Esas No
E. 2023/12683
Karar No
K. 2024/9975
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2023/12683 E.  ,  2024/9975 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/21 E., 2023/447 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında beraat, suça sürüklenen çocuk ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma

Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanık ...'ın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, nakil aracının müsadere şartları bulunduğu halde aracın iadesine karar verildiğine ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

2.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; dava zamanaşımı sürelerinin tahakkuk ettiğine, gümrüklenmiş değer ve kamu zararının hatalı şekilde hesaplandığına, suça sürüklenen çocuğun etkin pişmanlık kapsamında yapılan ihtarat sırasında alacağı indirim oranı konusunda yanıltıldığına ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir. II. GEREKÇE

Olay tarihinde saat 13.40 sıralarında, kolluk görevlilerince Şırnak ilinde, Besta Tabur Komutanlığı önünde önleme araması kararı ile yapılan yol uygulamasında; plakası bulunmayan Ford Transit marka aracın uygulama noktasında durdurulmak istendiği ancak aracın durmadığı, lastik patlatanın üzerinden geçerek lastikleri patlak şekilde kaçmaya başladığı, aracın görevlilerce takibe alındığı, 3-4 kilometre ileride Cevizdibi mevkiinde yoldan çıkarak dere yatağını geçtikten sonra çamura saplandığı ve 3 kişinin araçtaki çuvalları alarak dere yatağına çekmeye çalıştıkları sırada görevlilerce yapılan müdahale üzerine şahısların çuvalları bırakıp kaçarak uzaklaştıkları, olay yerinde bulunan çuvallarda 2950 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Üzerinde plakası bulunmayan ....marka aracın şase numarasının sorgulanması neticesinde aracın sanık ... adına kayıtlı .... plaka sayılı araç olduğu belirlenerek, sanık ... eylemin faili olabileceği şüphesiyle soruşturma kapsamına alınmıştır. Sanık ...'ın aynı gün saat 15.00 sıralarında başka bir karakol olan Şenoba Jandarma Karakol Komutanlığına giderek kontak anahtarı üzerinde takılı bulunan 65 LB 309 plaka sayılı aracının, çalındığından bahisle şikâyetçi olduğu anlaşılmıştır.

Aynı gün saat 17.00 sıralarında sanık ...'ın yeğeni olan, suça sürüklenen çocuk ...'ın Mili Jandarma Karakol Komutanlığına, Besta yol kontrol noktasından, idaresindeki beyaz renkli .... marka araçla kaçtığını, aracın lastiklerinin lastik patlatanla patlatıldığını, patlak lastikler ile .... mevkiine kadar kaçtığını ancak burada aracın çamura saplanması sonucu aracı bırakıp kaçtığını beyan ederek teslim olduğu anlaşılmıştır.

Sanık ... .....'ın müdafi bulunmaksızın alınan kolluk ifadesi ve aynı doğrultudaki savcılık ifadesinde;.... plaka sayılı araç dahil üzerine kayıtlı 6 adet aracının bulunduğunu, çalıştırdığı şoförler vasıtasıyla bu araçlarla öğrencileri ve güvenlik korucularını taşımakta olduğunu, ..... plakalı aracının şoförlüğünü kardeşi ....ın yapmakta olduğunu,..... plakalı aracın 07.04.2015 günü saat 20.00 sıralarında evinin önünde olduğunu, saat 22.00 sıralarında dışarı çıktığında ise aracının yerinde olmadığını fark ettiğini, araçlar evinin avlusunda durmakta olduğu ve şoförler sabah erken saatte araçları almakta olduğundan, araçların kontak anahtarlarını üstünde bırakıyor olduğunu, bu nedenle o gün .... plakalı aracı şoförlerden birinin almış olabileceğini düşünerek, aracın nerede olduğunu araştırmadığını, ..... plakalı aracın 08.04.2015 günü saat 10.30 sıralarında da yerinde olmadığını görünce, kardeşi ....'i arayarak aracı sorduğunu, onun da araçtan bilgisinin olmadığını öğrendiğini, diğer şoförlerle de görüştüğünü, netice alamadığını ve karakola giderek müracaatta bulunmak istediğini ancak karakol nizamiyesinde görevli personelin kendisine, denetleme olduğundan sonra gelmesini söylediğini, bunun üzerine karakoldan dönerek kendi imkanlarıyla köy içerisinde aracı aramaya başladığını, bulamayınca aynı gün saat 12.00 sıralarında tekrar karakola gittiğini, karakolda müracaatının alındığını, ancak elektrikler kesik olduğundan ifade tutanağının çıktısının alınamadığını, karakoldan bu şekilde ayrıldığını, yaklaşık 2-3 saat sonra görevlilerce aranması ile aracının yeğeni olan suça sürüklenen çocuk ... tarafından sigara kaçakçılığında kullanıldığını öğrendiğini, karakola gittiğini ve o sırada kendine hırsızlık müracaatına ilişkin ifadesinin imzalatıldığını, aracı yeğeninin kendisinden habersiz almış olduğunu, suçlamaları kabul etmediğini belirtmiştir.

