8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/2005 E. , 2024/6300 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Hükmolunan ceza miktarlarına göre, katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteğinin reddine karar verilerek yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 05.08.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında üzerine atılı suçtan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi 05.10.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.
4.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi gereğince itiraz kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi 08.06.2022 tarihli kararı ile duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak sanık hakkından kişiyi hürriyeti yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 3 üncü fıkrasının (f) bendi uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafinin temyiz istemi; suçun sübuta ermediğine, unsurlarının oluşmadığına, ispat açısından yeterli delil bulunmadığına, delillerle ilgili yeterli inceleme yapılmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Katılanlar ... ve ...vekilinin temyiz istemi; ceza miktarı belirlenirken en üst hadden hükmedilmesi gerektiğine, nitelikli halin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay; sanığın, katılan ...'ın orta düzeyde zeka geriliğinden faydalanarak katılanı cinsel amaçla cami tuvaletine götürdüğü ve tuvalette alıkoyduğu bu şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılanın iddialarını destekler mahiyette delillerin bulunmaması, sanık ... mağdurun kamara kayıtlarındaki görüntüye girmelerinin suçun işlendiği sonucunu doğurmayacağı, tanık A.'nın beyanı ve dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şüphe oluştuğu, sanığa isnat edilen eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
3.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Mağdur ...'ın adli tıp raporuna göre ruhen ve bedenen kendini savunamayacak durumda olduğu, aynı mahallede oturmaları sebebiyle sanığın mağduru tanıdığı, mağdurun babasının imam olarak görev yaptığı caminin avlusunda dolaştığı sırada sanığın yanına geldiği, sanığın mağduru markete götürerek yiyecek içecek aldığı, cami avlusuna tekrar birlikte döndükleri, sonrasında sanığın mağduru caminin bahçesinde bulunan tuvalete götürdüğü, kamera görüntülerinde sanık önde mağdur arkada yaklaşık 2 metre olacak şekilde birlikte tuvalete gittikleri, sanığın yürürken hafif geriye bakarak mağduru gözlediği, sanığın tuvalet kapısını kitlediği, bir süre sonra tuvalete gelen bir kişinin giremeyince kapıyı yumruklaması üzerine kapının açıldığı, kapı açılana kadar mağdurun 5 dakika civarında tuvalette tutulduğu, mağduru tuvalete götürmenin meşru bir amaç olarak kabul edilemeyeceği, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sabit olduğu gerekçesiyle mahkumiyetine, eylemin ibadet yeri olarak kullanılan caminin tuvaletinde gerçekleştirilmesi ve sanığın kastının yoğunluğu gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine, sanığın bu suçu beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan mağdura karşı işlediği anlaşıldığından sanığa verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi uyarınca bir kat artırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kamara görüntüleri, tanık beyanları, katılan ... sanık savunması ile dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine yönelik bölge adliye mahkemesinin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla; sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görülmemiş, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 08.06.2022 tarihli 2021/921 Esas ve 2022/933 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2024 tarihinde karar verildi.