3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/7655 E. , 2024/12100 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2018 tarihli ve 2016/35 Esas, 2018/37 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 63 ncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.10.2018 tarihli ve 2018/1175 Esas, 2018/1376 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine yönelik hüküm kurulmuştur.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiileri temyiz dilekçelerinde özetle; -Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, -Mükerrer yargılama söz konusu olduğuna, -Davaların birleşmesi gerektiğine, -Sanığın illegal hiçbir çalışmaya katılmadığına, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. Sanık ... müdafiileri temyiz dilekçelerinde özetle; -Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, -Aramada ele geçenlerin suç delili olamayacağına, -Sanığın örgüt üyesi olduğuna dair somut delil bulunmadığına, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. Sanık ... müdafiileri temyiz dilekçelerinde özetle; -Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, -Aramada ele geçenlerin suç delili olamayacağına, -Sanığın örgüt üyesi olduğuna dair somut delil bulunmadığına, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. Sanık ... müdafiileri temyiz dilekçelerinde özetle; -Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, -Ele geçen dökümanların örgütsel olmadığına, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. Sanık ... müdafi temyiz dilekçesinde özetle; -Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, -Delilsiz yargılama yapılarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna, -Örgüt üyeliğine dair kriterlerin sağlanmadığına, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir. Sanık ... müdafiileri temyiz dilekçelerinde özetle; -Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, -Beyanları hükme alınan tanık ve gizli tanıkların duruşmada dinlenmediğine, -Ele geçen dökümanların örgütsel olmadığına, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
20.07.2015 tarihinde Şanlıurfa Suruç ilçesinde meydana gelen patlama olayında 32 vatandaşımızın hayatını kaybetmesi neticesinde PKK/KCK terör örgütü güdümünde yayın yapan web sitelerinden ... isimli haber sitesinden 21.07.2015 tarihinde suruçun hesabını soracağız başlıklı haberle örgüt propagandası tehdit ve intikam içeren sözlerin sarf edildiği ve örgüt lehine faaliyette bulunan YDG-H şahıslara eylem yapmaları direnişin yükseltilmesi yönünden örgütsel talimatlar verildiği, bu talimatlar doğrultusunda çıkan eylemlerden şehitlerin oluştuğu, yine PKK/KCK terör örgütünün çeşitli propagandalarında doğu ve güneydoğu illerimizin haricinde sözde demokratik özerkliğin ilan edileceği yerler olarak ilimizde Okmeydanı, Kanarya mahallesi, Gazi mahallesi ve Gülsuyu mahallerinin belirlendiği, terör örgütü mensubu şahıslarca korsan gösteri eylemleri yapılabileceği, bu eylemler sırasında kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik İstanbul'daki birçok ilçede eylem yapılabileceği istihbarat edilmesi üzerine isimleri belirlenen sanıkların ev ve üst aramalarında örgütsel materyallerin ele geçirildiği, ele geçirilen materyallerin niteliği,sayıları ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde sanıkların üzerilerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işledikleri belirtilerek mahkumiyetlerine dair karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemekle, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1.Ayrıntıları Dairemizin 2017/1809 E ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.)
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.
28.Bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
Sözde ''İlk kurşun günü ve diriliş'' adı altında PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması olan YDG-H mensubu şahıslarca kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik 15-16.08.2015 tarihlerinde İstanbul ili genelinde eylemler yapılacağı yönünde istihbari bilgiler elde edilmesi neticesinde sanıklar hakkında soruşturma işlemlerinin başlatıldığı, yapılan ev ve üst aramalarında bir kısım evrak ve döküman ele geçirildiği anlaşılmış olmakla; elde edilen dökümanların bir kısmının örgütsel olduğu değerlendirilmiş ise de, sanıklardan elde edilen örgütsel dökümanlarda bahsi geçen eylem ve olaylara sanıkların katılıp katılmadıkları, eylemlerin ne şekilde örgütle organik bağ içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemler olduğunun somutlaştırılması gerektiği, bu haliyle sanıkların dosyaya yansıyan faaliyetlerinin örgüte sempati düzeyinde kalacağı, bu nedenle, öncelikle sanıklar hakkında önceden açılmış soruşturma veya kovuşturma dosyası bulunup bulunmadığı araştırılarak, bulunması halinde söz konusu evrakların onaylı birer suretlerinin dosya içerisine alınması, gerekirse dosyaların birleştirme yoluna gidilerek bir arada değerlendirilmesi, yine sanıklar hakkında şüpheli ifade beyanı bulunup bulunmadığının araştırılıp, bulunması halinde tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, tüm bu delillerin CMK'nun 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Ayrıca sanık ... yönünden;
İstinaf kararından sonra dosya içerisine geldiği anlaşılan ... kod Z.K. , ... kod B. B.'ın şüpheli ifade ve teşhis tutanakları ile İstanbul Cmuhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında ikametinde arama yapılan B.S. 'den ele geçen ajanda da sanık hakkında bilgilerin yer aldığı anlaşılan tutanakların CMK'nun 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulması, gerekirse tanık olarak dinlenmelerinin sağlanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.10.2018 tarihli ve 2018/1175 Esas, 2018/1376 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.