11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2024/266 E. , 2024/8004 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ...
İnşaat Elektromekanik Sanayi ve Tic. A.Ş. arasında 15.02.2019 tarihli hazır beton satışına ilişkin imzalanan sözleşmeye davalının garantör sıfatıyla imza attığını, müvekkilinin beton satışını ve teslimini yaptığını ancak satış bedelinin dava dışı şirket tarafından ödenmediğini, dava dışı şirket aleyhine Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2019/10439 E. sayılı dosyasından başlatılan takibe ek olarak tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile sözleşme garantörü davalı aleyhine Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2019/10445 sayılı dosyasından faturalara dayalı icra takibi başlatıldığını, davalının haksız yere takibe ve borca itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin garantör sıfatı ile sözleşmede yer almadığını, sözleşmenin garanti sözleşmesi başlığını taşımadığını, mahiyeti, içeriği, amacı ve kapsamı itibariyle gerçekte bir kefalet sözleşmesi olduğunu, kefalet sözleşmesinin geçerli olması için de Kanun'un aradığı şartların sözleşmede bulunmadığını, sözleşmenin geneline göre müvekkilinin bağımsız bir borcu değil, asıl borçlunun sorumluluğunu yüklendiğini, asıl borçluya başvurulmadan kefile başvurulamayacağını, mahkemenin görevli olmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, temel ilişkinin ve alacağın tacirler arası ticari alım sözleşmesine dayalı olup davalının sözleşmede garantör sıfatıyla yer aldığı, bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu, davacı ile dava dışı şirket arasında düzenlenen hazır beton alım-satım sözleşmesi kapsamında dava dışı şirkete beton satışının yapıldığı, davacı ile sözleşmenin tarafı dava dışı şirketin ticari defterleri itibariyle satışa konu faturaların birbirini teyit eder biçimde defterlerde kayıtlı olduğu, ödeme olarak 3 adet çek verilmiş ise de çeklerin karşılıksız çıkıp Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2019/10430 E. sayılı dosyasında takibe konu edildiği, davanın dayanağı icra takibinin de tahsilde tekerrür olmamak üzere yapıldığı, davalının garantör sıfatı ile borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle tahsilde tekerrür olmamak üzere davanın kabulüne ve icra inkâr tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, dava dışı şirket dışında garantör başlığı altında sözleşmenin her bir sayfasında davalının imzalarının bulunduğu, sözleşmenin 4 üncü maddesinde garantör başlığı altında "kefalet hükümlerine tabi değildir. Bu bir kefalet taahhüdü değildir." şeklinde açıklama bulunduğu gibi sözleşmenin 14 üncü maddesinde garantörle ilgili ayrıntılı düzenlemenin bulunduğu, dolayısıyla davalının sözleşmeye garantör olarak imza attığı ve sorumlu olduğu, sözleşmenin imzalanmasında esaslı hata yapıldığı yönündeki savunmasının yerinde olmadığı, ilk derece mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık davalının sözleşmeyi garantör sıfatıyla imzalayıp imzalamadığı noktasında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3.Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.