Esas No
E. 2024/9383
Karar No
K. 2024/9707
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2024/9383 E.  ,  2024/9707 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1285 E., 2021/332 K.
KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2020/120 E., 2021/28 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilli tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Erdemli Maliye Hazinesinde 1994 yılı Temmuz ayından, 2002 yılının Aralık ayına kadar çalışan davacının, davalı iş yerinde sekreterlik, temizlik, evrak tensibi, evrak getir götür ve postası gibi işler yaptığını, karara çıkan dosyaların tebligatlarını kendim el yazısı ile doldurduğunu, maaşını hazine avukatları ve çalışanlar kendileri aralarında para toplayıp ödediklerini, avukatların şahsi işleri olan alışveriş, kredi kartı borçlarını yatırma, emlak borçlarını yatırma gibi işlerini de yaptığını, her gün sabah saat 08:00 ile akşam saat 17:00 arasında çalıştığını, aylık net olarak o zamanın para birimiyle 10.000.000 TL ücret aldığını, 8 yıldan fazla çalışmasına rağmen sigortasının yapılmadığından işi bıraktığını, çalıştığı süre boyunca karara çıkan dosyaların tebligatlarını kendisinin doldurduğunu, hepsinin üzerinde el yazısının olduğunu, çalıştığı dönemde Mersin Deftardarlık Muhakemat Müdürlüğünce yapılan 10.10.2001 tarihli Erdemli Hazine Avukatlığını teftişen hazırlamış oldukları raporda da "kaymakam onayı ile ücretinin hazine avukatlarınca ve personelce ödendiğini" tespit edildiğini, 1994 ile 2001 yılları arasında da başka teftiş raporları olabileceğini, Mersin Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğünce Erdemli Hazine Avukatlığında yapılan 10.10.2001 tarihli ve varsa 1994 ile 2002 yılları arasındaki diğer benzeri teftiş raporlarının istenilmesine, 10.10.2001 tarihli ve varsa benzeri teftiş raporların, davalı Kurumun kendisince tanzim edilmiş ve çalıştığını kabulü niteliğinde olması nedeniyle davanın zamanaşımını keser nitelikte olduğunu belirterek 01.07.1994 tarihi ile 15.01.2002 tarihleri arasındaki çalışmasının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davadaki sıfatının davalı değil ihbar olunan olduğunu ve bu sebeple davanın husumet yönüyle reddinin gerektiğini, açılmış olunan davanın SGK'ya yöneltilmesinde davacı tarafın hukuki bir yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta; davacının hizmet tespitini istediği sürenin 1994 yılı Temmuz ayı ile 2002 yılı Aralık ayı tarihleri arası dönemi olduğu, davayı 19.02.2020 tarihinde açtığı, Kurumdan davacının çalıştığı döneme ilişkin teftiş raporu olup olmadığı sorulmuş, Mersin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Erdemli Sosyal Güvenlik Merkezinin 09.12.2020 havale tarihli yazı cevabı ile Kurum kayıtlarında yapılan incelemede Erdemli Maliye Hazinesine ait işyeri dosyası bulunmadığından herhangi bir teftiş raporuna rastlanılmadığının bildirildiği, davacının tespitini istediği hizmet süresi ve son çalışma tarihi ile dava tarihi dikkate alındığında hak düşürücü sürenin geçtiği, dosya kapsamındaki Defterdarlık Muhakemet Müdürlüğünce yapılan teftiş raporları çalışmaların Kurumca tespit edilmesi hali olarak değerlendirilemeyeceği ve işveren tarafından ödenen ücret/maaş üzerinden sigorta primi kesintisinin yapılmamış olması, Sosyal Sigorta Yönetmeliğinde işverence Kuruma verilecek belgelerin, işe giriş bildirgesi, aylık sigorta primleri bildirgesi, dönem bordrosunun Kuruma verilmemesi birlikte değerlendirildiğinde hak düşürücü süreyi kesen halin de bulunmadığı anlaşılmakla hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı iş yerinde çalıştığının Mersin Defterdarlık Muhakemat Müdürlüğü Erdemli Hazine Avukatlığınca yapılan 10.10.2001 tarihli teftiş raporlarında ve diğer raporlarda Kurum tarafından resmi olarak tespit edildiğini, bu tespitin hak düşürücü süreyi kesen durumların başında geldiğini, davalı işverenin resmi kayıtlarında 01.07.1994-15.12.2002 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tutanak altına alındığını, bunların dikkate alınmadan eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini belirterek kararın kaldırılması talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının tespitini talep ettiği hizmet süresi bakımından yönetmelikle tespit edilen belgelerin herhangi birisinin Kuruma verilmediği gibi çalışmalarının sigorta müfettiş raporu ile de saptanmadığı, bu nedenlerle dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının Temmuz 1994-Aralık 2002 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitini istemiştir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2.506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümleridir.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.