9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, 05.11.2020 tarih ve --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E.sayılı dosyası ile davalı aleyhine, ilamsız icra takibi yaptığı, davalının 17.11.2020 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, müvekkilinin farklı zamanlarda toplam 66.770EURO davalı şirkete borç verdiği, ----------- başvuru numarası ile zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş, yapılan görüşmeler neticesinde 14.01.2021 tarihinde taraflar anlaşamadıklarından ---------- tarafından aynı tarihte son tutanak ve anlaşmazlık tutanağı düzenlenerek taraflarca imza altına alındığı, 30.11.2018 tarihine kadar taraflar arasında yargılamaya sebep olacak türden bir anlaşmazlık bulunmadığı, müvekkili ve davalı şirket ortaklarından ------------ ortak ve müdür sıfatıyla yetkili bulundukları ---------- Şti'nin 30.11.2018 tarihine kadar davalı şirket ortaklık yapısında müvekkilinin 223.000 TL'ye, --------- 167.000 TL'ye ve ---------- 110.000 TL'ye isabet eden payları bulunduğu, 30.11.2018 tarihinde----------Noterliğinin---------- yevmiye numaralı limited şirket pay devri sözleşmesi ile ----------, tüm şirket paylarına isabet eden 110.000 TL değerindeki şirket paylarını müvekkiline devrettiği, bu tarih itibariyle şirketin ortaklık yapısının, müvekkilinin 333.000 TL'ye, ------------ ise 167.000 TL'ye isabet eder paylar şeklinde vukuu bulduğu, 30.11.2018 tarihinden bugüne kadar müvekkili tarafından davalı şirketin karar defterine işbu devrin gerçekleştiğinin yazılması karar defterini yedinde bulunduran diğer ortak ----------- tarafından engellemeler yapılmak suretiyle işbu devirin üçüncü kişilere tescil ve ilan olunamadığı gibi devre onay verilmesi maksadıyla genel kurul toplanmasının da önüne geçildiği, Bununla birlikte; şirketin alacak ve borçları ile ilgili müvekkilinin temasa geçtiği üçüncü kişilerden gelen talepler neticesinde oluşan borç ve alacak durumu da sırf müvekkilin işin halli ile uğraşması sebebiyle ve salt şirketin ortaklık yapısından müvekkilinin haksız ve mesnetsiz bir şekilde dışlamak amacıyla şirketin ticari defterlerinin davacı yedinde bulunduğundan işlenemediği, şirketin daha fazla zarara uğramaması maksadıyla müvekkilinin, şirket borçlarını kendi mal varlığından ödemek durumunda kaldığı, bahse konu ödemelerin banka dekontları ile sabit olmasına rağmen müteaddit defa işbu borç kayıtlarının şirket ticari defterlerine işlenmesi zarureti diğer ortaklara bildirilmesine rağmen her defasında mesnedi olmayan sebeplerle müvekkilinin taleplerinin reddedildiği ve ticari defterlerin müvekkili ile paylaşılmadığı, takip tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının euro ile açılmıs bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması neticesinde faizi ile birlikte davanın kabulüne, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, itirazında haksız olan davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili ------- Şti.’nin bir aile şirketi olduğu, Ortakları aynı zamanda kardeş olan ----------, ------------ ve davacı ... (%44.6), olduğu, Davalı --------- genel kurulu tarafından 22.07.2020 tarihinde müdürlük görevinden azledilinceye kadar davacı ...’ın, davalı --------- münferit imzasıyla temsil ettiğini, Müdürlük görevinden haklı sebeple azline kadar özellikle "müşterilerden, ----------- alacaklarının tahsili" işi ile davacı ...’ın ilgilendiği, davacı ...’ın, münferit imza yetkisini kötüye kullanarak ----------- adına müşterilerden topladığı paraları, 5 adet müşteri çekini doğrudan zimmetine geçirdiğini, ---------- sahip olduğu tüm taşınmazları da şirket genel kurulundan hiçbir izin almadan muvazaalı bir şekilde satış gösterip kendisinin tek pay sahibi olduğu dava dışı ----------- Şti.'ne devrettiği, Davacı ...'ın davalı --------- ait taşınmazları münferit imza yetkisini kötüye kullanıp dava dışı ----------- Şti.'ne devrettiğinden 2019 yılı bilançosu incelenirken tesadüfen haberdar olunduğu, bu usulsüz devirlere karşı ----------- E. sayılı dava açıldığı, Açılan davanın yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporuna göre davacı ...'ın toplam değeri 16.811.362- TL olan taşınmazları tek bir kuruş para dahi ödemeden kendisinin tek pay sahibi olduğu dava dışı --------- Şti.'ne devrettiğinin ortaya çıktığı, Davalı ---------- ait tahsilat makbuzu ile teslim aldığı çekleri kendi adına takas hesabına koyduğu bilgisine tesadüfen ulaşıldığı, davalı --------- lehtarı olduğu toplam 5 (beş) adet 1.700.000 TL değerindeki çeki yine kendi adına ciro etmek suretiyle zimmetine geçirdiği, bu usulsüz işleme karşı da ---------- E. sayı ile dava açıldığı, davacı ...’ın bu dava açıldıktan sonra bu beş çekten ikisini iade ettiği, toplamda 1.000.000 TL değerinde olan 3 çek için açılan davanın devam ettiği, Davacı ...'ın, "---------- müşterilerinden elden tahsil ettiği alacakları" da zimmetine geçirdiği, zimmetine geçirdiği bu paraların bir kısmını daha sonra davalı -------- "borç" kaydı ile havale ettiğini, davacı ...’