini beyanla davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline ait işyerinde 6 ay süreli depo hamalı olarak işe başladığını, işe başlama tarihinin 01.07.2014, bitim tarihinin de 31.12.2014 olduğunu, müvekkili firmanın diğer davalı ..... A.Ş.’ nin süreli işini yapmak üzere ... sınırları içinde çalışma alanı oluşturduğunu, 19.10.2014 tarihinde kendi kusuru ve dikkatsizliği sebebi ile iş kazası geçirdiğini, iş akdinin süresinin de davacının raporlu olduğu süre içinde sözleşmesi gereği sona erdiğini, davacının gerek iş sözleşmesi ve gerekse banka kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere asgari ücretle çalıştığını, bu konuda depo hamalının 2014 yılında alabileceği emsal ücret araştırıldığında beyanlarının dayanaksız olduğunun ortaya çıkacağını, işyerinde müvekkili tarafından iş kazasının meydana gelmemesi için gerekli tüm önlemlerin alındığını, davacının 3.000,00 TL maddi tazminat talebinin dayanağının da belli olmadığını, müvekkilinin davacının tüm tedavileri sırasında davacı ile ilgilendiğini, maluliyet iddiasının da yerinde olmadığını, ayağının kırığından dolayı bir daha çalışamamış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin davacıyı ...’ de çalıştırmak üzere işe aldığını, iş bittikten sonra başka yerlerde istihdam etmek zorunda olmadığını beyanla davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; “Davanın kısmen kabulü ile 116.578,54 TL maddi tazminat talebinin olay tarihi olan 19.10.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9,00 TL fazla talebin reddine, 15.000,00 TL manevi tazminat talebinin olay tarihi olan 19.10.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 5.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine,” dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın meydana geldiği tarihte müvekkilinin işveren sıfatı bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, kazaya davacı işçinin davranışı sebep olduğundan müvekkil bakımından illiyet bağının kesildiğini, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu ileri sürerek yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili;
istinaf dilekçesinde sunduğu gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
2.Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesinin 09.11.2022 tarihli kararında, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği ve davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından, davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
3.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı şirket vekili tarafından maddi tazminat talebiyle ilgili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin, sebep ve kapsamına göre yapılan incelemede kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görülmüştür.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Davalı ... vekilinin hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
2.Davalı ... vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz istemiyle ilgili, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.