6. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1657
- Karar No
- 2024/1909
- Karar Tarihi
- 03.06.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
6. Hukuk Dairesi 2024/1657 E. , 2024/1909 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı borçlu aleyhine Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü'nün 2023/21242 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takip başlatıldığını, takibe konu borç süresi içerisinde ödenmediği gibi takibe karşı süresi içerisinde itiraz da edilmediğini, takibin kesinleştiğini, icra takibinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edilmediğini, depo emrine esas teşkil edecek miktarın tespiti için kapak hesabının celbinin yeterli olduğunu belirterek, depo kararı verilmesine ve şartların oluşması halinde davalı borçlu şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ekonomik şartlar sebebiyle borçlarını ödemekte zorlanan müvekkili şirketin senet vadesinin ötelenmesi ve/veya senet değişimi tekliflerinin de davacı şirket tarafından kabul edilmediğini, müvekkili şirketin borcunu ödeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşen takibe ve usulüne uygun düzenlenip tebliğ edilen depo kararına rağmen davalı şirket tarafından, depo emrinde belirlenen borç ödenmediği gerekçesiyle davalı şirketin İİK'nun 173. maddesinin 3. fıkrası hükümlerine göre iflasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iflas ilanlarının, 2004 sayılı İİK'nın 166. maddesinde belirlenen usule uygun şekilde gerçekleştirilmediğini, tanzim edilen depo emri ve takdir edilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, müvekkili borçlu yönünden borcun kesinleşmediğini, hesaplamaların hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibinin kesinleşmesi sebebiyle İİK'nun 173/2 maddesinin yollamasıyla İİK'nın 166/2 maddesi uyarınca ilanların yapıldığı, depo emrinde, ödenecek borç ve fer'ilerinin Türk Lirası olarak belirlenerek yedi günlük kesin süre içerisinde depo emrine esas miktarın davacıya ödenmediği veya mahkeme veznesine depo edilmediği taktirde davalının iflasına karar verileceğine dair ihtarın bulunduğu, depo emrinin tebliğine rağmen davalı tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığı, ilanların usul ve yasaya uygun olarak yapıldığı, depo emrinde bir yanlışlığın bulunmadığı, hangi kalemlerde yanlışlık yapıldığını açıkça belirtip gerekçelendirmeyen davalının, depo emrinin hatalı olduğuna, bu nedenle borcun kesinleşmediğine ve ayrıca usul ve yasaya uygun şekilde maktu olarak takdir vekalet ücretine yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla kesinleşen takibe istinaden borçlunun iflası istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 171 ve 173 ncü maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takiplere ilişkin İİK’nun 173 üncü maddesinde; iflas ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal 5 günlük sürede borcu ödememesi, itiraz ve şikayette de bulunmaması halinde, alacaklının bu durumu tevsik eden ödeme emri nüshası ile Ticaret Mahkemesi’nden borçlunun iflasına karar verilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 171 inci maddesinin 4 ncü fıkrasından anlaşılacağı üzere kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takipte borçluya gönderilecek ödeme emrinde beş gün içinde borç ödenmediği, itiraz ve şikayet edilmediği takdirde, alacaklının ticaret mahkemesinden borçlunun iflasını talep edebileceği ihtarının yer alması gerekmektedir.
2.Davanın konusu takipli iflasa dayanmaktadır. Kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla iflasa karar verebilmek için somut olayda olduğu gibi kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla takip yapılmış ise de iflas yoluyla değil haciz yoluyla ilgili ödeme emri tebliğ edilmiştir. Dosya içeriği itibariyle de borçluya kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ödeme emri tebliğ edildiğinden iflasa karar vermek mümkün değildir. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.