Esas No
E. 2024/9024
Karar No
K. 2024/9773
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2024/9024 E.  ,  2024/9773 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/338 E., 2024/100 K.
KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasında Mahkemede görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararının davalı taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesi ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarih 2017/10-1957 Esas, 2021/1066 Karar sayılı kararı ile "Direnme kararın bozulmasına dair verilen karar üzerine Mahkemece verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde 01.10.1996-01.09.2001 ve 10.07.2002-01.09.2003 tarihleri arasında garanti asgari ücret ve sefer başı prim esasına göre şoför olarak çalıştığını, sefer başına ödenen primin gidilen ülkeye göre miktarı değişen ve döviz cinsinden ödenen ücret olduğunu, bu durumda ayda en az bir sefer yapan ve sefer başına 450 Euro alan ayrıca her ay garanti asgari ücret ödenen müvekkilinin ücretinin asgari ücretin çok üzerinde olduğunu, işten çıkış tarihi itibariyle aylık brüt ücretinin 1.120TL’ye tekabül ettiğini, ancak davalı işveren tarafından prime esas kazancının az gösterildiğini, bu nedenle 2006 yılında emekli olan davacının çok düşük emekli aylığı aldığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı işveren nezdinde geçen çalışma dönemlerinde gerçek ücretinin tespiti ile Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK/Kurum) bildirilen ile aradaki farkın tespitine, prim ve ödeneklerinin gerçek ücret üzerinden hesaplanarak aradaki farkın davalı işverenden kesilerek Kuruma bildirilmesine, tüm sosyal haklarının gerçek ücretine göre belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili cevap dilekçesinde; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun (506 sayılı Kanun) 77 inci maddesinde prime esas kazanca dahil olan ve olmayan ödemelerin tahdidi olarak sayıldığını, davacının prime esas kazancının eksik bildirildiği iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, bu nedenle tutulması zorunlu olup sigortalı tarafından imzalanan ücret ödeme bordroları getirtilerek imzalı olan dönemler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının asgari ücretle çalıştığını ancak tüm yurt dışı şoförlerine olduğu gibi davacıya da yurt dışına çıktığında yol masraflarını karşılaması için yolluk verildiğini, bu miktarın ücret olarak değil yolda ve gittiği ülkede gümrük giderleri ile aracın masrafları için verildiğini, 506 sayılı Kanun’un 77 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca yollukların prime esas kazanca dahil olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 03.02.2010 tarihli ve 2007/263 E., 2010/21 K. sayılı kararı ile bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 03.10.2011 tarihli ve 2010/4199 E., 2011/12922 K. sayılı kararı ile; davalı işveren ile davalı tanıklarının, sigortalılara verilen paranın gidilen ülkeye göre harcırah olduğunu beyan etmeleri karşısında, işveren adına iş yapanlara bu işleri sırasında yapmak durumunda oldukları harcamaları karşılamak için verilen ücretlerin yolluk niteliğinde olduğu, 506 sayılı Kanun’un 77 inci maddesindeki düzenleme çerçevesinde yollukların prime esas kazanca dahil olmadığı gözetilerek sigortalıya ödenen tutarın ne kadarının yolluk, ne kadarının ücret niteliğinde olduğu araştırılarak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği; kabule göre de; ücrete ilişkin kabulün eksik araştırmaya dayandığı, tespiti istenilen sürenin öncesinde veya sonrasında yazılı delil başlangıcı sayılabilecek ödeme belgeleri ile sair bu nitelikte belge bulunmadığı takdirde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 288 inci maddesinde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delil ile ispatı gerektiği, Mahkemece bu yönde yeterli ve gerekli araştırmayla ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken sadece tanık beyanları esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin13.03.2013 tarihli ve 2011/844 E., 2013/157 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu toplanan deliller çerçevesinde davacının ücretinin bilirkişilerin tespit ettikleri 02.03.2009 tarihli rapora ekli hesap tablosundaki gibi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. C.Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 06.05.2013 tarihli ve 2013/7546 E., 2013/9317 K. sayılı kararı ile bozmaya uyulmasına rağmen bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği belirtildikten ve 506 sayılı Kanun’un 77 nci maddesindeki hükme değinildikten sonra, iddia edilen ücret miktarının Hukuk Muhakemeleri Kanunun’nun (HMK) Geçici 1 inci maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanması gereken HUMK’un 288 inci maddesinde belirtilen sınırları aşması hâlinde hukuksal geçerliliği haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticarî defter kayıtları gibi delillerle sigortalının imzasını taşıyan ücret bordroları veya hizmet sözleşmesinde yazılı olan ücretin gerçek olmadığının kanıtlanabileceği, ücretin mevcut delillerle şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesinin mümkün bulunmadığı kimi durumlarda yapılan iş, hizmet süresi ve diğer belirleyici özellikler belirtilmek suretiyle ilgili meslek örgütlerinden sorulmak suretiyle de belirlenebileceği, meslek örgütlerince bildirilen ücret miktarlarının tarafları ve mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olmadığı, diğer bilgi ve belgelerle de desteklenmeleri gerektiği, yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için HUMK’un 289 uncu maddesi gereğince tanık dinletilebileceği, tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunmakta ise yine tanık dinletilmesinin mümkün olduğu, somut olayda Mahkemece, işçilik alacakları dosyası ve tanık beyanlarından hareketle sonuca gidilmiş ise de, işveren adına iş yapanlara bu işleri sırasında yapmak durumunda oldukları harcamaları karşılamak için verilen ücretlerin yolluk niteliğinde olup, 506 sayılı Kanun’un 77 nci maddesindeki düzenleme çerçevesinde, yollukların prime esas kazanca dahil olmadığı gözetilerek, sigortalıya ödenen tutarın ne kadarının yolluk, ne kadarının ücret niteliğinde olduğu araştırılarak, ayrıca yukarıdaki esaslar dahilinde deliller celp edilip, değerlendirildikten sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek karar yeniden bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2015 tarihli ve 2013/474 E., 2015/331 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, davalı şirkete yazılan müzekkereye verilen cevapta davacıya yabancı para cinsinden yapılan yolluk ödemesinin gittiği ülkede ve sefer sırasında yolda yapacağı harcamalara ilişkin olduğu, ücret olarak ödenmediğinin ve şoförlere yapılan ödemelere ilişkin şirkette belge bulunmadığının bildirildiği, bu nedenle davacıya yapılan ödemelerin ne kadarının yolluk, ne kadarının ücret olduğu konusunda belgelere dayalı bir tespit yapılamadığı, işçilik alacaklarına ilişkin İzmir 10. İş Mahkemesinin 2007/614 E., 2008/161 K. sayılı kararı ile hüküm altına alınan alacakların İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2008/6569 E. sayılı takip dosyası ile icraya konulması üzerine tamamının ödendiği, bu nedenle davacının ücretinin yapılan yargılama ve toplanan delillere göre 02.03.2009 tarihli rapor ve ekindeki hesap tablosunda belirtildiği gibi olduğunun tespiti gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

E. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 18.01.2016 tarihli ve 2015/17349 E., 2016/24 K. sayılı kararı ile mahkemece, ihtilaf konusu dönemde prime esas kazancın tespitinde işçilik alacakları dosyası ve tanık beyanlarından hareketle sonuca gidilmiş ise de, hizmet akdinin işçilik alacaklarına dair kararın kesinleşmesinden önce sona ermiş olması karşısında, işçilik alacakları dosyasında hüküm altına alınan tutarların ödeme yapılması şartı ile yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerektiğinin nazara alınmaması, çalışmaların geçtiği son ay haricindeki prime esas kazanç tutarları yönünden, yukarıda açıklanan ispat kuralları çerçevesinde araştırma yapılarak, yazılı delille ispat sınırını aşan tutarlar yönünden, yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilebilecek belgelerin bulunmaması halinde tanıkla ispatının mümkün olmadığı, meslek örgütlerince bildirilen ücret tutarlarının hükme esas alınmayacağı gözetilmeksizin, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir gerekçesi ile karar bozulmuştur.

F. Direnme Kararı

İlk Derece Mahkemesinin 31.10.2016 tarihli ve 2016/480 E., 2016/574 K. sayılı kararı ile kullanılan “yolluk” veya “harcırah” ifadelerine bakılmaksızın yapılan ödemenin gerçek amaç ve niteliği esas alındığında sefer başına yapılan ödemenin asgari ücrete eklenecek ve asgari ücreti tamamlayacak bir götürü ücret niteliği taşıdığının kuşkusuz olduğu, esasen yurt dışı seferlerini de kapsayacak şekilde tır şoförlüğü yapan bir kimsenin asgari ücretle çalıştığına ilişkin kabulün hayatın olağana akışına aykırı olduğu, bu nedenle asgari ücret niteliğindeki ödemenin garanti ücret; yolluk veya harcırah adı altında yapılan ödemenin ise ücretin içinde dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle önceki hükümde direnilmiştir.

G. YARGITAY HUKUK GENEL KURUL KARARI

1.İlk Derece MAhkemesince verilen direnme kararı davalılar Sosyal Güvenlik Kurumu ve Ege Tır Transport ve Ticaret A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

2.Hukuk Genel Kurulunca davalılar Sosyal Güvenlik Kurumu ve Ege Tır Transport ve Ticaret A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429 uncu maddesi gereğince bozulmasına, karar verilmiştir.

H. İlk Derece Mahkemesi son kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile davacı ... TC kimlik nolu ...’un davalı Kurumda ... sicil numaralı dosyada işlem gören davalı işveren Ege Tır Transport ve Tic. A.Ş. işyerinde kesinleşen işçilik alacağı davasında hükmolunan 428,40.-TL yıllık izin ücretinin akdin feshedildiği son ayın prime esas kazancına dahil edilerek 2003/09 uncu ay prime esas kazancının 443,67.-TL olarak tespit edilmesinin uygun olacağı, dava dosyasında başkaca bir yazılı delil bulunmadığından davacının 01.10.1996- 01.09.2001 ile 10.07.2002- 01.08.2003 tarihleri arasında geçen sürede gerçek ücretinin tespit edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı ...'un davalı Kurumda ... sicil numaralı dosyada işlem gören davalı iş yerinde 2003-09 ay prime esas kazancının 443,67 TL olarak tespit edilmesine, tespit edilen ücret üzerinden kurum nezdindeki işlemlerin yapılmasına, 01.10.1996 -01.09.2001 ile 10.07.2002-01.08.2003 tarihleri arasına ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; kesinleşen işçilik alacağı davasındaki hükmün esas alınması gerektiğini, emsal nitelikteki kesinleşen mahkeme kararlarında da bu şekilde verilen kararların onandığını, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir. Davalı Kurum vekili; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır ve kararın bozulması gerekir. Davalı Şirket vekili; işçilik alacakları davasında verilen karar ile tespit edilen ücretin son aya mal edilemeyeceğini, tanık ile ıspatın mümkün olmadığı belirterek davanın tümden reddi gerektiğini ve bu nedenle bozulması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanun'un 77 nci, 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi hükümleridir.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz eden taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog