Esas No
E. 2023/101
Karar No
K. 2024/259
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İSTANBUL

1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/101 Esas
KARAR NO: 2024/259
DAVA: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ: 31/03/2023
KARAR TARİHİ: 27/11/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı yanın davaya konu albümler ve içerdikleri icralar üzerinde icracı sanatçı sıfatıyla FSEK kapsamında mali ve manevi hak sahibi olduğunu, davaya konu albümler ve müzik eseri icralarının davalı tarafından hukuka aykırı olarak dijital mecralarda kullanılmakta olduğundan, işbu davanın açılmasının zaruret haline geldiğini, dava dilekçesinde isimleri yazılı albümler ve içerdiği icraların davalı tarafından izinsiz, hukuka ve FSEK'e aykırı şekilde ..., ..., ...vb dijital müzik mecralarında umuma iletildiğini, davalının haksız ve hukuka aykırı eyleminin davacıya ve haklarına ağır ve telafisi imkansız zarar verdiğini, Davacının hak sahibi olduğu; ... - ... isimli albümün, albümdeki "..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..." isimli icraların (şarkıların); ... isimli albümün, albümdeki "..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..." isimli icraların (şarkıların) ..., ..., ...vb dijital müzik platformlarda umuma iletiminin tedbiren durdurulmasına (erişiminin engellenmesine) tecavüzün tedbiren önlenmesine karar verilmesini (İşbu kararın HMK md.390/2 gereği davalıya tebligat yapılmaksızın verilmesini) ve mahkeme kararının acele şekilde ...’un (... ŞTİ. - ADRES: ...), ...’ın (... HİZMETLERİ A.Ş. - ADRES: ...) ve ...’in (... Ltd. - ADRES: ...) türkiye’deki yasal temsilciliğine tebliğine karar verilmesini, davaya konu albümler ve içerdiği icralara yönelik olarak davalının haksız eylemlerinin Müvekkilin hak sahipliğine tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün men’ine (durdurulmasına ve önlenmesine) ve tecavüzün ref’ine (kaldırılmasına) karar verilmesini, dava konusu albümlerin ve icraların davalı tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ''...'' ve ''...'' isimli müzik yapımları ve albümdeki icraların haksız ve hukuka aykırı olduğu yolundaki davacının iddialarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketin herhangi bir surette hak ihlali bulunmadığını, davacının icracı meslek birliği ...-... üyesi olduğunu, ...'e verdiği yetki belgesi ile dijital iletim ve kamuya erişilir kılma hakkı dahil her türlü umuma iletim hakkının kullanılmasını yasaklama, izin verme ve dava açma hak ve yetkilerini ...'e Türkiye'de ve tüm dünyada olacak şekilde tam ruhsat olarak devreildiğini, dolayısıyla davacı icracı sanatçı tarafından fonogram yapımcısı firmaları aleyhine işbu davanın açılmasının mümkün olmadığını dile getirerek itirazlarının kabulü ile usul, yasalara, hakkaniyete ve iyi niyet kurallarına aykırı hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlgili yerlere müzekkereler yazılmış, cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır.

Bilirkişiler ..., ... ve ...24.06.2024 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; “...”, “...”, “...”,” ...”, müzik platformlarında dava konusu “...” isimli albümüm ve albümdeki "..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... " isimli 10 adet müzik eseri ile “...” isimli albümün ve albümlerdeki ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..." isimli 11 adet müzik eserinin” ...” etiketi ile müzik platformlarında yayınlandığı ve şu anda yayında olduğu,

Davacı tarafın “...”, “...”, albümleri bakımından icracı sanatçı sıfatına ilişkin aranan şartları taşıması dolayısıyla FSEK m. 4/ 1/ b uyarınca icracı sanatçı olduğu,

Uyuşmazlık konusu Muvafakatnamelerin 2001 yılından evvel düzenlendiği gözetilerek davacı tarafın umuma iletim hakkının ihlal edildiği, ...’e verilen Yetki Belgesi’nin devren iktisap olarak kabul edilen üçüncü kişiler ve ... arasında yapılan sözleşmelerde de eser sahiplerinin izni aranmalıdır. Dava konusu uyuşmazlıkta ise dosyada bu yönde düzenlenmiş bir belgeye rastlanmamıştır. Dolayısıyla böyle bir izin olmaksızın ... tarafından umuma iletim hakkının kullanım yetkisinin devredilemeyeceği kanaatini bildirmişlerdir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:

Dava konusu uyuşmalık; Davacıya ait eserlerin telif haklarının dijital platformlarda izinsiz kullanımı iddiası sebebiyle FSEK MD. 66 uyarınca tecavüzün refi, tespiti meni ve dava konusu albümlerin ve icraların davalı tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasını ve umuma iletilmesini yasaklanmasına, durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi kapsamına ilişkindir.

Dava dışı ... vekili tarafından feri müdahil talebinde bulunulmuş ise de, Feri müdahile talebinin HMK 66 md gereğince tahkikat bitene kadar yapılması gerekmekte olup somut olayda feri müdahile talebin sözlü yargılma aşamasına geçilmesine dair 16.07.2024 tarihli ara kararın düzenlendiği tarihten sonra yapıldığı anlaşılmakla feri müdahale talebinin reddine karar verilmiştir.

Dosya kapsamı itibari ile yapılan incelemede; Davacı yanın davaya konu albümler ve içerdikleri icralar üzerinde icracı sanatçı sıfatıyla FSEK kapsamında mali ve manevi hak sahibi olduğu, davaya konu albümler ve müzik eseri icralarının davalı tarafından izinsiz, hukuka ve FSEK'e aykırı şekilde ..., ..., ...vb dijital müzik mecralarında umuma iletildiği, bu hususların dosya kapsamına alınan usul ve yasaya uygun tespitler içeren 24.06.2024 tarihli bilirkişi raporu ile de sabit hale geldiği mahkememizce değerlendirilmiştir.

Davalı yan, cevap, 2. Cevap dilekçesi ve aşamalardaki yazılı ve sözlü beyanlarda; Dava konusu albümlerin yapımcısı ... A.Ş. Adına kayıtlı iken ..

3.İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyasından yapılan ihale sonucunda davalı şirkete devir ve tescil edildiğini, dava konusu icraların yayınlanması, dağıtılması ve çoğaltılmasına ilişkin muvafakatlerin bulunduğu, davacı sanatçının meslek birliği üyesi olduğundan ve tüm haklarını kullanma yetkisini tam ruhsat şeklinde meslek birliğine devretmiş olduğundan davacının aktif husumet ehliyeti olmadığı, davacı icracı sanatçının FSEK m 80-1 hükmüne uygun olarak icracı sanatçı haline gelip gelmediğinin araştırılması gerektiği aktif husumetinin bulunmadığı, sunulan muvafakatname ve eser işletme belgesi uyarınca dava konusu icralar üzerindeki mali hakların davalı fonogram yapımcısında olduğu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda 2001 değişikliği ile yeni bir hak ihdas edilmediği, yalnızca mevcut bir hakkın kullanım alanına ilişkin düzenleme yapıldığı, açılan davanın dürüstlük kuralına ve hakkaniyete aykırı olduğu, davacı icracı sanatçının uzun süre sessiz kaldığı, taleplerin haksız ve kötü niyetli olduğuna ilişkin itirazlarda bulunmuş olup, itiraz ve savunma argümanlarının tamamı mahkememizce aşağıda belirtildiği şekilde ele alınıp değerlendirilmiştir.

Davalı yanın aktif husumete ilişkin itirazı mevcut olup; Meslek birliklerinin, kanunen münhasıran icracı sanatçıya ait olan mali hakları fonogram yapımcısına devir yetkisinin bulunmadığı, FSEK’te meslek birliklerine tanınan yetki hakların toplu takibi, tahsili ve dağıtımına ilişkin olduğu, icracı sanatçı haklarının müzik yapımcılarına devri, icracı sanatçı üyenin münhasır kendinde olan bir hak olduğu, meslek birliklerinin kurulma amacı ve fonksiyonları "meslek birliklerinin kurulması" kenar başlıklı FSEK.m.42 madde kapsamında da düzenlendiği, dosya kapsamına alınan ... Yetki Belgesi’nin 15.05 maddesinin d bendi ve 15.06 maddesinin f bendi hükümleri incelendiğinde; “15.05 (d) İŞ BU YETKİ BELGESİ, FONOGRAM YAPIMCILARININ FSEK MD.80/B KAPSAMINDA İCRACI SANATÇIYLA SÖZLEŞME YAPMAK, İCRACI SANATÇIDAN FSEK’E UYGUN YAZILI İZİN ALMAK YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ ORTADAN KALDIRMAZ. Keza müzik eseri icralarının sinema filmlerinde, dizilerde, reklamlarda, filmlerde vb kullanımlarda doğrudan icracı sanatçıdan FSEK’e uygun yazılı izin almak yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İş bu Yetki Belgesi kapsamında İCRACI SANATÇI/ÜYE tarafından ...’e verilen hak ve yetki İCRACI SANATÇI/ÜYE’nin FSEK’e uygun geçerli izniyle umuma arz olunmuş müzik eseri icralarını kapsar. İş bu Yetki Belgesi, İCRACI SANATÇI/ÜYE’nin müzik eseri icralarına yönelik FSEK’e aykırı kullanım, tecavüz, ihlal ve eylemlere karşı fonogram yapımcıları, sinema filmi, dizi, film yapımcıları, reklam verenler vb 3ncü kişilerle ihtilaf ve davalarında İCRACI SANATÇI/ÜYE’nin müzik eseri icraları üzerindeki münhasır haklarını kısıtlamaz, keza fonogram yapımcıları, sinema filmi, dizi, film yapımcıları, reklam verenler vb 3ncü kişilerle yapacağı anlaşma ve sözleşmeleri de kısıtlamaz. İş bu Yetki Belgesi’nde , iş bu madde (15.05/a-b-c-d) hükmü ile çelişen hüküm yada hükümler olması halinde 15.05/ a-b-c-d madde hükmü esas alınır.

15.06 (f) İCRACI SANATÇI/ÜYE ile fonogram yapımcısı, film yapımcısı, dizi/reklam vb yapımcılarla arasında müzik eseri icralarına ilişkin icracı sanatçı sıfatıyla açılmış ve/veya açılacak tecavüzün tespiti, meni ve ref i ile maddi manevi tazminata yönelik davalar bu madde ve yetki belgesi kapsamı dışındadır.”

Anılan hükümler nazara alındığında davalının aktif husumet itirazlarının ve meslek birliği savunmalarının bu anlamda yerinde olmadığı nitekim cevap dilekçesinin 10. sayfanın 11 nolu bendinde davacıdan icracı sanatçı olarak bahsedilmiş ve yazılı izinlerin alındığı şeklindeki açıklamaları ile davacının icracı sanatçı olduğunun ikrar edildiği gibi dosya kapsamına bizatihi davalı yanın da sunduğu mahkememizce de ayrıca celbi sağlanan eser işletme belgeleri ile davacının icracı sanatçı sıfatında olduğu izahtan varestedir.

Davaya konu eserlerin icrası yönünden eser sahiplerinden gerekli muvafakatlarin alındığı dosya kapsamında anlaşılmakta ise de; bir an için aksi kabul olsa dahi işleme eser sahibi, izinsiz olarak meydana getirmiş olsa dahi böyle bir eser üzerindeki hakkını üçüncü kişilere karşı ileri sürebilecektir. Üçüncü kişiler, işlenmenin izinsiz meydana getirildiği savunmasında bulunamazlar. İşlenmenin izinli veya izinsiz meydana getirilip getirilmediği, işlenme eser sahibi ile orijinal eser sahibini ilgilendiren bir husustur. Ancak, işleme eser sahibi, izinsiz olarak meydana getirmiş de olsa, böyle bir eser üzerindeki hakkını üçüncü kişilere karşı ileri sürebilecektir. Üçüncü kişiler, işlenmenin izinsiz meydana getirildiği savunmasında bulunamazlar. İşlenmenin izinli veya izinsiz meydana getirilip getirilmediği, işlenme eser sahibi ile orijinal eser sahibini ilgilendiren bir husustur. Dolayısıyla davalı bu savunmada bulunamayacağı gibi bu savunmasının mevcut yargılama açısından ehemmiyetinin bulunmadığı varittir. Hülasa davalı vekilinin aktif husumet yönündeki itirazları yerinde görülmemiştir. FSEK.m.80/B bendinde fonogram yapımcısının mali hakları ancak icracı sanatçı ve eser sahibinden devraldıktan sonra kullanabileceği düzenlenmiştir: Fonogram yapımcıları "eser sahibi ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra" kanunun tanıdığı hakları kullanabilir. Somut olay yukarıda belirtili mevzuat hükümleri muvacehesinde değerlendirildiğinde; davalı yana dijital platformlar üzerinden umuma iletimine ilişkin olarak herhangi bir izin verilmemiş olup dijital müzik platformlarında umuma iletimine ilişkin davalının her hangi bir hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Ve yine FSEK.m.20 hükmü de mali hakların birbirinden bağımsız olduğunu, bir hakkın devredilmiş olmasının diğerlerinin de devredildiği sonucunu çıkarmayacağını düzenlemiş olup, anılan hüküm aynen şu şekildedir:

