3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2019/151
- Karar No
- 2019/1160
- Karar Tarihi
- 17.12.2019
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 14/05/2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin ...' ın Buca şubesinden 23/07/2008 tarihinde 15.000-TL, 06/08/2008 Tarihinde 30.000-TL, 15/08/2008 tarihinde 12.000-TL, 10/09/2008 tarihinde 9.000-TL 24/09/2008 tarihinde 11.500-TL ve 26/09/2008 tarihinde 6.200-TL olmak üzere toplamda 83.700 -TL ticari kredi kullanmış olduğunu, imzalanan kredi sözleşmeleri kapsamında kredi tahsis ücreti adı altında 23/07/2008 tarihinde 300,00-TL, 06/08/2008 tarihinde 500,00-TL, 15/08/2008 tarihinde 300,00-TL, 10/09/2008 tarihinde 300,00-TL, 24/09/2008 tarihinde 300,00-TL, 26/09/2008 tarihinde 300,00-TL, olmak üzere toplamda 2.000-TL müvekkilinden tahsil edildiğini, davalı banka ile yapılan sözleşmenin kanunda belirtildiği üzere önceden hazırlanmış ve standart bir sözleşme olduğunu, müvekkili yan ile müzakere edilmeden sözleşme düzenlendiğini, bu durumunun müvekkil aleyhine dengesizliğe neden olduğunu, davalı bankanın kredi vererek bir nevi bir ürün satmış olduğunu ve üründen elde edilmesi gereken karı da almış olduğunu, dosya masrafı adı altında ek bir kazanç almasının yasalara aykırı olduğunu, söz konusu bu haksız kesintinin iadesi adına müvekkili tarafından , davalı yana 01/03/2018 tarihinde İzmir .... Noterliği aracılığı ile ... yevmiye nolu ihtar çekilmiş olduğunu, işbu ihtarın davalı yana 06/03/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak bu ihtar sonucu karşı yandan olumlu veya olumsuz bir cevap alınamadığı ve herhangi bir ücret iadesinin de yapılmadığını beyanla davanın kabulüne, davalı yanca müvekkilin rızası olmaksızın alınan toplam 2.000-TL nin 26/09/2008 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte karşı yandan alınıp müvekkile verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili 10/06/2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: öncelikle zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafın tacir sıfatına haiz olduğunu, müvekkili Bankadan muhtelif tarihlerde ticari segmentli kredi kullanmış olduğunu, davacının tüketici konumunda olmayıp, tacir sıfatında olduğunu, davacının yaptığı işlemleri tüketici gibi dava etmesi ve tüketiciler için geçerli kanun hükümleri gereği koruma istemesinin hukuka uygun olmadığını, davacıya kredi tahsis edildiğini ve Merkez Bankası tebliğine uygun olarak da tahsil olunacak masrafların belirlendiğini, davacının da kabul ettiğini, bu hususları değerlendirerek krediyi hangi Bankadan kullanacağına karar verecek olan müşterinin davacı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin "sözleşme serbestisi ilkesi " gereğince taraflar arasında yapılmış olduğunu ve şartların karşılıklı kabul edildiğini beyanla müvekkili Bankanın işlemleri mevzuata uygun olduğundan haksız açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususlar: davacının, davalı bankadan kullandığı krediler nedeniyle davacıdan tahsil edilen kredi tahsis ücretlerinin hukuka aykırı olarak tahsil edilip edilmediği, edilmiş ise miktarı, davacının davalıdan bu ücretleri talep edip edemeyeceği, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
DELİLLER
İzmir ....Noterliği' nin 01/03/2019 tarih ... yevmiye sayılı ihtarname sureti dosyamız içerisindedir. Taraflar arasında yapılan davaya konu kredi sözleşmesi ve bu sözleşmeye ilişkin ödeme planı ile tüm belgeler davalı bankadan celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 10/09/2019 tarihli ön inceleme duruşmasında, dosyanın Bankacı bilirkişi ...' e tevdi edilerek, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi de verilmek suretiyle davacının, davalı bankadan kullandığı krediler nedeniyle davacıdan tahsil edilen kredi tahsis ücretlerinin hukuka aykırı olarak tahsil edilip edilmediği, edilmiş ise miktarı, davacının davalıdan bu ücretleri talep edip edemeyeceği,hususlarında rapor tanzim etmesinin istenilmesine, bilirkişi için 600-TL ücret takdirine, bilirkişi ücretinin davacı tarafça yatırılan gider avansından karşılanmasına, davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içinde yatırılmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ihtaratına ilişkin ara karar kurulduğu, davacı vekiline ihtaratın duruşma sırasında yapıldığı, davacı vekilince verilen kesin süre içerisinde bilirkişi delil ücretinin yatırılmadığı, mahkememizin 05/12/2019 tarihli duruşmasına davacı vekilinin mesleki mazeretini içerir dilekçe sunmuş olduğu, mahkememizce mazeretin kabulü ile duruşmanın 17/12/2019 günü saat 10:40 a bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememiz 17/12/2019 tarihli duruşmasında davacı vekili; "biz bilirkişi ücretini yatıramadık. Müvekkilimiz ile irtibat kuramamıştık. Mahkemece yeniden süre verilirse bilirkişi ücretini yatıracağız" beyanında bulunduğu, davalı vekilinin;" kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılamamıştır.
Davacı tarafa yeniden süre verilmesine muvafakatımız yoktur. İspatlanamayan davanın reddini talep ederiz" beyanında bulunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, ticari krediler nedeniyle tahsil edilen kredi tahsis ücretlerinin tahsili istemli alacak davasıdır.
Davacının davalı bankanın Buca Şubesi'nden 23/07/2008 tarihinde 15.000-TL, 06/08/2008 Tarihinde 30.000-TL, 15/08/2008 tarihinde 12.000-TL, 10/09/2008 tarihinde 9.000-TL 24/09/2008 tarihinde 11.500-TL ve 26/09/2008 tarihinde 6.200-TL olmak üzere toplamda 83.700,00 -TL ticari kredi kullanmış olduğu, imzalanan kredi sözleşmeleri kapsamında kredi tahsis ücreti adı altında 23/07/2008 tarihinde 300,00-TL, 06/08/2008 tarihinde 500,00-TL, 15/08/2008 tarihinde 300,00-TL, 10/09/2008 tarihinde 300,00-TL, 24/09/2008 tarihinde 300,00-TL, 26/09/2008 tarihinde 300,00-TL, olmak üzere toplamda 2.000-TL kesinti yapıldığından bahisle davacı tarafından mahkememizde iş bu alacak davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacı tarafından mahkememize davalı bankadan kullanmış olduğu ticari kredilerden dolayı tahsil edilen tahsis ücretlerinin tahsili istemli alacak davası açılmış ise de; mahkememizce dosyanın bilirkişiye tevdii edilmesine karar verildiği, bilirkişi ücretinin davacı tarafça 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılmasına, bu süre içinde yatırılmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ihtaratının davacı vekiline yapıldığı, ancak davacı tarafça bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, dolayısıyla davacının, mevcut delillerle davalı bankadan alacaklı olduğunu ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Harç peşin olarak alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
3.Yapılan harç ve masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen 2.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının derhal taraflara iadesine, Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2019 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)