8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2022/6059 E. , 2024/8802 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 20.06.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başka suçlarla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2.Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2021 tarih ve 2016/481 Esas, 2021/550 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 27.01.2022 tarih ve 2021/1535 Esas ve 2022/77 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna, alt sınırdan ceza tayininin ve takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, re'sen tespit edilecek sair sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
Dava konusu olay, mağdurlar ve müşteki ...' nin arkadaş oldukları, suç tarihinde, ...' nin arkadaşı olan ...' in daveti üzerine Beylikdüzü, Yakuplu Mahallesindeki bir eve gittikleri, sanığın da evde olduğu, birlikte alkol aldıkları ve sanık ...' nin alkolün etkisiyle mağdur ...'e yaklaştığı, elini omzuna atarak sarıldığı ve öpmeye çalışarak sarkıntılık yaptığı, bu sırada kendisini uyaran müşteki ...' ye vurduğu, mağdurlar ve müştekinin evden gitmek istediği ancak sanığın, "buradan ölünüz çıkar" şeklinde sözlerle tehdit ederek gitmelerine engel olduğu, aynı amaçla çıkış kapısını kilitleyerek anahtarı dışarı atmak suretiyle zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince sanığın, mağdurlara ve müştekiye yönelik cebir ve tehdit kullanarak cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği sabit kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
1.Dava dosyası içeriği, mağdurların ve müştekinin beyanları, adli raporlar, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, tanık beyanları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin, kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna, alt sınırdan ceza tayininin ve takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.T.C. Anayasasının 41 inci maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun'dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek, katılan Bakanlık vekilinin, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz gerekçesi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 27.01.2022 tarih ve 2021/1535 Esas ve 2022/77 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.