Henüz alenileşmemiş bir eserden her ne şekil ve tarzda olursa olsun faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Alenileşmiş bir eserden eser sahibine münhasıran tanınan faydalanma hakkı, bu Kanunda mali hak olarak gösterilenlerden ibarettir. Mali haklar birbirine bağlı değildir. Bunlardan birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmez. Bir işlenmenin sahibi, kendisine bu sıfatla tanınan mali hakları, işleme hususunun serbest olduğu haller dışında, asıl eser sahibinin müsaade ettiği nispette kullanabilir." Hülasa dava konusu albüm ve içerdiği müzik eserleri icraları davalı tarafından izinsiz, hukuka ve FSEK’e aykırı şekilde ..., ..., ... vb dijital müzik mecralarında umuma iletilmekte olup, davalının sözleşme ile devraldığı bu yönde bir hakkı bulunmamaktadır.

FSEK.m.80/B bendinde fonogram yapımcısının mali hakları ancak icracı sanatçı ve eser sahibinden devraldıktan sonra kullanabileceği açıkça düzenlenmiştir. Somut olayda davaya konu albüm ve müzik eseri icralarının dijital haklarına ilişkin davalının sözleşme ile devraldığı bir hakkı bulunmamaktadır. Kaldı ki Davalının dava konusu albümlerin ilk tespit edeni de davalı olmayıp bu husus gerek cevap dilekçesindeki beyanlar gerekse de sunulu eser işletme belgelerinden de anlaşılmakta olup, eser işletme belgelerinin dava dışı ... AŞ’den alındığı sabittir. 5846 sayılı FSEK’İN 51. maddesinde yer alan emredici hüküm uyarınca doğmamış hakların devrine veya kullanılmasına yönelik sözleşmeler geçersizdir, davalı ancak icracı sanatçı ile karşılıklı olarak yapmış olduğu ve dijital umuma iletim haklarını icracı sanatçıdan devir aldığına ilişkin sözleşmeler ile hak sahipliğini kanıtlayabilir, bu noktada davalının değişen teknolojik koşullar savunmasının hukuken dinlenilebilirliği bulunmamaktadır. 2001 yasa değişikliği öncesi dönemde umuma sunulan eserlere ilişkin olarak, 2001 yasa değişikliğinden önce yapılan sözleşmeler ile muvafakat beyanları ve eser işletme belgeleri dijital hakları kullanma yetkisi vermez. Zira FSEK m.51 uyarınca, ileride çıkarılacak mevzuatın tanıyacağı hakların devrine dair sözleşmeler geçersizdir.

FSEK. m.52 hükmü uyarınca da, usulüne uygun bir mali hak devri sözleşmesi olabilmesi için, devredilen hakların neler olduğu tek tek gösterilerek, yazılı bir sözleşme yapılası bir sıhhat şartı olup, bu durumda davalının dijital hakların kullanımının yasaya uygun olabilmesi için, FSEK.m.51 uyarınca anılan 2001 yasa değişikliğinden sonra usulüne uygun olarak dijital hakların devrini içeren mali hak devir sözleşmesinin bulunması gerekmektedir. Somut olay incelendiğinde davacı ile davalı arasında akdedilen herhangi bir dijital hak devir sözleşmesi yoktur. Davalının sunduğu cevap dilekçesinin deliller kısmında yer alan delil 4 ve 5 olarak gösterilen kaset, plak ve compact disc'e ilişkin muvafakat beyanı incelendiğinde görüleceği üzere; dijital umuma iletim haklarını içermediği net bir şekilde görülmektedir. Muvafakat beyanları incelendiğinde , muvafakat tarihlerinde Dijital hak kavramının uygulama alanı bulmadığı, davalının sunduğu iki albüme ilişkin davalı şirkete verilen muvafakat beyanının kaset, plak, compact disc' le sınırlı olduğu sabittir.

Fonogram yapımcısının hak sahipliği, kendiliğinden değil, eser sahibi ve icracı sanatçıyla yaptığı eser sahibi ve icracı sanatçıdan aldığı haklarla sınırlı olarak sözleşmeden doğar. Yapımcının faliyetinde hususiyet unsuru olmayıp yapımcının eser ve icrayı tespit etmesi, hakların yapımcının olacağı anlamına gelmediği, yapımcı eser sahibi-icracı sanatçıdan hakları almadıkça, tespit üzerinde ilk tespiti dahi yapsa yapımcının kendiliğinden hakkı oluşmayacağı tartışmasızdır.

Davalı her ne kadar cevap dilekçesinde davacı sanatçının üyesi olduğu meslek birliğine dijital umuma iletim haklarına ilişkin münhasıran yetki verdiği, dijital yayınlara ilişkin izinlerin meslek birlikleri tarafından verildiği ve gelirlerinin meslek birlikleri tarafından tahsil edildiği savunmasında bulunmuş ise de "meslek birliklerinin kurulması" kenar başlıklı FSEK.m.42 aynen şu şekilde düzenlenmiştir. "Eser sahipleri ve eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak sahipleri, (Ek ibare: 3/3/2004-5101/12 md.) ile bu Kanunun 52 nci maddesine uygun biçimde düzenlenmiş sözleşmelerle eser veya hak sahibinden malî hakları kullanma yetkilerini devralarak bu Kanunun 10 uncu maddesine göre ilim-edebiyat eserleri üzerindeki hakları kullanarak, süreli olmayan yayınları çoğaltan ve yayanlar üyelerinin ortak çıkarlarını korumak ve bu Kanun ile tanınmış hakların idaresini ve takibini, alınacak ücretlerin tahsilini ve hak sahiplerine dağıtımını sağlamak üzere, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik ve tip statülere uygun olarak tespit edilecek alanlarda birden fazla meslek birliği kurabilirler." Meslek birliklerinin kurulma amacı ve fonksiyonları üyesi sanatçıların mali haklarını takibine yönelik olup, sanatçıların mali haklarını devir noktasında meslek birliğine ne kanunda ne de mevzuatta herhangi bir yetkilendirme düzenlenmemiştir. FSEK.m.80/B kapsamında hak iddia eden davalının, icracı sanatçıyla mali hak devrine ilişkin herhangi bir sözleşme yapmaksızın meslek birliğiyle üyesi arasındaki ilişkiyi FSEK.m.52 kapsamında mali hak devri niteliğinde olduğu yönündeki savunmasının yerinde olmayacağı açıktır.

İcracı sanatçının Fsek’e uygun yazılı izni olmaksızın yapılan kullanımlar geçerli olmayıp, icracı sanatçı ile geçerli ve Fsek’e uygun bir sözleşmeyle dijital umuma iletim hakkını doğrudan ve öncelikle icracı sanatçıdan devir almayan yapımcının, meslek birlikleri üzerinden kendine yetki devşirmesi hukuken mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.

Davalı vekili her ne kadar cevap dilekçesi ekinde ... tarafından hazırlanan uzman raporu sunulmuş ise de; sunulu uzman raporunun mahkememizce emsal mahiyet taşıyan dava dosyalarının ekseriyetinde ilgili dava dosyaları davalıları tarafından da sunulduğu, dosyaya sunulan mütalaadaki değerlendirmeler dikkate alındığında; uzman raporun somut olaya yönelik bağımsız değerlendirme içermediği, uzman raporunun genel bir değerlendirmeye yönelik olduğu, iş bu davaya özel hazırlanmadığı, iş bu dosyaya özel hazırlanmış, somut olayı değerlendiren bir rapor olmaması hasebiyle uzman raporu ile dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu arasında çelişki olduğu varsayımı ile yeni bir rapor alınmasına da gerek bulunmadığı, alınan uzman raporunun soyut içerikli ve konuya ilişkin genel değerlendirmeleri ihtiva ettiği ancak mahkememizin yukarıda belirttiği tespitlerin somut olaya, yüksek mahkeme kararlarına ve mevzuata dayandığı ve yine emsal mahiyet teşkil eden mahkememizde ve diğer mahkemeler nezdinde açılan davalarda da davanın kabulü yönünde değerlendirmelerin yapıldığı, hülasa mahkememizin yapmış olduğu tespitlerin emsal dava dosyalarda verilen kararlar ile de uyumlu olduğu değerlendirilmiştir.

Davalı vekili her ne kadar, açılan davanın dürüstlük kuralına ve hakkaniyete aykırı olduğu, davacı icracı sanatçının uzun süre sessiz kaldığı, taleplerin haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan etmiş ise de; dijital müzik mecralarının ülkemizde faliyete geçmeleri ve dijital haklar kavramının uygulama alanı bulmasının yakın zaman içerisinde meydana geldiği ve yine somut olaya benzer mahiyet teşkil eden uyuşmazlıklar yönünden ise yakın tarihlerde emsal kararların çıktığı hususu nazara alındığında; davalı tarafın, iş bu davanın dürüstlük kuralına ve hakkaniyete aykırı olduğu, davacı icracı sanatçının uzun süre sessiz kaldığı, taleplerin haksız ve kötü niyetli olduğu savunmasının yerinde olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.

Davalı vekili her ne kadar bilirkişi raporunda delillerin tamamının değerlendirilmediği yönünde savunmada bulunmuş ise de; alınan raporun yerinde tespit ve değerlendirmeler içerdiği, davalı yanın ileri sürdüğü delillerin hukuki mahiyet taşıdığı, mahkememizce de resen ele alınabileceği, nitekim davalının dayandığı her delile vurgu yapacak şekilde gerekli değerlendirmelerin de mahkememizce yapıldığı, davalı yanın cevap dilekçesinde delilerimiz kısmında delil-9 olarak dayandığı dava dışı meslek birliklerinin kendi aralarında yapmış oldukları sözleşmenin somut olay yönünde bir etkisinin bulunmadığı, delil-8 olarak dayanılan davacı sanatçıya ödeme yapılıp yapılmadığı yönündeki ... kayıtları mahkememizce celbedilmiş, bilahare davalı vekilince de bu yönde ödeme belgeleri sunulmuş ise de, bu kayıtların yukarıda tespiti yapılan gerekçeler ile iş bu dava yönünden bir ehemmiyetinin bulunmadığı ancak tazminat davasında ele alınıp değerlendirilebileceği, davalı vekili 23.01.2024 tarihli beyan dilekçesi ile davacı yanın twitter paylaşımlarını sunmuş olup, sunulu paylaşımların FSEK kapsamında öngörülen prosedüre uygun bir dijital hakların kullanılmasına ilişkin izin mahiyeti taşımadığı, davalı vekilinin bilirkişi raporundaki itirazlarını karşılar mahiyette olacak şekilde mahkememizce gerekli tespit ve değerlendirmelerin yapıldığı görülmekle, açılan davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM

1.Açılan davanın KABULÜ ile; - Davaya konu albümler ve içerdiği icralara yönelik olarak davalı eylemlerinin davacının FSEK ten doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men’ine ve ref’ine, -Dava konusu “...” isimli albümüm ve albümdeki "..., ..., ..., ..., ... , ..., .., ..., ..., ... " isimli 10 adet müzik eseri ile “...” isimli albümün ve albümlerdeki ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...,..." isimli 11 adet müzik eserinin davalı tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına, durdurulmasına ve önlenmesine

2.Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kayan 247,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç, bilirkişi ücretleri ve posta masraflarından oluşan 12.319,80 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

5.Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

6.Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine, Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.27/11/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YERELHUKUK DIGER İcra İflas Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.66 K5846 md.51
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.