ın davalı ---------- müdürlük görevinden azledildiği, bu haklı azil kararının iptaline ilişkin davacı ...’ın dava açtığı bu talebin reddedildiği, Davaya yanıt dilekçesinde dayanılan ve başkaca yerlerden getirtilmesi talep edilen bilgi ve belgelerin getirilmesi, müşterilerin elindeki tahsilat makbuzlarının istenmesi ve özellikle davacı ...'ın başta ---------- Bankası ---------- Şubesi, ----------- Bankası ---------- Şubesi olmak üzere hesap sahibi olduğu ------------ Bankası, ----------- Bankası, ---------- Bankası, ----------- Bankası ve --------- müzekkere yazılarak 2011-2021 dönemlerine ilişkin banka hesap hareketleri ile davacının gelir araştırması yapılarak ---------- kayıtları ve 2011 - 2021 dönemlerine ait gelir vergisi beyannameleri ile vergi kayıtlarının istenilmesine, Müzekkere yanıtlarının gelmesi ile birlikte davalı ---------- ticari defter ve kayıtları üzerinde müzekkere yanıtlarındaki banka hesap hareketleri de incelenerek dava konusu borç olduğu iddia edilen tutarların ticari kaynaklarının tespiti ile davacının davasının reddine, Takibinin kaynağı tutarların aslen davalı ---------- müşterilerinden tahsilata dayandığını bilen ve usulsüz olarak harici tahsilatlar ile davalı --------- kendi hesaplarından gönderen davacının haksız ve kötü niyetli olduğunun kabulüyle davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere % 100 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Mahkemeniz savunmamızı yerinde görmezse ferileri ve 1.000.000 TL asıl alacak bakımından takas ve mahsup istemimizin kabulü ile ----------- E. sayılı dosyanın huzurdaki dosya bakımından bekletici mesele sayılmasını, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesini özetle;
Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde beyan ettiği maddi hatanın yeni bir bilirkişi raporu alınmasını gerektirmeyecek maddi bir hata olduğunu, davacı tarafından gönderilen 66.770,00 Euroluk dekontların raporda açıkça tespit edildiğini, davacının davasını kanıtladığını, davanın kabulünü, banka dekontları ile açıkça borç gönderildiği belirli olan tutara hukuka aykırı itirazın açık kötü niyet olduğu dikkate alınarak davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini özetle; Haksız ve hukuka aykırı kanıtlanamayan davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmasını, yemin teklif etme hakkı saklı kalmak üzere davacının HMK m144 uyarınca mahkeme huzurunda dinlenilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; Dava İİK 67. Maddesi gereği itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı tarafından davalı şirkete yapılan toplam tutarı 66.770 Euro olan havalelerin davalı şirkete borç olarak havale edilip edilmediği, davalının davacıya yapılan havaleler nedeniyle 66.770 Euro borcu bulunup bulunmadığı, davalının takibe itirazının haklı olup olmadığı, itirazın iptalinin koşullarının oluşup oluşmadığının uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre, Kanunda aksine hüküm yoksa herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.
HMK’nın 190. maddesine göre de, İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İspatın hangi delillerle yapılacağı HMK’da ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. HMK’ya göre, ikibinbeşyüzlirayı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı zorunludur. HMK’ya gore, ikrar edilen olguların aksinin ispatı gerekmez. Bu nedenle, eldeki davanın çözümünde tarafların ispatla mükellef olduğu hususların ayrıntılı bir şekilde belirlenerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 555 ve devamı maddelerinde düzenlenen " havale" bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersinin (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci, bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür .Somut olayda davalı şirketin davacıya borçlanmasını gerektirecek bir durum olduğu, davalı şirketin ortakları arasında borç alma konusunda bir karar alınmadığı, davacının bu borçları gönderecek ekonomik durumunun yeterli olmadığı, davacının hesabına davalı şirketin faaliyet alanı ile ilgili havaleler geldiği anlaşılmaktadır. Davacının davalı adına kayıtlı bazı taşınmazları ortağı olduğu şirkete bedeli ödenmeden devrettiği, ---------- Esas sayılı dosyasında davacının davalı şirketin lehdarı olduğu çekleri ciro ettiği anlaşılmakla bu davanın davacı aleyhine sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının davalı şirkete gönderdiği havalelerin davalı şirkete borç amacıyla gönderilmediği anlaşılmakla davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı da şartları oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.DAVANIN REDDİNE, davalı vekilinin şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine
2.Harçlar Yasasına göre alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 6.293,07 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 5.865,47 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3.Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 88.346,15 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7.Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.18/12/2024