Esas No
E. 2023/5146
Karar No
K. 2024/3814
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2023/5146 E.  ,  2024/3814 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/154 E., 2021/440 K.
DAVA TARİHİ: 12.11.2013
KARAR: Davanın reddi

Taraflar arasında görülen mera komisyonu kararının iptali istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dosyaların tefrik edilmesi öncesinde Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; tapuda mera vasfıyla kayıtlı ... ilçesi, ... Köyü 1126, 1124, 1121, 1122, 1123, 1134, 163, 1130, 1128 ve 1125 parsel sayılı taşınmazlara komşu bir kısım taşınmazların malikinin müvekkilleri olduğunu, uzun yıllar zilyetlikleri müvekkillerine ait olan dava konusu taşınmazlar hakkında kazandırıcı zamanaşımı hükümlerine dayalı olarak tapu iptali ve tescil talep etme haklarının bulunduğunu ileri sürerek; 1126, 1124, 1121, 1122, 1123, 1134, 163,1130,1128 ve 1125 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki dayanak mera komisyonu kararının iptalini, mera sınırlandırmasının kaldırılmasını, tapu kaydının iptali ile eski hale iadesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili; davanın idari işleme karşı açılmış olması sebebiyle idari yargıda görülmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup kamu orta malları sicilinde mera vasfıyla kayıtlı olduğundan kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR

Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 16/12/2015 tarih, 2013/652 Esas, 2015/1858 Karar sayılı kararı ile; asıl davanın birleştirilen davaların hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmü davacılar ve asli müdahil vekilleri temyiz etmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin, yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 30.04.2019 tarih ve 2016/19169 E. 2019/3800 K. K. sayılı ilamında; "...Somut olayda; davalı ... Köyünün 6360 sayılı Kanun hükümleri gereğince tüzel kişiliğinin kaldırılarak mahalle olarak ... İlçe Belediyesine katılması nedeniyle görülmekte olan davada taraf sıfatı kalmadığından ve katıldığı ilçe belediyesi davada taraf olacağından 6360 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin 13. fıkrası gereğince işlem yapılarak bir karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B.Bozma İlamı Sonrasında Dosyaların Tefrik Edilmesi: Bozma sonrasında mahkemenin 2019/261 Esas sırasına kaydedilerek devam edilen yargılamada, eldeki dosyanın asıl dosyadan tefrikine karar verilmiş, dosya yukarıda başlıkta belirtilen esasa sırasına kaydedilerek bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak karar verilmiştir.

C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi, başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararında;

"...Dava konusu taşınmazlar hakkında 4342 sayılı Mera Kanununa göre işlem tesis edildiği ve komisyon kararı ile taşınmazların mera vasfını kazandığı, tapu sicil müdürlüğünün özel siciline kayıtlarının yapıldığı, dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve tescil harici bırakıldığı, Mera Kanunu uyarınca tahsis kararlarında belirtilen haklara tahsislerin kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra tespitlerden önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemeyeceği ve bunlara karşı dava açılamayacağının anlaşıldığı, 4342 sayılı Kanunun 21/2 maddesi uyarınca mera olarak tahsisin yapıldığı tarihten davanın açıldığı 04/09/2013 tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği..." gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; hak düşürücü sürenin geçmediğini, yeni 1184 parselin (eski 1126 parsel) dedesinin zamanından beri ekilip biçildiğini, babasının 1982 yılında tapu almak için başvuruda bulunup sonrasında açtığı davada asliye hukuk mahkemesince ret kararı verildiğini, anılan dava nedeniyle 2004 yılında mera vasfı kesinleşmeden verilen kararın yasal süreleri kestiğini ve haklarının bu suretle korunduğunu, ataları zamanından bu yana yüz yılı aşkın süredir bakıp ekip biçtikleri dava konusu taşınmazların mirasçıları olarak adlarına tescil edilmesi gerektiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mera komisyon kararının iptali ile mera sınırlandırılmasının kaldırılması istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2.4342 sayılı Mera Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası.

3.Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog