9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2024/5041 E. , 2024/8438 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin sürelerinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılama sonucunda Nizip Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine dair verilen kararın sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle olayın sübut bulmadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, eylemin bir-iki dakikalık zaman zarfında gerçekleştiğine ve sadece sanığın elinin mağdurun omuzuna atıp onun başından öpmesinden ibaret olduğuna, suç vasfının yanlış tayin edildiğine, sanığın cinsel saikli bir davranışının olmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun da unsurlarınında oluşmadığına, cebir unsurlarının da bulunmadığına, tek delilin mağdurun çelişkili beyanları olduğuna, gerekçenin yerinde olmadığına, sanık hakkında oluşan şüphenin sanık lehine yorumlanarak atılı suçlardan beraat kararları verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanık hakkında alt sınırdan ceza verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak; olay günü sanığın, mağdura babasının akrabası olduğunu söyleyip tanıştıktan sonra elini mağdurun omuzuna atıp konuşmak için okulun bahçesine götürerek saçından öpmesi, Atatürk heykelinin önünde dizine oturtup kıyafeti üzerinden özel bölgesine ve kalçasına dokunması şeklindeki eylemlerinin ani kısa süreli ve kesintili gerçekleştiği nazara alındığında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması yerine suç vasfının tayininde hataya düşülerek çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması ve sanığın her iki suça ilişkin eylemlerini cebir, tehdit veya hile ile gerçekleştirdiğine dair mağdurun herhangi bir anlatımı bulunmadığı gözetildiğinde, İlk Derece Mahkemesince atılı suçlardan hüküm kurulurken şartları oluşmamasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 103/4 ve 109/2. maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edildiğinin de anlaşılması karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine, yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bozma sebebine göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan farklı gerekçeyle bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçelerle kısmen oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Nizip Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2024 tarihinde karar verildi.