Olay tarihindeki nüfus kayıtlarına göre reşit olan ancak yargılama sırasında 28.06.2022 kesinleşme tarihli mahkeme kararı ile doğum tarihi değiştirilmesi nedeniyle, gerçekte olay tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk ...'ın müdafi bulunmaksızın alınan kolluk ifadesi ve aynı doğrultudaki savcılık ifadesinde; 07.04.2015 tarihinde saat 22.00 sıralarında 65 LB 309 plaka sayılı aracı bulunduğu yerden amcası ...'ın haberi olmadan aldığını, daha sonra karşılaştığı bir şahsın teklifi üzerine kaçak olduğunu bilmediği sigaraları para karşılığı nakletmeyi kabul ettiğini, araca sigaralar sığımadığından yükleme sırasında arka koltukların sigaraların sahibi olan şahıs tarafından söküldüğünü, aynı şahsın yakalanmamak için aracın plakasını da söktüğünü, aracı kendisinin kullanıyor olduğunu, sigaraların sahibi ve yanındaki çocuğun ise aracın arka koltuklarında oturuyor olduklarını, yolda jandarma kontrol noktasını görünce durmayarak kaçtığını, ancak aracın çamura saplandığını, bunun üzerine birlikte araçtaki sigaraları alıp kaçmak istediklerini ancak jandarma görevlileri gelince sigaraları bırakıp kaçmak zorunda kaldıklarını belirtmiştir. Bu olay nedeniyle sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ve suça sürüklenen çocuk 25.01.2016 tarihinde talimat mahkemesinde alınan savunmalarında; talimat ekinde yer alan ve kendilerine okunan savcılık ifadelerini tekrar ettiklerini belirtmişlerdir. Suça sürüklenen çocuğa 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkralarının uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmıştır. Dairemizin 21.12.2021 tarihli bozma ilâmı üzerine, bozma ilamı içeriği doğrultusunda sanık ve suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde kullanımlarında bulunan GSM numaralarının görüşme dökumanlarının dosyaya celp edildiği anlaşılmıştır.

A. Sanık Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin incelenmesinde

Suça sürüklenen çocuğun bozma öncesi alınan savunmalarında, aracı sanıktan habersiz biçimde aldığını beyan etmesi, sanığın aşamalardaki inkara yönelik istikrarlı savunma içeriği, sanık ile suça sürüklenen çocuk arasında olay tarihinde telefon irtibatının olmaması, sanığın olay tarih ve saatine yakın bir zamanda araca ilişkin hırsızlık müracaatının bulunması karşısında; sanığın atılı kaçakçılık suçuna iştirak ettiğine dair mahkûmiyetini gerektirir nitelikte her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemlerinin incelenmesinde

Suça sürüklenen çocuğun 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları kapsamında kalan eylemi yönünden, suç tarihine ve zamanaşımını kesen işlem tarihlerine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, ikinci fıkrası ve aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 10 yıllık olağan ve 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin henüz tahakkuk etmediği anlaşıldığından bu yöndeki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

Suça sürüklenen çocuğun olaydan hemen sonra eylemin faili olarak karakola teslim olması, bozma öncesi alınan savunma içeriklerindeki kısmi ikrarı, ele geçen kaçak sigaraların ticari miktarda olması ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı kaçakçılık suçunun sabit olduğu belirlenmekle, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi karar yerinde gösterilmeden mahkûmiyet hükmü tesisi yoluna gidilmiş ise de, temyiz inceleme gününde suça sürüklenen çocuk 18 yaşını doldurduğundan bu hususun telafisinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

Suça sürüklenen çocuğa soruşturma evresinde etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamış olması nedeniyle suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuğa ödeme halinde yapılacak indirim oranı 1/3 olarak belirtilmek suretiyle ihtarat yapılmış ise de; Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli ve 2023/7-229 E., 2023/650 K. sayılı karar içeriği doğrultusunda suça sürüklenen çocuğa yapılan etkin pişmanlık ihtaratı üzerine suça sürüklenen çocuğun mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan etmesi nedeniyle, ödeme gücü olmadığını ifade eden suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamış, bu yöndeki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değeri ile gümrük vergileri yönünden bu konuda ehil olduğu anlaşılan tütün teknoloji mühendisi bilirkişi tarafından hesaplanan ve dosyadaki kaçak eşyaya mahsus tespit varakaları içeriklerine göre suça sürüklenen çocuğun lehine olan değerlerin esas alındığı anlaşılmakla, bu yöndeki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, dosya kapsamında aracın maliki olan sanık ...'ın, yeğeni olan suça sürüklenen çocuk tarafından aracının rızası hilafına alınarak olayda kullanıldığı yönündeki savunmasının aksine delil bulunmaması karşısında, nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğunun kabul edilerek iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Gümrük İdaresi vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR

A. Sanık Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan Gümrük İdaresi vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün eşya müsaderesine ilişkin paragrafından ''TCK 53. Maddesi'' ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere hükme ''5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.