Esas No
E. 2013/7059
Karar No
K. 2013/4270
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2013/7059 E.  ,  2013/4270 K.

"İçtihat Metni"

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, toplu İş sözleşmesinden kaynaklanan ücret kesintisi ve zamdan kaynaklanan ücret farkı, vardiya tazminatı, ulusal bayram genel tatil ve fazla çalışma ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama sonunda dava gerekçe gösterilmeden kısmen kabul edilmiştir. Kararı davalılardan EÜAŞ temyiz etmiştir. Mahkemece daha önce verilen karar 9.Hukuk Dairesi tarafından 16.07.2012 tarihinde; “Somut olayda, davacının birden fazla talebi olduğu halde hüküm “Davanın kısmen kabulüne” şeklinde açıklanmıştır. Bu şekilde kurulan ve açıklanan hükümde taraflara yüklenen hak ve borçların açık ve şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde belirtilmediği ortadadır. Açıklanan hüküm sonucunda davacının hangi taleplerinin reddedildiği, yargılama giderlerinin (masraf ve vekalet ücretleri) ne şekilde hüküm altına alındığı, kanun yoluna başvurma süresinin ne kadar olduğu Yasanın emredici hükmüne rağmen açıkça belirtilmemiştir. 6100 sayılı HMK.nun 298/2. maddesine göre “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” Yukarıda belirtildiği üzere duruşmada açıklanan hüküm sonucu ile gerekçeli kararın hüküm sonucunun da aynı olduğu söylenemez. ../.. 2013/7059-2013/4270 S.2 Bu nedenlerle 6100 sayılı yasanın 297, 298/2 ve 321. maddelerinde belirtilen zorunlu unsurların hiç birisini taşımadığı anlaşılan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkeme, bozma kararına uymasına rağmen delilleri tartışmadan, hiçbir gerekçe göstermeden davacının alacaklarının kısmen kabulüne karar vermiştir. Mahkemece gerekçe olarak Dairenin bozma kararında bahsederek gerekçe olarak sadece "Mahkememizce bozma ilamı yerinde görülerek uyulmasına karar verilmiş, akabinde, aşağıda belirtildiği şekilde karar verilmiştir.” şeklinde hiçbir gerekçe içermeyen hüküm oluşturulmuştur. Anayasanın 141 inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bu nedenle bozma kararından sonrada Mahkemece HMK.nun 297. maddesinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının gerekçesinde; Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri hükmün sonuç kısmında da gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulunun 2007/14-778 E, 2007/611 K, sayılı kararı)

Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri gerekçeli kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak ../.. 2013/7059-2013/4270 S.3 bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.

Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları net bir şekilde ortaya konulup, hangisinin hangi sebeple, hangi deliller nedeniyle üstün tutulduğunun karar gerekçesinde açıklanarak sonuca gidilmesi gerekirken yukarıda açıklanan Anayasal ve yasal düzenlemelere aykırı biçimde gerekçesiz bir şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı EÜAŞ vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı EÜAŞ'ne iadesine 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.