7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2013/2944 E. , 2013/8738 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalı işverenin kendisini işyerinde teknolojik yatırım yaptıkları ve istihdam fazlalığı oluştuğundan bahisle iş akdinin feshedildiğini, yapılan feshin haksız olduğunu bu nedenle işe iadesine karar verilmesini ve iş güvencesinden doğan alacak ve tazminatlarının ödetilmesini istemiştir. Davalı, yapılan teknolojik yatırımlar nedeniyle bazı bölümlerin kapatılıp bazı bölümlerin işinin azaldığını ve davacının emeklilik hakkının bulunduğunu bu nedenle iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın Yargıtay 9 Hukuk Dairesinin 2010/10268 Esas ve 2010/31839 Karar nolu ilamı ile bozulması sonrasında bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, fesih tarihi itibari itibari ile davacının (15.09.2004 tarihinde) emeklilik hakkını kazandığı, davacının ayrılmasının yürütmekte olduğu proje ve işlerde aksama yapabilecek nitelikte olmadığı veya davacının temininde güçlük çekilen personelden olmadığı, davacının hizmetlerinin devamında yarar görülen personelden olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı, emeklilik uygulamasına ilişkin personel yönetmeliğinin çalışan herkese objektif olarak uygulandığı bunun aksinin ispatlanamadığının kabulü ile davacının işe iade talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı işveren, fesih gerekçesi olarak teknolojik yatırımlar yaptığı, bu nedenle işgücü fazlalığının meydana geldiği ve davacının istihdamına ihtiyaç kalmadığını ve davacının emeklilik şartlarını taşıdığını belirtmiştir. Yargıtay 9 Hukuk Dairesinin 2010/10268 Esas ve 2010/31839 Karar sayılı bozma kararı gerekçesinde “Dosya içeriğine göre, davacı istihdam fazlalığı nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini iddia etmiştir. Davalı özelleştirme sonucunda aldıkları işyerinde büyük teknolojik yatırım yaptıklarını, yeni teknoloji ile üretime başlandıktan sonra misyonunu tamamlayan bazı çalışanlar olduğunu ayrıca ekonomik krizin de bazı tedbirler alınmasını zorunlu kıldığını, bazı bölümlerin kapatılıp bazı bölümlerde işin yavaşlatılması nedeniyle istihdam fazlalığı oluştuğundan ve emekliliğini haketmesi ve yaş durumu da dikkate alınarak iş sözleşmesinin feshedildiğini savunmuştur.
Davalının savunması ve yukarıdaki ilkeler doğrultusunda davalı işyerinde teknolojik yatırım yapılıp yapılmadığı, bu nedenle istihdam fazlası oluşup oluşmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmemesi hatalıdır. Ayrıca davalı işletmede emeklilikle ilgili işletmesel karar olup olmadığı ve bunun çalışan herkese objektif olarak uygulanıp uygulanmadığının da araştırılması gerekmektedir. Bu hususlar kesin olarak açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır” denilmiştir. Bozma ilamına uyan mahkemenin, mahallinde keşif yaparak bozma gerekçesinde belirtilen hususlara tek tek saptaması gerekirken, başka bir dosyada yapılan keşfin raporunun getirtilmesi ile yetinildiği, ne var ki emsal olarak alınan bilirkişi raporunun, her ne kadar olayla ilgili genel belirlemeler yapsa da, birebir ilgili dava yönünden verilmiş bir rapor olduğu ve bu davayı aydınlatmada yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece mahallinde bizzat uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılarak, bozma ilamının gereğinin tam olarak yerine getirilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.