8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/2480 E. , 2024/8735 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 08.11.2006 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2007 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 740,00 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin usulüne uygun şekilde 24.12.2007 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/13628 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62001 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62001 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, kayden 08/06/1991 doğumlu olup suçun işlendiği 12/02/2006 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı iftira suçunun, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 24. maddesine göre uzlaşma hükümlerine bağlı bulunması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “uzlaşma” başlıklı 253. maddesi hükümlerinin öncelikle uygulanması suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmamasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Suça sürüklenen çocuğun asılsız yağma iddiasına ilişkin olarak hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 08.11.2006 tarihli iddianamesi ile iftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2007 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 740,00 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin usulüne uygun şekilde 24.12.2007 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
2.19.12.2006 tarih ve 26381 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi gereğince değiştirilen 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun (5395 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi; "(1) Suça sürüklenen çocuklarla ilgili olarak uzlaşma, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan veya kasten işlenen ve alt sınırı iki yılı aşmayan hapis veya adlî para cezasını gerektiren ya da taksirle işlenen suçlarda uygulanır. (2) Suç tarihinde onbeş yaşını doldurmayan çocuklar bakımından, birinci fıkrada öngörülen hapis cezasının alt sınırı üç yıl olarak uygulanır." Şeklinde düzenlenmişti.
3.5237 sayılı Kanun'un "İftira" başlıklı 267 nci maddesinin birinci fıkrası; "(1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." Şeklinde düzenlenmiştir.
4.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; kayden 08.06.1991 doğumlu olup suç tarihinde 15 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuğun, 12.02.2006 tarihinde işlediği iftira suçunun 5395 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin 5560 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi ile değiştirilmeden yasalaşan ilk hali uyarınca uzlaşma kapsamında bulunması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un “uzlaştırma” başlıklı 253 üncü maddesi hükümlerinin öncelikle uygulanması suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, uzlaştırma işlemleri yapılmadan mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2007 tarihli ve 2006/811 Esas, 2007/1050 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.11.2024 tarihinde karar verildi. ...