Esas No
E. 2009/14615
Karar No
K. 2010/544
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2009/14615 E.  ,  2010/544 K.

"İçtihat Metni"

213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na aykırı davranmak suçundan sanık ...'ın, 213 sayılı Kanun'un 359/b-l, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 231/8. maddesine göre 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına dair Beyoğlu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/07/2008 tarihli ve 2007/512 esas, 2008/250 sayılı kararına itirazın reddine ilişkin Beyoğlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/02/2009 tarihli ve 2009/332 müteferrik sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre.

Sanığın şirketin ortağı ve müdürü olarak görev yaptığı, istenen yıllara ait defter ve belgeleri ibraz etmediği, 2002-2003 ve 2004 yıllarına ait vergi beyannamelerini vermeye devam ettiği, gerçek bir emtia alım satımı olmadan sahte fatura düzenlemek suretiyle vergi ziyama sebebiyet verdiğinin anlaşılmasına göre, kamu zararının doğduğu ve giderildiğine dair delil olmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/6 maddesi (c) bendinde yer alan unsurun gerçekleşmediği gözetilerek itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 11.06.2009 gün ve 2009/6189/31486 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 24.06.2009 gün ve KYB.2009154754 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: 5271 sayılı CMK’nın “hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231. maddesinin 12. fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebileceği öngörülmüş ve aynı Yasanın “itiraz usulü ve inceleme mercileri” başlıklı 268. maddesinin 1. fıkrası ise “Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci Maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü Madde hükmü saklıdır” biçiminde olup, itiraz yasayoluna tabi kararlara karşı kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde bu başvurunun yapılması gerektiği hüküm altına alınmıştır.

İncelenen dosya içeriğine göre; Beyoğlu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.07.2008 gün ve 2007/512 esas, 2008/250 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın katılan vekiline 14.01.2009 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, vaki itiraz dilekçesinin 23.01.2009 havale tarihli olduğunun belirlenmesi karşısında, anılan karara karşı itirazın süre yönünden reddi yerine işin esasına girişilerek, itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu hukuka aykırılık nedeniyle de CMK’nın 309. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozma istenip istenmeyeceğinin takdir ve ifası için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 05.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.