7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2013/4038 E. , 2013/5309 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, 1475 sayılı Kanunun 14/5 maddesi gereğince 04.09.2011 tarihi itibariyle yaş şartı dışında emeklilik için gerekli koşullarının oluşması nedeniyle davalı işverene 24.02.2012 tarihinde ihtarname göndererek ”iş akdinin bu tarih itibariyle sona erdirileceğini ve kıdem tazminatının tarafına ödenmesini” talep ettiğini, ancak davalının kıdem tazminatını ödemediğini bildirerek kıdem tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalı işveren, davacının kendilerine ait işyerinden ayrıldıktan on gün sonra başka bir işe başlaması nedeniyle davacının iş akdinin feshinin kötü niyetli olduğundan bahisle kıdem tazminatını ödemediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının başka bir işyerinde çalışmak amacıyla işyerinden ayrıldığı davacının hakkını kötüye kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrası (5) numaralı bendi uyarınca onbeş yıl sigortalılık ve 3600 gün prim günü şartlarını sağladığı için 24.02.212 tarihli istifa dilekçesi ile işyerinden ayrılmış işyerinden ayrılmadan KPSS ye girip sınavı kazanıp mülakata çağrılmış ve başka bir işverene ait işyerinde çalışmaya başlamıştır. Davacının işyerinden ayrıldıktan sonra başka bir firmada çalışması hakkın kötüniyetli kullanılması olarak değerlendirilemez. Davacı, kanunun kendisine verdiği yasal hakkını kullanmıştır. Kanunda tanınan bu hakkın amacı, işyerinde çalışarak yıpranmış olan ve bu arada sigortalılık yılı ile prim ödeme süresine ait yükümlülükleri tamamlamış olan işçinin, emeklilik için bir yaşı beklemesine gerek olmadan iş sözleşmesini aktif sonlandırabilmesine imkan tanımaktır. Davacının, davasının kabulü ile kıdem tazminatının ödenmesine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.